Dünyada Tarım Arazilerinin Genel Durumu

 Dünya yüzeyinin yaklaşık 13 milyar hektarı karalarla kaplı olup,  bunun yüzde 37’sine tekabül eden yaklaşık 5 milyar hektarını tarım  arazileri oluşturmaktadır. Söz konusu tarım arazisi varlığının kullanım  şekline göre  dağılımına bakıldığında; yaklaşık 1,5 milyar hektar  alanda tarla bitkileri yetiştiriciliğinin yapıldığı, yine 1,5 milyar hektarda  çok yıllık bitkilerin dikili bulunduğu görülmektedir. Geriye kalan 2  milyar hektar alan ise çayır ve mera  şeklinde değerlendirilmektedir.  Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (Food and Agricultural  Organization of the United Nations-FAO)’nün “World Agriculture: Towards 2010” çalışmasında, yukarı- da belirtilen arazilerin  yanı sıra, önümüzdeki süreçte tarım alanlarının artırılmasına imkan tanıyacak 1,8 milyar hektar potansiyel arazinin bulunduğu belirtilmektedir. Söz konusu çalışmada ifade edildiği üzere, ileride tarımsal amaçlı  kullanılabilecek bu araziler, özellikle Afrika’nın Aşağı Sahra bölümü ile Güney Amerika’da yoğunlaşmaktadır. Belirtilen alanlar dışında kalan coğrafyalarda tarım arazilerinin genişletilmesi olanağı incelendiğinde ise, bunun  çok sınırlı olduğu, hatta Türkiye gibi birçok ülkede tarım arazilerinin artık son sınırına ulaştığı görülmektedir.

 Buna karşın, dünya genelinde her yıl önemli miktarda tarım arazisinin erozyon, tuzlanma ve yoğun kullanımın yanı sıra diğer sektörlerin kullanımına tahsis edilmesi gibi nedenlerle tarım dışına çıktığı bilinmektedir.  Uluslararası Toprak Referans ve Enformasyon Merkezi (International Soil Reference and Information Centre-ISRIC)’nce yürütülen GLASOD Projesi çerçevesinde yeryüzü karasal alanlarının yüzde 15’inin insan aktiviteleri  sonucu çeşitli düzeylerde bozuluma maruz kaldığı saptanmıştır. Ayrıca, bozulan bu alanların yüzde 55,7’sinde su erozyonunun, yüzde 27,6’sında rüzgar erozyonunun, yüzde 12,5’inde kimyasal değişimlerin (besin kaybı, tuzlanma, kirlenme, asitlenme vb) ve yüzde 4,2’sinde su baskını, sıkışma, çökme gibi fiziksel değişmelerin etkili olduğu tespit edilmiştir. Bahse konu GLASOD Projesi’nin sonuçlarından elde edilen bilgiler ışığında, toprak kaynaklarını tehdit eden en önemli faktörlerden birisi olan erozyon nedeniyle dünya genelinde yılda yaklaşık 24 milyar ton toprağın yerinden taşındığı anlaşılmaktadır.

Kurak ve yarı kurak bölgeler dünyadaki toplam kara alanının yaklaşık yüzde 46’sını kaplamaktadır. Bu bölgelerde bulunan sulanan alanların yaklaşık yüzde 50’sinde değişik düzeylerde tuzluluk sorunu yaşanmaktadır. Hem Türkiye’deki hem de dünyadaki toplam sulu tarım alanlarının yüzde 20’si fazla sulamadan ötürü aşırı tuzlanmaya maruz kalmıştır. Dünya genelinde ise 954 milyon hektar alan tuzdan etkilenmiş olup, bu rakam her geçen gün giderek artmaktadır. Bu tür sorunlu araziler, Avrupa’da 50,8 milyon hektar, Asya Kıtası’nda 320 milyon hektar, Türkiye’de ise yaşlık sorunu olan alanlarla beraber 4,2 milyon hektar alanı kaplamaktadır. Bununla birlikte, dünyada her yıl 1,5 milyon hektar sulanabilir arazi tuzlanmadan etkilenmektedir.

Türkiye de İşletme Büyüklüğüne Göre Arazi Kullanımı İncelendiğinde ; 

En Fazla Ekili Alan;                                   

500 – 999 da büyüklüğündeki  İşletmelerde  % 76,0  Oranında Ekili Alan bulunmaktadır.

 En Fazla Sebze Bahçesi Alan;

 0 – 5 da büyüklüğündeki  işletmelerde  % 11,2  Oranında Sebze Bahçesi bulunmaktadır.

En fazla Meyve Bahçesi  Alan;

5 – 9 da büyüklüğündeki  işletmelerde  % 49,7  Oranında Meyve Bahçesi bulunmaktadır.