Turunçgil HASTALIK VE ZARARLILARI

TURUNÇGİLLERDE UÇKURUTAN (Phoma tracheiphila)

Hastalık Belirtisi

• Uçkurutan bitkiyi ekim-mart aylarında hastalandırır. Belirtiler hastalıktan 1–1,5 ay sonra görülür. Şiddetli durumlarda ağaçlar tamamen kurur.

• Hastalığın tipik belirtileri dallarda görülür. Hastalanan dallardaki yaprak ayaları dökülür, yaprak saplarının dal üzerinde kalması tipiktir.

• Tepeden kuruyan dallar kesildiğinde odun dokusunda turuncu veya kahverengimsi kısımlar görülür.

Hastalığın görüldüğü Bitkiler

• Konukçusu, turunçgillerdir. Sırasıyla limon, turunç ve ağaç kavunu hastalığa duyarlıdır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler

• Bahçeye dikilecek olan turunç veya aşılı fidanlar sağlam ve sertifikalı olmalıdır.

• Kontroller sürekli olarak yapılıp, hastalıklı fidanlar sökülüp imha edilmelidir.

• Ağaçlardaki hastalıklı sürgünler budanıp bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

• Budamalar, hastalıklı yerin yaklaşık 20 cm altından yapılmalıdır.

 

TURUNÇGİLDE KURŞUNİ KÜF HASTALIĞI (Botrytis cinerea Pers. ex Fr.)

Tanımı ve Yaşayışı

• Botrytis cinerea saprofit olarak yaprak, sürgün, meyve ve dokular üzerinde kolaylıkla yaşar. Genellikle yara açılmış dokulardan girerek hastalık oluşturur. Fakat çiçek döneminde yağışlar fazla olursa yara olmaksızın çiçekleri hastalandırabilir.

Hastalık Belirtileri

• Hastalık çiçekte sarımsı kahverengi lekeler şeklinde görülür. Kısa sürede tüm çiçek ve çiçek salkımları fungusun gri renkteki spor kitlesi ile kuşatılır. Hastalanan çiçekler kurur ve dökülür. Meyve yüzeyinde kabartılar oluşur. Etmen daha çok çiçeklerde zarar yapar. Meyve enfeksiyonları olgunlaşmış meyvede ve hasat sonrası depoda görülebilir.

• Hastalığın yayılmasında uzun süreli ıslaklık ve ortalama 18 oC hava sıcaklığı koşulları önemlidir. Genç sürgünler, yaprak, çiçek ve meyveler hastalıktan etkilenebilir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler

• Fungus çok geniş bir konukçu dizisine sahiptir. Hastalık turunçgilde özellikle limonda zarar meydana getirir.

MÜCADELESİ

Kültürel önlemler

• Ağaçların yaralanması önlenmelidir.

• Hastalıklı bitki kısımları üretim alanından uzaklaştırılmalıdır.

• Bahçe içerisinde iyi bir hava sirkülasyonu sağlanmalıdır.

• Kurşuni küf ile bulaşık limon

Kimyasal Mücadele

İlaçlama zamanı

• Kimyasal mücadele uygulaması aşağıda belirtilen zamanlarda yapılır.

• Birinci ilaçlama: Çiçek tomurcukları açılmadan önce veya çiçeklenme döneminde

• İkinci İlaçlama: Çiçek taç yaprakların döküldüğü dönemde yapılır.

• Hastalık gelişimi için uygun koşullar devam ettiği sürece ilaçlamalara devam edilir.

Kullanılacak bitki koruma ürünleri ve dozları

• Bakanlık tarafından ruhsatlandırılmış bitki koruma ürünleri tavsiyesine uygun olarak kullanılır.

Kullanılacak alet ve makineler

• İlaçlamada hidrolik bahçe pülverizatörü veya motorlu bahçe pülverizatörü kullanılır.

