Soya Yetiştiriciliği

Soya, Japonya ve Çin gibi doğu Asya ülkelerinin en önemli tarımsal ürünlerinden biri olarak, yüzyıllardan beri, buradaki insanların temel besinlerini oluşturmuştur. Anavatanının doğu Asya, muhtemelen Çin olduğuna inanılan soya, insanoğlu tarafından kültüre alınan ve yetiştirilen en eski bitkilerden bir tanesidir. Çin kaynaklarında, M.Ö. 2838 yıllarında soya bitkisinin varlığından bahsedilmektedir. Bugün tarımı yapılan soya bitkisinin yabani formlarına, Çin ve Kore’de rastlanmaktadır. Yine, Çin kaynaklarında, soya bitkisinin, Çin medeniyetinde önemli görülen ve kutsal sayılan beş önemli bitkiden (çeltik, soya, buğday, arpa ve darı) biri olduğu, soya ekimlerinin her yıl Çin kralının da katıldığı görkemli törenlerle yapıldığı belirtilmektedir.

İKLİM İSTEĞİ

Sıcaklık: Soya yazlık bir bitkidir. Yetişme süresi boyunca 2400-3600°C sıcaklık toplamına gereksinim duymaktadır. Soyada fotosentez için en uygun hava sıcaklığı 25-30°C'dir. Hava sıcaklığı 30°C'nin üzerine çıktığında, fotosentez olumsuz yönde etkilenmektedir. Yetişme süresi boyunca hava sıcaklığı 35°C’nin üzerine çıktığında, çiçek ve baklalarda silkme (dökülme) başlamaktadır. Hava sıcaklığının yüksek olduğu dönemlerde toprakta yeterince suyun (rutubetin) bulundurulması gerekmektedir. Aksi takdirde, bitkide çiçek ve bakla dökümleri artar.Yüksek sıcaklıkta olduğu gibi, düşük sıcaklıkta soyanın büyüme ve gelişmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; hava sıcaklığı 24°C'nin altına düştüğünde, düşen her 0.5°C için, çiçeklenme süresi 2-3 gün gecikmiştir. Ayrıca, erken ekimlerde, düşük hava sıcaklığı nedeniyle bitkiler hasat zamanı yeşil kalırlar.Hava sıcaklığı yanında, toprak sıcaklığı da soyanın büyüme ve gelişmesini etkilemektedir. Soya tohumları 4-40°C arasında çimlenebilmektedir. Çimlenme için en uygun toprak sıcaklığı 25-30°C'dir. Toprak sıcaklığı azaldıkça, tohumun çimlenme süresi uzamakta ve sürme gücü zayıflamaktadır. Toprak sıcaklığı bitkinin nodozite oluşturmasını da etkilemektedir. Nodozite oluşumu için en uygun toprak sıcaklığı 27°C'dir. Toprak sıcaklığı 33°C'nin üzerine çıktığında, nodozite oluşumunun durduğu saptanmıştır

Gün Uzunluğu: Soya bitkisinin büyüme ve gelişmesini etkileyen en önemli iklim faktörlerinden biri de gün uzunluğudur. Soya kısa gün bitkisidir. Gün uzunluğu arttıkça, çiçeklenme başlangıcı önemli ölçüde gecikmektedir. Soya'da çiçeklenme için kritik gün uzunluğu 10-12 saat arasında değişmektedir. Geç olgunlaşan soya çeşitleri, gün uzunluğuna daha duyarlıdırlar. Uzun gün şartlarında soya bitkisi daha fazla sayıda çiçek oluşturmakta, ancak, çiçeklerin silkme oranı artmaktadır. Soya tarımında kısa gün koşullarının olumsuz etkisi, 21 Hazirandan sonra yapılan ekimlerde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, ikinci ürün ekimleri 21 Hazirana kadar bitirilmelidir. Bu tarihe kadar yapılan ekimlerde, verim kaybı olmaz.

Yağış: Yetişme mevsiminin yaz aylarına rastlaması nedeni ile, soya bitkisinin suya olan ihtiyacı oldukça fazladır. Yetişme süresi boyunca toplam 500-700 mm su tüketmektedir. Bölgelere göre değişmekle beraber soyanın haftalık su tüketimi 50 mm'ye kadar çıkabilmektedir.Soya tohumları çimlenebilmesi için, kendi ağırlığının % 50'si kadar su alması gerekmektedir. Aksi halde normal bir çimlenme gösteremez. Bu nedenle, ekim tavlı (Darbız) toprağı yapılmalıdır. Soya bitkisinin suya en fazla ihtiyaç duyduğu devre, çiçeklenme başlangıcından, baklaların olgunlaşmasına kadar geçen süredir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; soya toplam su tüketiminin % 65-75'ini bu dönemde kullanmaktadır.Sulama imkanının yetersiz olduğu yerlerde, soya ekimi kesinlikle yapılmamalıdır. Yetişme süresi boyunca, özellikle çiçeklenme ve meyve oluşum devresinde bitkilerin susuzluk stresine girmeleri halinde, çiçek ve meyve dökümleri artmaktadır. Bu nedenle, çiçeklenme-olgunlaşma döneminde toprakta yeterince suyun bulundurulmasına çok dikkat edilmelidir. Özellikle hava sıcaklığının 35°C’nin üzerine çıktığı ve sam yelinin (Poyraz) estiği dönemlerde, mutlak surette sulama yapılarak, toprakta yeterince su bulunması sağlanmalıdır.Soya bitkisinin su tüketimi; hava sıcaklığına, hava nemine, güneşlenmeye ve sam yelinin esmesine bağlı olarak değişmektedir

