HASTALIK VE ZARARLILARI

 

1. BAKTERİYEL SOLGUNLUK VE PATATES KAHVERENGİ ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI (Ralstonia solanacearum)

Hastalık Belirtisi

• Hastalığı oluşturan etmen bir bakteridir. Patates bitkisini kökleri yoluyla hastalandırır. Etkili bir mücadele yöntemi yoktur. Tohumla taşınabilir. Ayrıca belirti vermeyen yumrularda latent enfeksiyonlara da sebep olmaktadır. Latent enfeksiyonları tespit etmek ancak laboratuar analizleri ile mümkündür. Bu hastalıkla bulaşık olan tarlalarda patates tarımına 5 yıl süreyle izin verilmez.

• Patatesin yeşil aksamındaki (gövde ve yapraklar) ilk belirtiler, sıcak günlerde dalların uçlarındaki yapraklarda meydana gelen solgunluktur. Susuzluktan dolayı oluşan solgunluktan farkı gece serinliğinde solgunluğun kaybolmamasıdır.

• Hastalık geliştikçe kök boğazının hemen üzerindeki bölgede çizgi şeklinde kahverengileşme ve yapraklarda bronzlaşma görülür. Bu tür belirti gösteren bitkilerin gövdeleri kesildiğinde veya kırıldığında beyaz, sümüksü bir akıntının çıktığı görülür.

• Yumruların gözlerinden ve patatesin gövdeye olan bağlantı kısmından damlacıklar şeklinde bir akıntı çıkar. Bu akıntı kuruyunca toprak parçaları patatesin gözlerine yapışık olarak kalır.

• Hastalıklı yumrular kesildiği zaman kahverengileşme ve hafifçe sıkıldığında krem rengi bir akıntı ortaya çıkar.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Patates, domates, tütün, biber, patlıcan.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Hastalık yumru ile taşındığından, hastalığın görüldüğü üretim alanlarından tohumluk alınmamalı, hastalıktan ari sertifikalı tohumluk kullanılmalıdır.

• Hastalığı oluşturan bakteri karantinaya tabidir. Bu nedenle hastalığın görüldüğü tarlalarda ya 5 yıl süreli nadas ya da 3 yıl nadas daha sonra 2 yıl süreyle hububat ekimi yapılmasına izin verilmektedir.

• Sulama kanallarının kenarlarında yetişen köpek üzümü gibi yabancı otlar ve kendi gelen patates bitkileri imha edilmelidir.

• Hastalıkla bulaşık olduğu tespit edilen üretim yerlerinde yetişen bitkisel materyal çöp fırınında yakılarak veya organizmanın yaşama riski olmayan yerlerde sıcak uygulaması sonrası hayvan yemi olarak kullanılarak veya tarımsal alanlara sızıntı riski olmayan veya tarımsal alanların sulanmasında

kullanılan su kaynaklarıyla temas etmeyecek yerlerde derin şekilde gömülerek imha edilmelidir.

• Kullanılan tüm makine, alet ve depolama alanları temizlenmeli ve uygun bir dezenfektan ile muamele edilmelidir.

Kimyasal Mücadele:

• Etkin ve ekonomik bir kimyasal mücadele yöntemi yoktur.

 

2. PATATES HALKA ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI (Clavibacter michiganensis subsp. sepedonicus)

Hastalık Belirtisi:

• Hastalık etmeni bir bakteridir ve karantinaya tabidir. En önemli yayılma yolu enfekteli

tohumluk patatesler, bulaşık konteynırlar, ekipmanlar ve depolardır.

• Belirtiler genellikle vejetasyon döneminin sonlarında ortaya çıkar.. Solgunluk en alttaki yapraklardan başlar. Bitkinin tamamında ya da sapın sadece bir tarafında görülebilir. Yaprakların kenarları içeri ve yukarı doğru kıvrılır. Yapraklarda önce donuk açık yeşil renk, sonra grimsi yeşil rast gele bir beneklenme, sararma ve son olarak kahverengi nekrotik alanlar oluşur.

• Enfekteli saplar enine kesildiklerinde, iletim dokusunda renk değişikliği belirgin değildir.

• Yumrular enine kesildiğinde iletim demeti etrafında dar, şeffaf (cam gibi), krem-sarı renkli alanlar görülür. Daha sonra bu alanlarda kahverengi renk değişikliği oluşur.

• Daha ileri evrelerde renk değiştiren bölge yumuşar.

• Bu yumrular sıkıldıklarında dış doku kolaylıkla iç dokudan ayrılır ve kremimsi, peynir gibi, kokusuz bakteriyel akıntı ortaya çıkar.

