VİŞNE YETİŞTİRİCİLİĞİ

Anadolu birçok meyve türünde olduğu gibi vişnenin de anavatanı sınırları içerisinde yer almaktadır. Ülkemizde hemen her bölgede vişne yetiştiricili­ği yapılmaktadır. Vişnenin ekonomik ömrü 15-20 yıldır. Vişne ağaçları 8-10 m’ye kadar boylanabilir. Taç şekilleri yuvarlak ve küçüktür. Çalımsı görünüş­lüdür. Dört yaşındayken meyve vermeye başlar ve 40-50 yıl yaşar.

Tanımı ve Önemi

Vişne gülgiller familyasındandır. Meyveleri ekşimsidir. İstanbul ile Hazar Denizi arasında uzanan Kuzey Anadolu Dağları vişnenin anavatanı olarak bilinmektedir. Vişnenin botanikteki Latince adı Prunus cerasus, bugünkü Giresun’un eski adı olan Kerasus’dan gelmektedir.

Döllenme biyolojisi:

Vişne ağaçları çoğunlukla kendine verimlidir. Yani herhangi bir dölleyici çe­şide gerek olmaksızın kendini dölleyebilmektedir.Çiçeklenme zamanları denk gelirse vişneler kirazları da dölleyebilir. Vişne meyvesi sofralıktan çok meyve suyu, şurubu, reçeli, marmelâdı, komposto­su, pastası ve tatlıları yapılarak tüketilir. Ayrıca kurutularak da yenir ve dış ülkelere özellikle dondurulmuş hâlde ihraç edilmektedir.

Genel istekleri

İklim istekleri:

Ilıman iklim kuşağının meyvesidir. Yazları nispeten serin geçen ve oransal nemi yüksek olan yerlerde en kaliteli meyveleri verirler. Yüksek yaz sıcakla­rından hoşlanmadığı gibi düşük kış soğuklarından da zarar görür. Aşırı yaz sıcakları genel anlamda bitki gelişimini yavaşlatır.Su sıkıntısı olan yerlerde meyve kalitesini düşürür. Bazı çeşitlerde çift pistil (ikiz meyve) oluşumunu artırarak pazar değerini düşürür.Don derinliğinin fazla işlediği topraklarda doğrudan köklerin donması, dal birleşme noktalarına zararlanma, çiçek gözleri veya çiçeklerin donması, göv­de yanma ve yarılmaları belli başlı iklim zararlanmalarıdır. Çiçek tomurcuk­ları -2, -4ºC’ye kadar dayanabildikleri hâlde açmış çiçekler -2ºC’de donarlar. Odunsu kısımları ise –40ºC’ye kadar dayanabilmektedir. İlkbaharda çiçeklenmeleri biraz geç olduğu için ilkbahar geç donlarından zarar görme ihtimali düşüktür. Bahçelerde bu risk otomatik olarak çalışan rüzgâr pervaneleri, sisleyici ve dumanlayıcılarla kontrol edilir. Genellikle çiçeklenme dönemindeki don ola­yı açık ve rüzgârsız gecelerde olacağı için bazı korunma tedbirleri uygulana­bilir. Ancak ısrarlı ve devam eden donlarla baş etmek neredeyse imkânsızdır. Kış mevsimi içerisinde -20 ºC’, kışın hemen başı ile sonuna doğru ise -15ºC’ tehlikelidir. Bu derecelerin altındaki soğuklar ağaçlara da zarar verir. Tomurcuk patlamasından sonraki dönemlerde -5 ºC’’nin iki saat sürmesi bü­tün çeşitlere ekonomik olarak zarar verir. Teorik olarak 400 mm’den daha fazla yağış alan yerlerde vişne yetiştiriciliği yapılabilir. Vişne yetiştiriciliğinde yağışın toplam miktarından ziyade dağılı­mı önemlidir. Yağışın dağılımı da güvenilir değildir. Bu yüzden kaliteli vişne üretimi için sulama gereklidir. Çünkü kalite unsurlarının geliştiği dönem, ülkemiz gene­linde yağışsız bir dönemdir.