İlaçlama tekniği

• Yeşil aksam ilaçlamalarında ağacın tümü ilaçlanacak şekilde rüzgarsız havada ilaçlama yapılmalıdır

• Yara yerlerine aşı macunu sürülmeli ve budama aletleri her kesimden sonra %10’luk sodyum hipoklorit (çamaşır suyu) çözeltisi ile dezenfekte edilmelidir

• Etmen yaralardan giriş yaptığından don, dolu ve fırtınalı havalarda ağaçlarda çatlama, yaralanma ve yaprak dökülmesi olacağından ağaçlar bu doğal olaylardan sonra ilaçlanmalıdır. Ayrıca ağaçlarda yara oluşturacak limon faresi ile mücadele edilmelidir.

Kimyasal Mücadele:

Yeşil aksam ilaçlamaları;

Ekim, aralık ve mart aylarında olmak üzere 3 kez yapılmalıdır.

Toprak ilaçlamaları;

Yeşil aksam ilaçlamasının yanı sıra, bahçedeki ağır hastalıklı ağaçlara ekim ayında bir defa olmak üzere toprak ilaçlaması yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİL MEYVELERİNDE KAHVERENGİ ÇÜRÜKLÜK VE GÖVDE ZAMKLANMA HASTALIĞI (Phytophthora citrophthora)

Hastalık Belirtisi

• Enfeksiyona uğrayan meyvelerde kahverengi lekeler oluşur ve meyve zamanla derimsi bir görünüm kazanır. Ağaç üzerinde çürüyen meyveler dökülürler. Çürümüş meyvelerin kendine özgü bir kokusu vardır.

• Etmen, gövde ve kalın dalları hastalandırarak daha çok aşı yerinin üzerinde, gövde kabuğunda zamk akıntısı oluşturan büyük yaralar meydana getirir. Lekeli kabuk dokusu zamanla kararır ve çatlar. Lekeli kabuk dokusunun altındaki odun dokusunda etmenin gelişimi görülmez.

• Hastalık tüm turunçgil yetiştirilen bölgelerde görülmekle beraber özellikle Akdeniz Bölgesinde yaygındır.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Hastalık çok geniş bir konukçu dizisine sahip olup, limon, mandarin, portakal, altıntop, turunç, kaba limon ve ağaç kavunu önemli konukçularındandır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Taban suyunun yüksek olduğu arazilerde turunçgil bahçesi tesis edilmemelidir. Böyle yapıdaki arazide bahçe kurulmuş ise, toprak drene edilmeli ve taban suyu seviyesi düşürülmelidir. Bahçeler kurulurken drenaj kanalları açılmalıdır.

• Fidanlar sık ve derin dikilmemeli, aşı yerleri toprak üstünden en az 35 cm yukarıda olmalıdır.

• Özellikle limonlarda meyve hastalıklarını önlemek için hasat sonbaharda yağmurlardan önce tamamlanmalıdır.

• Ağaçların kalın dal ve gövdelerinin değişik nedenlerle yaralanmasından kaçınılmalıdır. Yara yeri aşı macunu ile kapatılmalıdır.

• Kök boğazı hastalıkları görülürse ilkbahar aylarında kök boğazı açılmalı, güneşlendirilmeli ve havalandırılmalıdır. Suyun kök boğazına değmesi engellenmelidir. Bahçelerde özellikle ağaç altları yabancı ot ve diğer bitki artıklarından temiz tutulmalıdır.

Kimyasal Mücadele:

Meyve enfeksiyonlarına karşı:

• I. Birinci ilaçlama; sonbaharda yağışlar başlamadan önce yapılmalıdır.

• II.İkinci ilaçlama; havalar yağışlı giderse 1. ilaçlamadan 15 gün sonra yapılmalıdır.

Gövde enfeksiyonlarına karşı: Hastalıklı ağaçlardaki yaralar ekim, ocak ve mart aylarında odun dokusuna kadar temizlenmelidir. Yara yerlerine %3’lük potasyum permanganat dezenfektan olarak sürülmelidir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİL DAL YANIKLIĞI (Pseudomonas syringae pv. Syringae)

Hastalık Belirtisi:

• Bakteri nemli ve serin havalarda iyi gelişir. Bu nedenle enfeksiyonlarını, mart-nisan aylarında, yaprak saplarında ve genç sürgünlerde yapar. Sıcak ve kurak aylarda pasif duruma geçer.

• Genç sürgünlerin yaprak sapı siyahlaşır, yaprak yüzeyinde ıslağımsı esmer lekeler oluşur, yaprak turgorunu kaybeder ve orta damar boyunca kıvrılarak aşağı doğru sarkar.