TOPRAK İSTEĞİ

Soya toprak isteği bakımından fazla seçici değildir. Pamuk ve Buğdayın yetiştiği her toprakta rahatlıkla yetişebilmektedir. Ancak, fazla kumlu ve taşlı topraklarda yetiştirildiğinde, verim düşük olmaktadır. Soya ekilecek toprağın kumlu-tınlı, organik maddece zengin olması halinde, tohum verimi yüksek olmaktadır. Malaz (ağır bünyeli) tabir edilen topraklarda, düzenli bir sulama ile yüksek verim alınabilmektedir. Soyada verimin yüksek ve nodozite oluşumunun istenilen düzeyde olabilmesi için, toprak pH'sının 6.2-6.8 arasında olması gerekmektedir. Düşük pH derecelerinde nodül oluşumu için çok gerekli olan Molibden elementinin alımı azalır, Aliminyum ve Mangan gibi elementlerde bitkiye toksik etkide bulunurlar. pH'nın yüksek olması halinde ise; demir, bakır ve çinko gibi elementlerin bitkide eksiklikleri ortaya çıkar. Bu nedenle çok kireçli topraklarda soya ekimi önerilmez. Soya tarımı yapılacak topraklardaki tuz miktarı, 5.3 mili-mose’nin üzerinde olmaması gerekmektedir.

EKİM NÖBETİ

Soya bir baklagil bitkisi olduğu için, ekim nöbetinde önemli bir yeri vardır. Havanın serbest azotunu toprağa bağlaması ve toprakta bol miktarda organik madde bırakması nedeni ile toprağın verimliliğini artırmaktadır. Soya bitkisi topraktan kaldırdığı azotun % 33'ünü sap,  yaprak ve köklerinde biriktirmektedir. Hasat sonrası bu kısımlar toprakta kaldığı için, dekara 8-9 kg saf azot biriktirilmiş olmaktadır. (Bakteri aşılanmış ise). Ayrıca, bir çapa bitkisi olduğu için, kendinden sonraki bitkiye temiz ve havalanmış bir toprak bırakmaktadır. Topraktan geçen hastalıkların önlenmesi için, her yıl aynı tarlaya soya ekiminden kaçınılmalıdır. Bölgemizde; buğday, mısır, pamuk, yerfıstığı, patates ve kanola gibi bitkilerle ekim nöbetine girebilmektedir.

TOPRAK HAZIRLAMA

Soyadan yüksek verim alınabilmesi için, etkili faktörlerin başında, birim alanda yeterli sayıda bitkinin bulunması gelmektedir. Bu ise, ekilen soya tohumunun çimlenmesine bağlıdır. Tohumların normal bir çimlenme gösterebilmeleri için, tohum yatağının çok iyi hazırlanması ve toprakta yeterince rutubetin bulundurulması gerekmektedir

Ana Ürün İçin Toprak Hazırlama

Normal Ekim: Soya ekimi yapılacak tarla sonbaharda pullukla veya patlatma (Çizel) ile sürülmelidir. Tarlada pulluk tabanı meydana gelmiş ise, sonbaharda taban patlatma yapılarak, oluşan taban taşı kırılmalıdır (Bu işlem 4-5 yıl ara ile yapıldığında yeterli olmaktadır). Kışı bu şekilde geçiren tarla, ilkbaharda (Mart ayında) kültüvatör denilen aletler ile karıştırılır. Ekim zamanına kadar bu şekilde bekletilen toprak, ekim zamanı geldiğinde, gübre ve yabancı ot ilaçlarının uygulanmasından sonra, tekrardan goble-disk veya kültüvatör geçirilerek karıştırılır. Daha sonra, üzerinden tapan geçirilerek tarla yüzeyi düzlenir ve toprak sıkıştırılır. Topraktaki rutubet (tav, gönen, darbız) durumuna göre çekilecek tapan veya sürgü sayısı değişmektedir. Genellikle iki tapan yeterli olmaktadır. Bu şekilde hazırlanan tarlaya vakit geçirilmeden ekim yapılmalıdır.