Vişneler, çiçeklenme ve meyve gelişme devresinde yüksek nemli koşullar­dan zarar görür. Çiçeklenme süresince yağan yağmurlar meyve tutumunu azaltır. Meyve olgunlaşmasından hemen önce ve olgunlaşma sırasında ya­ğan yağmurlar, meyve çatlamasına neden olabilir. Bunun sonucunda da meyvenin çatlayan kısmında mantari hastalıklar gelişir. Hasada yakın veya hasat esnasında olan yağışlar ise hem yağmur çatlamala­rına yol açar hem de ürün kalitesini etkiler. Pek nadir olmakla beraber aşırı kurak giden kışlarda da vişneler rahatsız olur. Kış yağışları ürün kalitesine etki etmeseler de genel ağaç sağlığı bakımından önem taşır.

Toprak istekleri:

Vişneler toprak açısından oldukça toleranslıdır. Kuru, kumlu veya kireçli top­raklarda yetiştirilebilir. Özellikle idris anacının kullanıldığı yerlerde vişnele­rin kuraklığa karşı dayanımları artar. İyi drene edilmiş derin, verimli, hava­landırmaya uygun organik madde yönünden zengin ve yaz ayları süresince düzenli olarak sulanabilen topraklar, vişne yetiştiriciliğine çok uygundur. Böyle topraklarda ağaçlar zamklanmaz ve sağlıklı olur. Meyveler kaliteli ve iri olur. Kumlu topraklar besin maddelerince fakir olduğundan ve su tutmadığın­dan, ağır topraklar da geçirgen olmadığından ve havaca fakir olduğundan iyi değildir. Tınlı topraklarda toprak derinliği bir metreden fazla olmalıdır. Toprağın geçirgenliği iyi değilse bazı önlemlerle düzeltilmeye çalışılmalıdır. Eğer bu mümkün değilse buraya vişne bahçesi kurulmamalıdır. Çünkü viş­ne ağaçlarının kökleri uzun süre su içinde kalmaya toleranslı değildir.

Taban suyu seviyesinin geçici olarak yükselmesi köklerde zarar meydana getirebildiği gibi taban suyu seviyesinin altında kalan kökler de ölebilir. Bu durum ağaçların yüzeysel köklü olmasına neden olur. Bu gibi durumlarda ise ağacın kuraklık ve dondan zarar görme riski de artmış olur. Böyle top­raklarda meyve küçük kalır, meyve dalları seyrek olur, meyvenin yenen kıs­mı (meyve eti) azalır. Ağır topraklarda, kökler havalanmaz ağaç zayıf gelişir, meyve dalları seyrek olur ayrıca zamklanma olur.

Yer ve yöney:

Genelde küçük çiftçilerin arazi varlığı az ve sabit olduğu için yer ve yöney seçimi şansları yoktur. Ancak yeni ve düzenli bir vişne bahçesi tesis edecek yatırımcılar yer seçerken şu hususlara dikkat etmelidir. Donlardan arî ve kuzey rüzgârlarına açık olmayan yerler vişne yetiştiricili­ği için uygundur. Vişneler rakımı yüksek yerleri ister. Yüksek yerlerde doğal drenaj durumu bulunmakta, iyi bir hava akımı olmakta, ilkbahar geç donları riski azalmakta ve mantari hastalıkların yayılma riski azalmaktadır.

Kış donlarının olduğu yerlerde hâkim rüzgârlardan korunmuş meyilli yerle­rin seçilmesi gerekir. Güneye meyilli yerler ilkbaharda tomurcuk gelişimini hızlandırırken, kuzeye meyilli yerler geciktirir. Özetle; vişneler tabii drenajı iyi, geç ilkbahar donu riski olmayan kuzey rüzgârlarına kapalı, yüksek rakım­lı yerlerden hoşlanır.

Bahçe Tesisi

Vişne bahçesi kurarken öncelikle bahçe toprağı analiz ettirilerek uygun olup olmadığı belirlenmelidir. Eğer toprak uygun ise yer ve yöney olarak doğal drenajı iyi donlardan arî ve kuzey rüzgârlarına kapalı olan yerler tercih edil­melidir.