• Hastalık, genç sürgünlerde soğuktan yanmış gibi zarar yapar. Sürgünler kısa zamanda çıplaklaşır ve kurur.

• Hastalığın ilerlemiş halinde, siyahlık yaprak sapından dala geçerek dalda oval ve uzunumsu siyah lekeler meydana getirir. Yaprak düşer ve zamanla lekeler kızıl kahverengine döner. Eski lekeler, çatlayarak kabuk şeklinde daldan ayrılır.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Konukçuları limon, portakal, mandarindir. Ayrıca leylak, karakavak, kayısı, dişbudak, fasulye, armut, şeftali, erik, meşe, gül, darı, söğüt, yonca, badem, ceviz, domates, zakkum, bakla ve mısırdır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Sulama, gübreleme ve budama işlemleri zamanında yapılmalı, yeni dal ve sürgünler kış mevsimine, olgunlaşmış ve odunlaşmış olarak girmelidir.

• Turunçgil bahçeleri hakim rüzgarlara karşı rüzgar kıran ağaçlar yardımıyla korunmalıdır.

Yeni kurulan bahçelerde üçgen usulü dikim tercih edilmelidir.

• Fazla su tutan topraklarda drenaj kanalları açılmalıdır.

• Hastalıkla çok bulaşık dallar kesilip yakılmalıdır.

• Budamada kullanılan aletler her seferinde %10’luk sodyum hipoklorite (çamaşır suyu) daldırılarak dezenfekte edilmelidir.

Kimyasal Mücadele:

İlaçlamaya, hasattan sonra çok kuru dallar temizlendikten sonra başlanır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİL DEPO ÇÜRÜKLERİ

Yeşil küf çürüklüğü (Penicillium digitatum)

Mavi küf çürüklüğü (Penicillium italicum)

Hastalık Belirtisi

• Depo çürüklükleri, turunçgil yetiştirilen tüm bölgelerimizde bahçede, depolarda, işleme evlerinde sorundur.

• Etmenlerin sporları havada bol miktarda bulunmaktadır. Enfekteli meyveler üzerinde mavimsi-yeşil renkli koloniler oluşur.

• Enfeksiyon ortamın orantılı nemi ve sıcaklığına bağlıdır.

• Depolama sırasında hasta meyvelerle sağlam meyvelerin teması sonucu çürüklük hızla yayılmaktadır.

• Meyvelerin önce bir tarafında yumuşama görülür. Yumuşak olan kısmın yüzeyinde beyaz ve sarımsı renkte bir tabaka meydana gelir. Bu hastalıklı tabaka iki üç gün içinde renk değiştirerek, zeytin yeşili ve mavimsi koyu yeşil renge döner. Yeşil rengin çevresinde şerit halinde ince beyaz bir bant oluşur.

• Ayrıca meyve üstünde ve lekelerin oluştuğu kısımda yağ bezlerinin bozulması ile yüzeysel bir çöküntü gerçekleşir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Başta turunçgiller olmak üzere geniş bir konukçu dizisi vardır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Hasattan önce diğer hastalık ve zararlılara karşı iyi bir mücadele yapılmalı, hastalıklı dal ve sürgünler zamanında budanmalıdır.

• Hasat esnasında meyveler yaralanmamalı, yere düşenler alınmamalıdır. Yağışlı günlerde ve sabah erken saatlerde hasat yapılmamalıdır.

• Sarartma odası temiz olmalı ve önceden dezenfekte edilmelidir.

• Meyveler işleme evlerine yığın halinde getirilecekse 3–4 sıradan fazla yığın yapılmamalıdır.

• Paketleme evlerine gelen meyveler kontrol edilmeli, çürük olanlar ayrılmalı ve ortamdan uzaklaştırılmalıdır.

• Meyveler ambalaj kaplarına düzgün sıralanmalı, taşıma, yükleme ve boşaltma sırasında herhangi bir yaralanmaya neden olunmamalıdır.