Sırta Ekim: Soya ekimi yapılacak tarla sonbaharda pullukla veya patlatma (Çizel) ile iki defa sürülmekte ve arkasından goble disk geçirilerek oluşan kesekler parçalanmalıdır. Daha sonra sırt yapma pullukları ile sırtlar çekilir. Kışı bu şekilde geçiren tarlada; ilkbaharda sırtların üzerinde oluşan otlar tıraşlanır, arkasından gübre ve herbisit atılır ve daha sonra sırtlar yenilenir. Ekim öncesi; sırtlar üzerinden özel yapılmış tapan geçirilerek sırtların üzeri bastırılır ve ekim için düzgün hale getirilir

Normal Ekim: Buğday hasadından sonra toprakta yeterince tav yok ise, anız yakılmalı veya iyice parçalanmalı ve tarla goble-disk ile yüzlek olarak işlenmelidir (yüzlek işleme mutlak zorunlu değildir, üreticinin tercihine bağlıdır). Tarla içerisinde yeterli sayıda tavalar çekilerek (seddeler oluşturularak) uygun bir sulama yapılmalıdır. Toprak tava gelir gelmez, goble-disk ile yüzlek bir sürüm yapılır. Gübre ve yabancı ot ilaçlarının uygulanmasından sonra, goble-disk ile normal derinlikte ikinci bir işleme daha yapılır. Arkasından en az iki veya üç defa tapan geçirilir. Toprak hazırlığı tamamlandıktan sonra, vakit geçirilmeden en kısa sürede ekim tamamlanmalıdır. Buğday hasadından hemen önce, yeterli miktarda yağışın düşmesi halinde, sulamaya gerek duyulmadan, yukarda anlatıldığı şeklinde toprak işleme yapılmalıdır. Yağmurlama sisteminin olması halinde, tarla sulanmadan kuru olarak işlenmelidir. Bu şartlarda anızın yakılması gerekli olmayabilmektedir (sapların toplanması şartıyla). Toprak işleme goble-disk ile yapılmalıdır. Ekim yüzlek olmalı (4-5 cm) ve arkasından yağmurlama kurulmalıdır. Ekimde geç kalınmadığı sürece, tohum kuruya ekilip, üzerine yağmurlama kurulması önerilmemektedir. Kaymak tabakası oluşabilir ve çıkışlar tehlikeye düşer. Ayrıca, ekimde kullanılan bakteriler canlılığını yitirebilir. En ideal ekim, tohumun tavlı toprağa düşürülmesidir. Yani sulanarak ekim yapılmasıdır.

Sırta Ekim:

 Buğday hasadından sonra toprakta yeterince tav yok ise, anız yakılmalı ve tarla goble-disk ile normal derinlikte işlenmelidir. Hemen arkasından; gübre uygulanmalı ve goble-disk ile toprağa karıştırılmalıdır. Daha sonra sırt yapma (lister) pullukları ile sırtlar çekilmeli ve tavalar çekilerek tav suyu verilmelidir. Toprak tava geldikten sonra, sırtların üzeri tıraşlanmalı ve sırtlar yenilenmelidir. Arkasından herbisit uygulanmalı ve tapan çekilerek tarla ekime hazır hale getirilmelidir. Toprak hazırlığı tamamlandıktan sonra, vakit geçirilmeden en kısa sürede ekim tamamlanmalıdır.Ekim sırasında mibzer baltalarının arkasına, küçük halkalardan oluşan ve her biri 10 kg. gelecek şekilde hazırlanmış demet halinde zincir bağlanmalıdır. Bazı üreticiler, zincir kullanma yerine, ekim sonrası, ekilen yerin üzerine tapan çekmektedirler. Bu çok yanlış bir uygulamadır. Tohumun çimlenmesini tehlikeye düşürür. Ayrıca, ekim sonrası yağışların olması halinde, çok kalın bir kaymak tabakasının oluşmasına neden olur. Bu da çimlenmeyi olumsuz etkiler.

Bazı üreticiler yağışlardan sonra toprak rutubetini tam olarak kontrol etmeden, toprak hazırlığına başlamakta ve ekimi yapmaktadırlar. Soyada, tohumun çimlenebilmesi için, kendi ağırlığının % 50’si kadar topraktan su alması gerekmektedir. Bu miktar % 40 olsa dahi, tohum çimlenemez. Ancak, tohum su emerek şiştiği için, toprakta mevcut saprofit mantarlar tarafından çürütülür (Tohum cılk olur veya etrafı sarı-siyah küf mantarları ile kaplanır). Bazı üreticiler bunun nedenini bateri aşılaması olarak göstermektedirler ve ekimde soya bakterisi kullanmamaktadırlar. Bu çok yanlış bir uygulamadır. Ekimde mutlak surette bakteri aşılaması yapılmalıdır. 