Bahçe tesisi için yer tespitini yaptıktan sonra toprak yapısına ve iklim koşul­larına uygun anaç ve çeşit seçilmelidir. Anaç seçimi yapılırken toprağın fizik­sel ve kimyasal yapısına uygun olmayan bir anacın seçilmesi, ileride birçok sorunların yaşanmasına ve hatta ağaçların ölümüne neden olabilir. Bundan dolayı bahçe toprağının mutlaka fiziksel ve kimyasal analizi yapılmalıdır. Buna göre uygun anaç belirlenmeli ve bu anaca aşılı fidanlar dikilmelidir. Ör­neğin kurak ve kireçli topraklarda idris anacı tercih edilmelidir. Verimli,derin, rutubetli ve drenajı iyi yapılmış taban arazilerde yabani kiraz kullanılmalıdır.Vişne çeşidini de belirlerken vişnenin daha çok meyve suyu ve konserve sa­nayinde değerlendirildiği dikkate alınmalıdır. Bunun içinde Morello grubu koyu renkli çeşitler tercih edilir. Kütahya, Katırlı, Macar yerli vişne çeşitleri bu bakımdan uygundur. Vişnelerde çeşitlerin bazıları kendine verimli ise de dölleyici çeşit kullanılırsa meyve tutumu daha da artar. Karşılıklı olarak birbi­rini döllemek üzere seçilen çeşitlerin çiçek açma zamanları mutlaka birbiriy­le uyuşmalıdır.Kullanılacak vişne çeşidinin seçimi yapıldıktan sonra ikinci aşamada bahçe yerinin hazırlanması gelir.

Vişne bahçesi kurulacak arazide daha önce çok yıllık bitkiler yetiştirilmişse bunların kökleri ve parçaları araziden iyice temizlenmelidir. Temizleme işle­minden sonra arazinin düzlenmesi yapılmalı, eğer ihtiyaç var ise toprak, su muhafaza ve drenaj önlemleri alınmalıdır. Dikimden önceki yaz ve sonbahar aylarında bahçe arazisi dikim için hazır­lanır. Toprak önce derin olarak sürülür. Gerek görülürse ikinci defa sürüm yapılır. Dikimden önce, sonbaharda bir toprak analizi yaptırılması ve eksik görülen besin elementlerinin karşılanması için bir temel gübrelemenin yapılması önerilir. Gübrelemeden sonra verilen gübrelerin toprağa gömülmesi için toprağın yeniden sürülmesi ve diskaro veya tırmıkla toprak yüzeyinin düz­lenmesi gerekir. Bahçe yerinin hazırlanmasının ardından fidanların dikimine geçilir. Kültürel işlemlerin kolay ve rahat yapılabilmesi, ağaçların güneş ve topraktan eşit yararlanması amacıyla ağaçlar belli bir düzende dikilir. Arazinin şekli, eldeki alet-ekipman, toprağın yapısı, ara tarımına ihtiyaç olup olmadığı gibi husus­lar göz önünde bulundurulur. Buna göre dikdörtgen, kare, satranç, üçgen dikim şekillerinden birisine karar verilir. Kare veya dikdörtgen şekiller kolay planlanır ve kültürel uygulamalarda daha az sorun yaratır. Dikim aralıkları kullanılan anaca, toprağın kuvvetine, çeşidin büyüme kuvvetine ve yetiştir­me sistemine göre değişir. Vişne fidanlarının dikim aralıkları 4-6 metredir. Vişne bahçeleri genellikle bir yaşındaki aşılı fidanlarla kurulur. Fidanın yaşı ve gelişme kuvveti arttıkça, dikimden sonra tutma oranı azalır. Bazı yerler­de araziye önce anaçlar dikilir. Bu anaçlar aşılanacak büyüklüğe erişinceye kadar büyütülür. Aşılanacak büyüklüğe (gövde çapı 1-3 cm) ulaşan anaçlar, yetiştirilecek çeşitlerle aşılanır. Vişne fidanları, kış mevsimi nispeten ılık geçen ve fazla yağışlı olmayan böl­gelerde, aralık ayı sonundan itibaren bütün kış dinlenme mevsimi boyunca dikilebilir.