Kimyasal Mücadele

• İlaçlamalar hasattan önce veya hasattan sonra yapılmalıdır. Her iki uygulamada da son ilaçlama ile hasat arasındaki süreye dikkat edilmelidir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİLDE KAHVERENGİ LEKE

(Alternaria alternata f. sp. citri)

Hastalık Belirtisi:

• Hastalık; yaprak, sürgün ve ağaç üzerinde kalan mevsimsiz meyveler üzerinde kışı geçirir. Sürgün gelişim dönemlerindeki genç yapraklar sürgünler ve çiçekler hastalığa çok duyarlıdır.

• Hastalık genellikle genç sürgün, genç yaprak ve yeşil meyve kabuğu üzerinde ortaya çıkar. Başlangıçta küçük olan lekeler zamanla büyür.

• Hastalık; yaprakların delinmesine, yırtılmasına, sararıp dökülmesine, genç sürgünler üzerinde yanıklık şeklinde kuru kısımların oluşmasına daha sonra ise tamamen kurumasına yol açar.

• Meyvelerde hastalık çukurlaşmış siyah lekeler şeklindedir. Ağaç üzerinde uzun süre dökülmeden kalan hastalıklı meyvelerin kabuğunda kuşgözüne benzer belirtiler oluşur.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Turunçgillerdir. Özellikle mineola, tangelo ve kaba limon ve hibrit mandarin çeşitlerinde hastalık yaygındır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Yeni kurulan bahçelerde sık dikimden kaçınılmalı, hava sirkülasyonun kolayca oluşacağı bir dikim şekli uygulanmalıdır.

• Sürgün gelişimini arttıran aşırı azotlu gübrelemeden ve sert budamadan kaçınılmalıdır.

• Sık sulama yapılmamalıdır. Ağaç tacı üzerinde uzun sure ıslaklık oluşturacak şekilde yağmurlama sulama yapılmamalıdır.

Kimyasal Mücadele

• İlaçlamalar sürgün gelişimi ve iklim özellikleri dikkate alınarak sürgünler yaklaşık 5–10 cm olduğunda başlanır. İlaçlamalara sürgün gelişmesinin durduğu, yağışların azaldığı ve sıcaklıkların arttığı ve meyvenin yaklaşık 4 cm çapa ulaştığı zamana kadar devam edilir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

MEYVE AĞAÇLARINDA ROSELLİNİA KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ

HASTALIĞI (Rosellinia necatrix)

Hastalık Belirtisi

• Hastalığa yakalanmış ağaçlardaki ilk belirti yapraklardaki sararmalardır. Yaprak sararmaları ağacın tümünde veya ağacın bir yönünde olabilir. Sararmanın yanı sıra yapraklarda küçülme de olur. Zamanla yapraklar kuruyup dökülür. Hasta ağaçlarda büyümede durgunluk ve geriye doğru ölüm görülür. Meyve verimi ve kalitesi düşer, meyveler irileşmeden ve olgunlaşmadan dökülürler.

• Hasta ağaçların ince kökleri esmerleşip çürümüş, kalın köklerde ve kök boğazında

önceleri beyaz, giderek koyulaşan, gri ve siyaha dönüşen bir tabaka oluşmuştur. Kökün kabuk kısmı kaldırıldığında kabuk altında ağ şeklinde beyaz bir örtü görülür.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• İncir, zeytin, bağ, turunçgiller, taş ve yumuşak çekirdekli meyve ağaçları ile orman ağaçlarıdır

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Ağır ve su tutan topraklarda bahçe kurulmamalıdır,

• Toprakta fazla su birikmesine engel olunmalı, bunun için gerekirse bahçenin etrafına kurutma hendekleri açılarak fazla su akıtılmalı ve toprağın iyi bir şekilde havalanması sağlanmalıdır.