• Hastalık ilerledikçe gözlerin etrafında kırmızımsı kahverengi lekeler görülür.

• Yumru kabuğunda çökük alanlar ve çatlaklar oluşu Hem hassas hem de tolerant çeşitlerde orta şiddetteki enfeksiyonlar, yumrularda latent enfeksiyonlara sebep olmaktadır. Latent enfeksiyonları tespit etmek ancak laboratuar analizleri ile mümkündür.

• Yumru belirtileri Ralstonia solanacearum (Patateste bakteriyel kahverengi çürüklük hastalığı) tarafından oluşturulan belirtilerle karıştırılabilir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Patates

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Hastalığı oluşturan bakteri karantinaya tabidir. Bu nedenle hastalığın görüldüğü tarlalarda patates dikimine 3 yıl süreyle izin verilmemelidir. Bu süre içerisinde tarla kendi gelen (kendiliğinden yetişen) patates bitkileri yönünden kontrol edilmeli ve bunlar sökülüp imha edilmelidir.

• En önemli mücadele metodu hastalıktan ari, sertifikalı tohumluk yumruların kullanılmasıdır.

• Patates tohumlukları kesilmeden dikilmelidir.

• Patates üretiminde kullanılan her türlü alet, ekipman ve depolar ile nakilde kullanılan tüm araçlar çamaşır suyuyla yüzeyleri en az 10 dakika süreyle temas edecek şekilde dezenfekte edilmelidir.

• Patates çuvalları ve paketlemede kullanılan diğer materyaller bir defa kullanılmalıdır.

Kimyasal Mücadele:

• Etkin ve ekonomik bir kimyasal mücadele yöntemi yoktur.

 

3. PATATESTE BAKTERİYEL YUMUŞAK ÇÜRÜKLÜK KARABACAK HASTALIĞI (Erwinia carotovora subsp. carotovora) (E. carotovora subsp. atroseptica) (E. chrysanthemi)

Hastalık Belirtisi:

• Patates bitkisine bakteri yaralardan girer. Bakterinin hücreleri parçalamasıyla patates yumrusunda sulu ve yumuşak bir çürüklük oluşur.

• Bakteriler kışı toprakta, toprağa karışmış yumru ve bitki parçaları üzerinde geçirir.

• Hastalık önce tarlada kendini belli eder. Toprağa dikilen yumru eğer bakteriyle bulaşıksa, bitki çıkışı olmaz ve yumrular toprak altında çürür ya da çıkış olsa bile bitkilerin gelişmesinde bir durgunluk, çalılaşma ve bodurlaşma, yapraklarında yukarıya doğru kıvrılma, sararma, solgunluk ve bazı durumlarda ölüm gözlenir.

• Karabacak belirtisi genellikle bitki çıkışından sonra görülür. Hasta bitkilerin gövdesinin hemen toprak üstündeki kısmında siyahlaşma ve yumuşama görülür. Bazı durumlarda siyahlaşma gövdenin üst kısımlarına kadar ulaşır. Ana gövdedeki siyahlaşma ve çürüme stolonlara ve yeni oluşan yavru yumrulara doğru yayılır. Ağır bulaşık yumrulardan çıkan bitkilerde yan kökler hiç oluşmaz. Bu şekildeki bitkiler çekildiğinde toprak seviyesinden kopar.

• Hasta bitkilerden hasta yumrular oluşur. Bu tip yumrular kesildiğinde başlangıçta krem, beyaz renkte ve sulu bir çürüme gözlenir. Zamanla patates yumrusunda hasta ve sağlam doku arasında siyah sınır oluşur ve renk hızla değişir. Böyle yumrularda hızlı ve kokulu bir çürüme gözlenir. Hastalıklı yumruların depoya girmesi halinde, yeni yumru bulaşmaları olmakta ve ürün kaybı artmaktadır.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Patates dışında havuç, turp, soğan, sümbül, zambak, kabak, hıyar, patlıcan, domates, biber, lahana, marul, ıspanak konukçuları arasındadır.

Mücadele Yöntemleri:

Hastalıkla mücadele kültürel önlemlere dayanmaktadır.

Kültürel Önlemler:

• Temiz tohumluk kullanılmalıdır.

• Patates yumruları kesilmeden dikilmelidir.

• Ağır topraklarda derin dikimden kaçınılmalıdır.

• Hastalıklı bitki artıkları yumruları ile birlikte tarladan uzaklaştırılmalıdır.

• Bulaşık topraklarda patates ve domates dışındaki bitkilerle (hububat, mısır v.s) ekim nöbeti uygulanmalıdır.

• Hasat patates yumrularının kabuğu kalınlaştıktan sonra yapılmalıdır.