Arazi üzerinde önce yerleşim düzenine göre fidanların yerleri işaretlenir. Her fidanın dikileceği yerde 50-60 cm genişlikte ve 60 cm derinlikte çukur­lar açılır. Fidanın kök kısmında yaralı, fazla uzamış, kurumuş kısımlar kesilir. Fidanın toprak üstünde kalan kısmında da fidana verilecek taç şekline uy­gun budama yapılır. Fidan, kök boğazı kısmı toprak seviyesinin 7-8 cm kadar toprak üzerinde kalacak şekilde dikilir. Zamanla çukura doldurulan toprak oturur. Böylece fidanın kök boğazı, toprak seviyesine iner. Kök boğazı toprak altında kalacak şekilde derin dikim yapılmamalıdır. Derin dikilen fi­danlarda, gelişme geriliği ve ileriki yıllarda kök boğazı çürüklüğü gibi ne­denlerle kurumalar görülür. Yeni dikilen fidanın rüzgârdan etkilenmemesi için her fidanın yanına bir herek çakılır ve fidan bu hereğe bağlanır. Dikim­den sonra fidanlar hemen sulanır. Dikim sırasında toprak tavında olmalıdır.Besin maddelerince fakir topraklarda fidan çukurlarından çıkarılan toprağa 1/3 oranında olgunlaşmış, yanmış koyun veya keçi gübresi karıştırılır. Fidan çukuru bu karışımla doldurulur. Dikim sırasında farklı çeşitlere ait fidanlar en iyi tozlanma ve döllenmeyi sağ­layacak bir düzen içerisinde bahçeye yerleştirilir.

KÜLTÜREL İŞLEMLER

Sulama

Su canlıların en önemli besin maddelerinden biridir. Ağaçların sağlıklı ge­lişmesi, yeterli ve kaliteli meyve vermeleri için su ihtiyaçlarının karşılanması gerekir.Ağaçların hem vegetatif (sürgün, dal, yaprak ve kök gelişmesi) hem de ge­neratif gelişmesi (çiçek tomurcuğu ve meyve gelişmesi) üzerine etki yapar. Meyvelerin daha renkli ve kaliteli olmasını sağlar. Ağaçların gereksinim duy­duğu su, yağışlarla karşılanamadığı zaman sulama ile ağaçlara verilir.Vişne ağaçları, meyvelerini erken dönemde olgunlaştırdıkları için diğer yaprağını döken meyve ağaçlarına göre daha az su ile yetişebilir. Kurak top­raklarda hem ağaçların hem de meyvelerin gelişmesi ve çeşide özgü iriliğe ulaşması için mutlaka sulama yapılması gerekir.Yetişkin ağaçlarda kök boğazı çevresi sulanmamalıdır. Sulama düzeni oluş­tururken bitki gövdesinden 2-3 m dışarıda setler yapılır. Bu setlerin içi değil dışına su verilmelidir.Çünkü suyu alabileceği kök bölgesi o kısımdadır. Bu sulama sistemi ile kök dağılımı teşvik edilmiş olacaktır. Ağır topraklarda su miktarı az ve sulama ara­lıkları daha uzun olmalıdır.

Bir büyüme mevsimi boyunca yapılması gereken sulama sayısı toprağın ya­pısına, derinliğine, transpirasyonun ve evaporasyonun şiddetine, yıllık yağış miktarına, bu yağışın yıl içerisindeki dağılışına ve ağaçların yaşına göre de­ğişir. Meyvelerin olgunlaşmasında birkaç gün önce yapılan sulamalar, mey­velerin irileşmesini sağlar. Hasat öncesi ve hasat sırasında aşırı sulamalardan kaçınılmalıdır. Aksi hâlde, bazı meyvelerde çat­lamalar meydana gelir. Hasat öncesi ve hasat sırasında toprağın yapısına bağlı olarak 2 - 3 sulama yapılması meyvelerde kaliteyi yükseltir. Hasattan sonra vişne için uygun topraklarda, yılın yağış durumuna göre genellikle ekim ayına kadar olan devrede, 4-6 sulama yeterli olabilir. Yeterli sulama yapılmazsa yapraklar erken dökülür. Sulama, su kaynağının zenginliğine, yetiştiricinin mali gücüne göre; karık, çanak, yağmurlama veya damla şekillerinden biri ile yapılır.

Gübreleme

Vişne bahçeleri tesis edilirken yapılması gereken en önemli faktörlerden biriside gübrelemedir. Gübreleme toprakta eksikliği tahlillerle bilinen bitki besin elementlerinin takviyesidir. Ağaçların vegetatif gelişmesi ve meyve vermesi için topraktan aldıkları besin maddelerinin toprağa geri verilmesi gerekir. Verilecek gübre miktarına etki eden önemli faktörleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Toprağın yapısı
  • Ağaçların yaşı
  • Sulama miktarı ve sulama şekli
  • Bitkilerin verim miktarı
  • Anacın cinsi
  • Bitkilerin genel gelişme ve kondisyonları
  • Ahır gübresi verilip verilmediği
  • Pazarın istekleri