• Bahçeler sel sularından korunmalıdır, sel suları ile gelerek fidan ve ağaçların kök boğazında yığılacak toprak dağıtılmalı, böylece köklerin fazla derinde ve havasız kalması önlenmelidir,

• Sulama suyu ve gübre, ağaçların kök boğazına değil, tekniğine uygun şekilde taç izdüşümüne verilmelidir,

• Hastalıklı bahçelerde ilkbaharda ağaçların kök boğazları ana köklere kadar açılarak yaz aylarında güneş ve hava almaları sağlanmalıdır,

• Kökleri tamamen çürüyen ağaçlar, toprakta kök parçası kalmayacak şekilde derhal sökülmelidir. Hastalığın yeni bulaştığı ağaçlarda ise çürüyen kökler sağlam kısma kadar temizlenmeli, kesilen köklerin üstüne rastlayan dallarda köklerle dengeyi sağlayacak şekilde budama yapılmalıdır. Bahçede hastalıkla bulaşık tüm kök parçaları toplanıp yakılmalıdır,

• Hastalığın sağlam ağaçlara bulaşmasını önlemek için bahçede hastalığın bulaşık olduğu kısmın etrafına 1 m derinliğinde hendek açılmalı, toprağı bulaşık tarafa atılmalıdır.

Kimyasal Mücadele

İlaçlama Zamanları

• Hastalığın belirlendiği her dönemde ilaçlama yapılabileceği gibi ilkbaharda kültürel önlemlerin uygulanmasıyla birlikte ilaçlı mücadele yapmak daha uygun olacaktır.

İlaçlama Tekniği:

• Kimyasal veya kültürel mücadeleye geçebilmek için hastalığın görüldüğü bahçelerde ilkbaharda ağaçların dipleri açılarak kök ve kök boğazları incelenir. Kökleri tamamen çürümüş olan fidan ve ağaçlar sökülmeli hasta kısımlar kendi çukurunda yakılmalıdır. Daha sonra bu çukurlara m3’e 3 kg hesabıyla sönmemiş kireç atılmalı veya %35’lik karaboya eriyiği ile bolca sulanıp kapatılmalıdır. Ağaçların söküldüğü kısımlara en az 1-2 yıl fidan dikilmemelidir.

• Hastalık yeni başlamışsa ağaçların kök boğazları açılarak çürümüş kısımlar sağlam kısma kadar temizlenmeli ve temizlenen yara yerlerine 750 g Ardıç katranı +250 g Göztaşı karışımı sürülmeli veya 2-5 kg karaboya dökülerek toprakla kapatılmalıdır.

• Hastalık ve bulaşık bahçelerde, sağlam ağaçları korumak amacıyla ağaçların diplerine m2’ye 10 litre ilaçlı su gelecek şekilde %5’lik karaboya veya %1’lik Göztaşı eriyiklerinden biri uygulanmalıdır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

LİMON TIKANIKLIK HASTALIĞI (Lemon sieve-tube necrosis)

Hastalık Belirtisi:

• Ağaçlarda aşı yerinde şişmeler görülür.

• Hastalık ilerledikçe bu şişlikler ur halini alır, ağacı bir kuşak gibi sarar ve anacın üzerine sarkar.

• Yapraklar sararır, dökülür ve ince dallarda kurumalar olur.

• Ağaçta gelişme durur ve şişen kısımlarda zamklanma olur.

• Şişen kısımlardan kabuk kaldırıldığında gövdede iğne ucu gibi şişlikler görülür.

• Bulaşık ağaçlarda %50–90 oranında verim kayıpları olmaktadır.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Limon

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

Virüsten arî sertifikalı üretim materyali kullanılmalıdır.

• Budama aletleri ağaçtan ağaca geçerken %2’lik sodyum hipoklorid ile dezenfekte edilmelidir.

• Kaba limon ve Troyer citrange gibi dayanıklı anaçlar kullanılmalıdır.

• İlaçlı mücadelesi yoktur.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

SATSUMA CÜCELEŞME VİRUS HASTALIĞI Satsuma dwarf nepovırus(SDV)

Hastalık Belirtisi:

• Hastalık etmeni her türlü aşı materyali ile mekanik olarak ve toprakla taşınan bir virüstür.

• Üç yapraklı anaç üzerine aşılı satsumalarda çok bariz bir bodurluk ve yapraklarında şiddetli şekil bozukluğu görülür.

• Daralmış ufalmış ve kayık şeklini almış yapraklar serin ve ılıman iklim koşullarında ve ağacın alt bölgelerinde görülür.

• Kaşık şeklindeki küçük yapraklar ise daha yüksek sıcaklıklarda görülür.

• Meyveler ufak, sararmış ve kabukları kalınlaşmış olur.