GÜBRELEME VE BAKTERİ AŞILAMASI

 Diğer kültür bitkilerinde olduğu gibi soya bitkisi de yetişme süresi boyunca topraktan belirli miktarda besin maddesi kaldırmaktadır. A.B.D.'de yapılan bir araştırmada; bir dekardan 380 kg soya ürünü kaldırıldığında, bitkiler tarafından bir dekar alandan; 36 kg saf N, 9 kg saf P2O5 ve 16 kg K2O kaldırıldığı saptanmıştır. Görüldüğü gibi, soya bitkisi topraktan en fazla azot ve potasyum kaldırmaktadır. Yapılan hesaplamalara göre; elde edilecek her 10-15 kg/da verim için topraktan 1 kg Azot kaldırılması gerekmektedir. Ayrıca, her 40-50 kg/da verim için 1 kg P205 ve her 20-25 kg/da verim için de, 1 kg K2O kaldırılmaktadır. Bu nedenle soya tarımında gübreleme büyük önem arzetmektedir.

Azot Gübrelemesi: Soya bir baklagil bitkisidir. Bu nedenle, azota olan ihtiyacı oldukça fazladır. Ancak, bunun gübreleme ile karşılanması ekonomik olmamaktadır. Soya kazık köklü bir bitkidir. Bu nedenle, kendinden önceki bitkiye verilen ve yıkanma ile ön bitkinin etkili kök sisteminin altına inen azottan kolayca yararlanmaktadır. Ayrıca, soyanın kendisi bir baklagil bitkisi olduğu için, ihtiyaç duyduğu azotun % 40-70’ini kendisi temin etmekte ve fazladan da toprağa bir miktar azot bırakmaktadır. Topraktan kaldırılan azotun büyük bir kısmı tohumda (% 67),  bir kısmı sap ve anızda (% 22), çok az bir kısmı ise kökte (% 11) birikmektedir.

Soya arımında ilk gelişmenin sağlanması için ekimden önce veya ekimle birlikte dekara 4-6 kg. saf azot uygulanmalıdır. Bunun için ekimle beraber dekara 20 kg Diamonium fosfat (18.46.0) veya 30 kg Kompoze (20.20.0)  gübresi uygulanmalıdır. Verilen bu azot, aynı zamanda nodozite oluşumuna da yardımcı olmaktadır. Türkiye topraklarında Rhizobium brady japonicum bakterisi tabi olarak bulunmadığı için, ekimle birlikte mutlak surette bakteri aşılaması yapılmalıdır. Yüksek verim için iyi bir nodozite oluşumu esastır. Aşılama yapılmaz ise, verilecek azotlu gübre miktarını artırmak gerekmektedir. Gelişmenin durumuna ve nodozite oluşumuna göre, üst gübreleme yapılmalıdır. Ekimde bakteri kullanılmış ise, ilk çiçeklenme döneminde bitkiler çekilerek kök sisteminde oluşan nodozite sayısı kontrol edilmelidir. Çok sayıda nodozite oluşumu var ise, üst azot gübrelemesine gerek yoktur. Nodozite oluşmamış veya çok az sayıda ise, üst azot gübrelemesi yapılmalıdır. Bunun için dekara 20 kg. üre veya 35 kg. Amonium Nitrat gübresi kullanılmalıdır. Azotlu üst gübre uygulaması, ilk suyun önüne yapılmalıdır. Ekimle birlikte bakteri kullanılmış ise, azotlu üst gübre 2. suyun önüne uygulanmalıdır. Ekimle birlikte hiç azotlu gübre kullanılmamış ise, üst gübreleme birinci sudan önce yapılmalıdır. Gerek duyulur ise ikinci üst gübre uygulanmalıdır.

Soya tarımında ekimle birlikte fazla miktarda azotlu gübre kullanılmamalıdır. İlk devrede verilen fazla miktardaki azot, bitkide nodozite oluşumun geciktirir veya engeller. Ön bitkiye bol miktarda azotlu gübre verilmiş ise, iyi bir bakteri aşılaması yapılarak azotlu gübre verilmeden yeterli ürün alınabilmektedir (Pataes, soğan ve karpuz yerleri için).Gelişmenin ilk devrelerinde bazı tarlalarda görülen sarılık,  azot eksikliği değildir. Bu sarılığın nedeni, demir eksikliğidir. Özellikli bu durum, fazla kireçli topraklarda ortaya çıkar. Gübreleme ile giderilmesi oldukça zordur. Bu sarılığın giderilebilmesi için, sıkça çapalama yapılmalı ve çapalama her defasında derinleştirilmelidir. Zaman ilerledikçe çoğu kez, bu sarılık kaybolmaktadır.

 

 


Paylaş