 

Yapılan çalışmalar, azotun çok istenen bir gübre olduğunu ortaya koymuş­tur. Alınan sonuçlara göre azot sürgün büyümesini teşvik etmekte, erken yaprak dökümünü önlemekte ve verimi arttırmaktadır. Vişne bahçeleri için yılda 1-4 yaş arasındaki fidanların bulunduğu bahçenin dekarına 2.4 kg; 4-8 yaş arasındaki ağaçlara dekar başına 4.8 kg saf azot gübresi önerilir. Verim çağındaki bahçelerde alınan her ton meyve için 14 kg amonyum sül­fat verilmesi uygun görülmektedir. Süzek topraklarda bu gübrenin 3/2’si vejetasyon faaliyetlerinden önce, geriye kalanı meyve tutum zamanı ile ha­sattan sonra verilmelidir. Fosfor, özellikle genç ağaçlar için gereklidir. Bunlar da kök teşekkülünü teş­vik eder.Azotla gübreleme artınca yapraklarda fosfor azalır. O zaman fosforla gübre­lemek gerekir.Toprak tipine göre dekara 30-40 kg süper fosfat veya her ton meyve için 3 kg fosfor (saf hâlde) verilmelidir. Bu gübre aralık ve ocak aylarında verilir. Ayrıca sonbaharda çiftlik gübresi ile birlikte de verilebilir.

Potasyum da vişne tarafından fazla istenen bir gübredir. Azotla gübreleme artınca, yapraklarda potasyum miktarı da artar. Büyüme mevsimi sonunda yapraklardaki potasyum dallara taşınmaz. Bu durum ilkbaharda potasyum noksanlığı belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu nedenle yılda de­kara 10-20 kg potasyum sülfat veya her ton meyve için bu gübreden 10 kg önerilir. Potaslı gübreler vejetasyon öncesi ocak veya şubat aylarında verilir. Magnezyum vişne ağaçlarında dal uzunluğunu, çiçek tomurcuğu sayısını ve verimi arttırtır. Yaprak gübresi olarak verilebilir. Gübrelemede % 2-3’lük magnezyum sülfat kullanılır. Asitli topraklarda kireçle gübreleme zorunludur. Kireç kademeli olarak ve­rilmelidir. Her ton meyve için 9.9 kg kireç uygundur. Tomurcukların kabarması ile çiçeklenme arasındaki dönemde bor elemen­tine olan ihtiyaç artar. Ayrıca azotla gübreleme, yapraklardaki bor miktarını azaltır. Azotla iyi gübrelenmiş vişne ağaçlarında yapraklara bor püskürtül­mesi, yaprakların bor düzeyini arttırır. Bor, çiçek tozlarının çimlenmesini art­tırıcı etkiye sahiptir. Vişne ağaçlarında çinko noksanlığına da sık rastlanır. Çinko noksanlığında, yapraklar küçük kalır ve rozetleşir. Bu belirtiler bir veya iki dalda görülür. Ağacın tamamında görülmez.

Budama ve Destek Sağlama

Vişne meyve türleri içerisinden az budama isteyen ağaçlardandır. Genç viş­ne ağaçları başlangıçta dikine büyür. Daha sonra ağacın tacı yayvanlaşır. Bunlara değişik doruk dallı veya daha çok goble şekli verilir.Dikimden sonraki birkaç yıl içerisinde ana dallar iyice teşkil ettikten sonra her yıl yapılacak olan budamalar kuruyan, birbirine çapraz büyüyerek tacın içini sıklaştıran, çok zayıf büyüyen ana dallarla rekabete girecek olan obur dalların, kesilmesi şeklinde gerçekleşir. Aksi takdirde tepe ve yan dallar sık­laşır ve çalılaşırsa alttaki kalın dallar gölgede kalır. Yapraklar küçülür ve sür­günler zayıflar. Ağacın bu kısmında meyve tutumu azalır. Bu tabi durumdan faydalanarak gereksiz budamalardan da kaçınılmalıdır. Aksi takdirde ağaçla­rın meyveye yatmaları gecikir. Vişne gelişim itibariyle daha çok yayvan bir taç şekli oluşturur. Ağaç fazla yükselmişse taç istenen yükseklikten budanır.