• Üç yapraklı anaç üzerine aşılı olan satsumalarda daha çok görülür.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

 Satsuma mandarinleri, beyaz susam, börülce ve fasulye

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Virüsten arî sertifikalı üretim materyali kullanılmalıdır.

• Budama aletleri ağaçtan ağaca geçerken %2’lik sodyum hipoklorid ile dezenfekte edilmelidir.

• Bulaşık ağaçlar derhal sökülerek imha edilmelidir.

• İlaçlı mücadelesi yoktur.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİL PALAMUTLAŞMA HASTALIĞI (Citrus stubborn disease ) (CSD)

Hastalık Belirtisi:

• Hastalık etmeni olan fitoplazma bitkinin iletim demetlerinde bulunur.

• Aşı materyalleri ve Cüce Ağustos Böcekleri ile taşınır.

• Yaprakların şekli bozulur, küçülür ve ovale benzer bir şekil alır.

• Yaprak uçlarında ve damar aralarında çinko noksanlığına benzer lekeler görülür.

• Yaprak sapı ile dal arasındaki açı daralır.

• Ağaçta çalılaşma ve genel bir bodurluk görülür.

• Bulaşık bahçelerde yılın her ayında ağaçlarda çiçek veya meyve görülür.

• Hastalığın en tipik belirtisi ağaçların zamansız çiçek açmaları ve meyvelerin olgunlaşmaya doğru palamut şeklini almalarıdır.

• Meyvenin simetrisi bozulur, tadı ekşir ve acılaşır.

• Göbekli portakallarda göbek kaybolur ve içeriye doğru çöker.

• Meyve çekirdekleri küçük ve kahverengi olur, çekirdeklerin çimlenme gücü zayıflar.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Bütün turunçgil çeşitleri.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Virüsten ari sertifikalı üretim materyali kullanılmalıdır.

• Budama aletleri ağaçtan ağaca geçerken %2’lik sodyum hipoklorid ile dezenfekte edilmelidir.

• Bulaşık ağaçlar derhal sökülerek imha edilmelidir.

• Vektörlere karşı etkin mücadele yapılmalı.

• İlaçlı mücadelesi yoktur.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİLLERDE CÜCELEŞME VİROİD HASTALIĞI (Citrus exocortis pospiviroid)

Hastalık Belirtisi:

• Hastalık etmeni bir viroidtir.

• Etmen bitkinin bütün aksamlarında bulunur.

• Her türlü aşı materyali ve budama aletiyle ağaçtan ağaca geçer.

• Etmen turunç anacı üzerine aşılı çeşitlerde belirti oluşturmaz.

• Etmen üç yapraklı hibritler, carrizo citrange, Filistin tatlı laymı ve rangpur laymı üzerine aşılı çeşitlerde belirti oluşturur.

• Bulaşık bitkilerde şiddetli bodurluk ve genel bir sararma görülür.

• Üç yapraklı anaç üzerindeki çeşitlerde bu etmen ile tristeza virüsünün birlikte enfeksiyonu çok şiddetli bodurluk, kabuk kavlamaları, kabuk soyulmaları, zamk akıntısı ve anaç kalem uyuşmazlığı belirtileri oluşturur.

• Etmen %40 civarında verim kayıplarına neden olmaktadır.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

Portakal, limon, altıntop ve mandarinde görülür.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Virüsten ari sertifikalı üretim materyali kullanılmalıdır.

• Hastalığa dayanıklı anaç kullanılmalıdır.

• Budama aletleri ağaçtan ağaca geçerken %2’lik sodyum hipoklorid ile dezenfekte edilmelidir.

• Bulaşık ağaçlar derhal sökülerek imha edilmelidir.

• İlaçlı mücadelesi yoktur.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİLLERDE TRİSTEZA VİRÜSÜ ( Citrus tristeza closterovirus (CTV) )

Hastalık Belirtisi:

• Turunç anacı bu etmene karşı çok hassastır.

• İlkbaharda ani solmayla birlikte yaprak dökümü bariz belirtisidir.

• Bulaşık bitkilerde aşırı bodurluk, çalılaşma ve çinko noksanlığına benzer klorozlar oluşur.

• Geriye doğru ölüm en şiddetli ve bariz belirtisidir.