Yardımcı Kültürel İşlemler

Monilya hastalığının önlenmesi için ağaçlarda bir yıl önceden kalmış hasta­lıklı dal, çiçek ve mumya meyveler temizlenmelidir. Bakteriyel kanser ve zamklama hastalığı ile mücadelede birinci tedbir; çö­ğür, aşı gözü, fidan vb. materyallerin sağlıklı olmasıdır. Fidanlıklarda aşı ye­rinin yüksek tutulması, gövdenin yabaniden teşkil edilmesi pratik bir fayda sağlayabilir. Hastalıklı dalların temizlenmesi hasattan sonra temmuz-ağus­tos aylarında yapılmalıdır. Kesim dalın bulaşık kısmının en az 25-30 cm al­tından yapılmalıdır. Kesimde kullanılan makas ve testere sık sık dezenfektan veya sulandırılmış çamaşır suyu ile temizlenmeli, yara yeri aşı macunu ile kapatılmalıdır. Budama artıkları bahçeden uzaklaştırılmalı ve yakılmalıdır. Toprak işleme şekli bölge şartlarına göre değişir. Yağışlı ve nispi nemi yüksek bölgelerde devamlı örtülü veya geçici örtülü sistem uygulanır. Devamlı ör­tülü sistemde arazi yüzeyi devamlı bir örtü bitkisi ile kaplıdır. Örtü bitkisi olarak daha çok kendiliğinden yetişen çayır otları kullanılır. Bu otlar zaman zaman biçilerek fazla büyümelerine izin verilmez. Ağaçların iyi gelişmesini sağlamak için ilk yıllarda gövde diplerindeki toprak işlenir. Örtü bitkileri ağaç diplerinin dışında kalan yerlerde yetiştirilir. Ağaçlar ye­terli büyüklüğe erişince, bahçenin her tarafında örtü bitkisi yetiştirilmeye başlanır.

Geçici örtülü sistemde örtü bitkisi her yıl, sadece sonbahar ve kış ayların­da bahçede bulundurulur. İlkbahar başında örtü bitkileri toprağa gömülür. Bundan sonraki dönemde açık toprak işleme yöntemi uygulanır. Örtü bitkisi olarak bakla, burçak, fiğ, korunga gibi bitkiler yetiştirilir. Bu bitkilerin tohum­ları sonbahar başında ekilir. Meydana gelen bitkiler ilkbahar başında topra­ğa gömülür. Kurak iklim şartlarının hüküm sürdüğü ülkemizde daha çok açık toprak iş­leme, kısmen de geçici örtülü toprak işlemesi uygulanır. Bu amaçla vişne bahçelerinde sonbahar, ilkbahar başı, ilkbahar sonu ve bazen de yaz mevsi­minde olmak üzere yılın dört farklı zamanında toprak işlemesi yapılır. Sonbaharda sürülen toprak tezekli bırakı­lır. Bunda amaç sonbahar ve kış yağışlarından daha iyi faydalanmaktır. Diğer dönemlerde bahçe toprağı sürüldükten sonra diskaro veya tırmık çekilerek toprak yüzeyi düzlenir. Ağaç dipleri bel veya çapa ile işlenir. Yazın yapılması gereken toprak işlemesi yerine daha ucuza gelmesi bakı­mından ot biçme uygulaması yapılabilir. Böylece sulama sistemlerinin bo­zulması veya damla sulama borularının yer değiştirmesi gibi masraflar or­tadan kalkar. Anaç olarak yabani kiraz veya vişnenin kullanıldığı bahçelerde derin sürüm­den kaçınılmalıdır. Dikim derin yapılmışsa bile zamanla kökler rahat oksijen alabilmek için bu yüksekliğe yönelir. Derin sürüme tepki, tepe dallarda er­ken yaprak dökümü, solgunluk, seyrek ve küçük yaprak, kalitesiz meyveler şeklinde kendini gösterir.Özellikle bitki gelişme dönemlerinde (ilkbahar ve yaz) derin sürüm yapılma­malıdır. 10-12 cm’den daha derin olmayan ilkbahar ve sonbahar sürümleri iyi sonuçlar vermektedir.

HASAT İŞLEMLERİ

Hasat Zamanı

Hasat gerçek olgunluk döneminde yapılmalıdır. Meyve özelliği bakımından vişne ne erken ne de geç hasat edilebilir. Erken hasat edildiğinde açık renkli, az tatlı ve küçük meyve elde edilir. Geç kalındığında ise vişnenin dayanıklılı­ğı azalır, meyve yumuşar, kararır ve sapları kurur. Bu yüzden tam zamanında hasat edilmelidir.