• Bulaşık bitkinin aşı yerinde şişkinlikler ve kabuk altında gövdede balık dişi gibi çıkıntılar görülür.

• Bitkilerin iletim demetlerinde kahverengi lekeler oluşur ve iletim demetleri ölür.

• Bulaşık ağaçlar çok fazla meyve tutar, meyveler küçük kalır ve mumyalaşıncaya kadar dalda kalır.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Turunçgil çeşitlerinin çoğunda.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Virüsten ari sertifikalı üretim materyali kullanılmalıdır.

• Budama aletleri ağaçtan ağaca geçerken %2’ lik sodyum hipoklorid ile dezenfekte edilmelidir.

• Bulaşık ağaçlar derhal sökülerek imha edilmelidir.

• Vektör yaprak bitleri ile mücadele edilmelidir.

• İlaçlı mücadelesi yoktur.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

13-TURUNÇGİLLERDE GÖZENEK VİROİDİ HASTALIĞI  (Citrus cachexia viroid)

Hastalık Belirtisi:

• Yapraklarda küçülme ve sarı benek oluşumu görülür.

• Bulaşık bitkinin aşı yerinde kabukta kahverengi bir leke oluşur. Bu leke giderek yukarıya doğru büyür ve bu lekenin altında ufak şişlikler oluşur.

• Bulaşık bitkilerde aşı yerinin 10–15 cm yukarısına kadar kabukta kavlama ve mantarlaşma görülür.

• Bitkilerde bodurluk ve taç yapılarında küçülme olur.

• Etmen aşı materyalleri, aşı ve budama aletleri ve mekanik yollar ile taşınır.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Tüm turunçgil çeşitleri.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Virüsten arî sertifikalı üretim materyali kullanılmalıdır.

• Budama aletleri ağaçtan ağaca geçerken %2’lik sodyum hipoklorid ile dezenfekte edilmelidir.

• Bulaşık ağaçlar derhal sökülerek imha edilmelidir.

• İlaçlı mücadelesi yoktur.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİLLERDE KAVLAMA HASTALIĞI (Citrus psorosis-associated ophiovirus)

Hastalık Belirtisi:

• Hastalık her türlü aşı materyali ile taşınmaktadır.

• Hastalığın Psorosis A ve Psorosis B şeklinde iki tipi vardır.

• Psorosis A tipleri;

• Erken ilkbaharda bitkilerin genç yapraklarında soluk bantlar oluşur.

• Bu bantlar olgun yapraklarda kaybolur.

• Ağaçların gövde ve kalın dal kabuklarında pul şeklinde kavlamalar ve dökülmeler görülür.

• Dökülen kabukların yerlerinde sarımsı lekeler oluşur.

• Kabukların kavladığı yerlerden zamk akıntısı olur.

• Ağaçların uç bölgelerinde yapraklarda sararmalar ve dallarda kurumalar görülür.

• Psorosis B tipleri;

• Olgun yaprak ve olgunlaşmamış meyvelerde halka şeklinde ve çeşitli büyüklükte açık sarı ve beyaz renklerde lekeler oluşur.

• Olgun yaprakların alt yüzünde kahverengi lekeler oluşur.

• Psorosis B tipi daha şiddetlidir ve ağacı kısa sürede öldürür.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Virüsten arî sertifikalı üretim materyali kullanılmalıdır.

• Budama aletleri ağaçtan ağaca geçerken %2’lik sodyum hipoklorid ile dezenfekte edilmelidir.

• Bulaşık ağaçlar derhal sökülerek imha edilmelidir.

• İlaçlı mücadelesi yoktur.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİLLERDE TAŞLAŞMA HASTALIĞI (Citrus Impietratura)

Hastalık Belirtisi:

• Hastalık etmeni yaşlı ağaçlarda ve daha çok meyvede zarar yapar.

• Meyvenin olgunlaşmadan dökülmesine ve kalitenin bozulmasına sebep olur.

• Hastalık meyvelerin kabuk kısmında dairesel lekelenmelere neden olur.

• Meyve elle sıkıldığında sert şişkinlikler hissedilir. Meyve kesildiğinde bu sert yerlerin altında zamklanma oluştuğu görülür.

• Hastalıklı meyvelerin şekilleri bozulur ve küçülür.

• Hastalıklı ağaçlarda yapraklar meşe yaprağı formunu alır.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Portakal, altıntop, limon, mandarin ve turunçlarda görülür.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Virüsten ari sertifikalı üretim materyali kullanılmalıdır.

• Budama aletleri ağaçtan ağaca geçerken %2’lik sodyum hipoklorid ile dezenfekte edilmelidir.

• Bulaşık ağaçlar derhal sökülerek imha edilmelidir.

• İlaçlı mücadelesi yoktur.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİL YAPRAK KIRIŞIKLIK VİRÜSÜ (Citrus crinkly leaf ilarvirus)

Hastalık Belirtisi:

• Portakal, limon ve mandarinde yapraklarda kırışıklık ve beneklenmeler meydana getirir. Euraka limonunda yıldız şeklinde lokal lezyonlar oluşur, yaşlı yapraklarda ise şekil bozulmaları görülür.

• Hastalığın belirtileri ağacın yeni sürgünlerindeki yapraklarda daha şiddetli şekilde görülür. Ancak yaşlı yapraklarda da önceki belirtiler fark edilir. Hastalığın meyve ve dallarda dikkati çeken herhangi

bir belirtisi olmazsa da meyveler küçülür ve şekilsiz bir hal alır. Ancak yapraklardaki belirtilerin şiddeti yıldan yıla ve hatta aynı yıl içinde mevsimden mevsime farklılık gösterebilir. Belirtilerdeki bu

farklılık hava sıcaklığı ve diğer etkenlerden kaynaklanabilir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Limon çeşitleri özellikle Eureka limonu, altıntop, portakal ve mandarin konukçularıdır.

MÜCADELESİ

• Hastalık etmenlerinden ari sertifikalı fidan kullanılmalıdır.

• Budama alet ve ekipmanları ile aşı bıçağı bir ağaçtan diğerine geçerken %2’lik sodyum hipoklorid solüsyonuna batırılarak dezenfekte edilmelidir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TURUNÇGİLLERDE DEMİR NOKSANLIĞI (Kloroz)

Hastalık Belirtisi

• Kloroz (sarılık) belirtileri meyve ağaçlarının genç yapraklarında hafif sarılıkla başlar. Damarların yeşil kalarak damar aralarının sarıdan sarımsı-beyaza kadar değişen renk açılmaları demir noksanlığının tipik belirtisidir.

• Toprak ve hava koşullarına bağlı olarak genç yapraklarda başlayan klorotik belirtiler, yaşlı yapraklarda hızla yayılır. Hastalık ilerledikçe yaprakların kenarlarında kırmızımtırak ve kahverengi kurumalar görülür ve çoğu kez yaprağın tüm çevresini kaplar. Hızla sararan ve lekelerle kaplanan yapraklar zamanla dökülürler. Kloroza yakalanmış ağaçlar hemen kurumaz. Ancak sarılık ve yaprak dökümü sonucunda asimilasyon alanı azalan bitkinin fızyolojik dengesi bozulur.

• Gelişme yavaşlar, çiçeklenmeyi olumsuz yönde etkileyerek verim düşüklüğüne yol açar ve önlem alınmazsa kuruma görülür. Noksanlığı belirlemek için toprak ve yaprak analizi yapılması uygundur.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Tüm bitkilerde kloroz görülebilmektedir. Elma, armut, şeftali, kiraz, vişne, ayva, turunçgiller, asma, antepfıstığı ve çilek en duyarlılarıdır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Hastalığın oluşumuna uygun ağır ve çok kireçli topraklarda bahçe kurulmamalıdır. Bahçe kurulmadan önce kesinlikle toprak ve sulama suyu analizleri yaptırılmalıdır.

• Toprak karakterine göre, sulama aralıkları çok iyi belirlenmeli; taban suyu yüksek bahçelerde drenaj kanalları açılmalı ve su seviyesi istenilen düzeyde tutulmalıdır.

• Organik maddece zayıf, ağır ve bazik karakterli topraklarda, toprak yapısını asite dönüştüren ticari gübreler ile bol ahır gübresi kullanılmalıdır.

• Fazla ışık klorozu artırdığından, aşırı güneşlenmeyi engelleyecek şekilde budama yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.


Paylaş