Hasadın Yapılması

Bir ağaçtaki meyvelerin tamamı aynı zamanda olgunlaşmaz. Erken olgun­laşan çeşitlerde fiyatlar yüksek olduğu için ağaçtaki meyveler olgunlaştıkça hasat edilir. Bu nedenle bir ağacın meyveleri 2-4 defada toplanır. Orta ve geç mevsimde olgunlaşan vişnelerde hasat genellikle 1-2 defada tamamlanır.Sofralık olarak kullanılacak vişneler, meyve sapı ile birlikte elle hasat edilir. Elle hasat, meyveye ve buket dallarına zarar vermeyecek şekilde yapılır. Bu­nun için meyve sap ucundan baş ve işaret parmağı ile tutularak meyveyi taşıyan dala dik şekilde yukarı kaldırılarak veya meyvenin sapı parmaklar arasında döndürülerek çekilir. Sapın ortasından tutulmaz ve çekilerek koparılmaya çalışılmaz. Sapsız ola­rak da hasat yapılmaz. Satışta vişnenin saplarının yeşil olması arzu edildiği için saptan tutularak sapın örselenmesine meydan verilmemelidir.Meyvenin koparıldığı yerde gelecek yılın meyve gözleri de bulunduğun­dan, çıtanakların kırılmamasına özen gösterilmelidir. Toplanan meyveler 3-5 kg’lık sepet veya kovalara koyulurken içerisine yumuşak bez veya havalı naylon geçirilerek berelenme ve ezilme önlenmelidir.

Pazara Hazırlama

Vişneler yapıları itibarıyla hassas oldukları için ambalajlama oldukça büyük önem arz eder. Ambalajlamada özellikle ambalajın kolay taşınabilmesi­ne, hafif olmasına, depolamada üst üste yığılabilmesine, raflarda fazla yer kaplamamasına, satışta tüketicinin dikkatini çekecek görünüşte olmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca ürünleri dış etkilerden korumalı, hava ve nem al­mayacak biçimde olmalıdır. Kimyasal reaksiyona girmemesi ambalajlarda kullanılan materyalin sağlığa zararlı olmaması, ayrıca gıda muhafaza yönet­meliğine de uygun olması gerekir.  Seçim ve ambalajlama bahçede yapılacaksa uygun olmayan meyveler he­men ayıklanmalıdır. Yoğun olarak vişne yetiştirilen bölgelerimizde pazarla­ma sorunu yoktur.

İhraç edilecek vişneler bazı işlemlerden geçmek zorundadır. Ön soğutma bu işlemlerin en önemlisidir. Bu işlem yapılmadan rekabete dayalı ve gerçek değerde ihracat yapılması imkânsızdır. Ön soğutma işlemi ciddi çalışan ihracatçılar tarafından yapılmaktadır. Ön so­ğutmada vişneler kısa bir sürede (8 dakika) 4 derecenin altında soğutulurlar. Böylece bozulmalar önlenmiş, dayanıklılık artırılmış ve meyvelere dinçlik kazandırılmış olur. Daha sonra vişneler soğuk zincirin dışına hiç çıkmadan seçilir, boylanır ve pazar isteklerine göre ambalajlanır.

İhraç edilecek vişnelerde bazı özellikler bulunmalıdır:

  • Ürün iri, iyi kaliteli ve homojen olmalıdır.
  • Meyveler çeşide has renk ve tatta olmalıdır.
  • Meyveler tozsuz, kirsiz, eziksiz, yarasız ve saplı olmalıdır.
  • Meyvede insan sağlığına zararlı ilaç kalıntısı olmamalıdır.
  • Seçim çok iyi yapılmalı, ambalaj iyi malzemeyle yapılmalıdır.
  • Vişneler kesinlikle kurtsuz olmalıdır.

Depolama

Vişnelerde uzun süreli soğuk depolama söz konusu olmadığından çalışma­lar yoğun olarak taşıma ve pazarlama aşamalarında kalite kaybının en aza indirilmesi konusundadır.Vişne meyveleri -1 ile ºC’ sıcaklıkta, % 90 hava oransal neminde 1 hafta mu­hafaza edilebilir. Uzun süreli depolamada renkte matlaşma, meyve etinde yumuşama ve tatta bozulma olur.


Paylaş