• Yumru üzerinde bulunan toprak depolama sırasında havalanmayı engellediğinden depolama öncesinde yumruların üzerindeki toprak mümkün olduğunca uzaklaştırılmalıdır.

• Depolar sık sık kontrol edilerek hasta yumrular ayıklanmalı ve uzaklaştırılmalıdır.

• Toprak altı zararları ile mücadele edilerek, yumrularda yara açılması önlenmelidir.

Kimyasal Mücadele:

• Etkin ve ekonomik bir kimyasal mücadele yöntemi yoktur.

 

4. SOLANACEAE FAMİLYASI KÜLTÜR BİTKİLERİNDE

STOLBUR HASTALIĞI

Hastalık Belirtisi:

• Bu hastalığı oluşturan bir fitoplazmadır. Yaprak pireleri bu hastalığın taşıyıcısıdır. Tarla sarmaşığı ve küsküt yoluyla da bir bitkiden diğerine taşınabilir. Mekanik yolla ve temasla geçmez.

• Hastalık tarlada bulaştıysa patateste ilk belirtiler, uç yapraklarda morumsu renk değişimi ve külah şeklinde kıvrılma ile birlikte sararma şeklinde görülür. Bitkinin boğum araları kısalmaya, boğumlar ve koltuk sürgünleri kalınlaşmaya başlar ve ileri safhalarda koltuk yumruları oluşur. Aynı dönemde kök boğazında havai yumrular da oluşmaya başlar. Solgunlukla birlikte kökler tamamen ölür. Olgunlaşmamış yumrularda pörsüme meydana gelir.

• Eğer hastalıklı yumru dikilmişse çıkan bitkide ilk belirtilerden sonra solma başlar ve yumru bağlamadan çiçeklenme devresinde bitki ölür ya da ipliksi sürgün oluşur, yeşil aksam oluşmaz.

• Hastalığın depodaki belirtisi iplik şeklinde çimlenmedir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Patates, domates

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Ekim alanının çevresi yüksek ağaçlarla çevrilmemelidir.

• Yaprak pirelerinin yoğun olarak görüldüğü fundalık, orman kenarlarında ve yamaçlarda ekim yapılmamalıdır.

• Tarla içinde ve etrafındaki tarla sarmaşığı gibi yabancı otlar yok edilmelidir.

• Patates tohumluğu dikilmeden önce filizlendirilmeli, ipliğimsi filizler oluşturanlar ayıklanmalı ve bunlar dikilmemelidir.

Kimyasal Mücadele:

• Etkin bir kimyasal mücadelesi yoktur, ancak bu hastalığı taşıyan yaprak pireleriyle mücadele yapılmalıdır.

 

5.PATATESTE ADİ UYUZ HASTALIĞI (Streptomyces scabies)

Hastalık Belirtileri:

• Hastalığı oluşturan toprakta yaşayan bir bakteridir. Patates yetiştirilen tüm alanlarda bulunur. Genel olarak kumlu, tınlı ve alkali topraklarda yaşar. Bu hastalıktan dolayı patates bitkisinin toprak üstündeki gövde ve yapraklarında herhangi bir belirti görülmez. Hastalık yumrularda ilk belirti olarak küçük yuvarlak lekeler halinde ortaya çıkar. Bu lekecikler yumruyla birlikte büyüyerek renkleri koyulaşır. Bu lekelerin olduğu yerdeki kabuğu ince bir şekilde kesersek, altta saman sarısı bir renk oluştuğu görülür. Yumrudaki farklı görünüşlerine göre; yüzeysel, derin ve kabarık uyuz şeklinde belirtiler birbirinden ayrılır.

• Yüzeysel uyuz, açık kahverengi veya pas rengi, mantarımsı, pütürlü, ağ benzeri bir görünüştedir.

• Kabarık uyuzda ise, yumru üzerinde kabarık, pürüzlü, kaba ve mantarımsı oluşumlar meydana gelir.

• Derin uyuzda çukur veya yarıklar halinde girintiler oluşur.

• Uyuz hastalığı yumruların görünüşünü bozarak patatesin pazar değerini düşürür.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

Patates, turp, havuç, şalgam

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Hastalık yumru ile taşındığından, hastalığın görüldüğü üretim alanlarından tohumluk alınmamalı, hastalıktan ari sertifikalı tohumluk kullanılmalıdır.

• Bulaşık alanlarda hastalığa dayanıklı patates çeşitleri tercih edilmelidir.

• Toprak pH’sını 5.5’un altında tutarak hastalığın şiddetini azaltmak mümkündür. Ağır bulaşık topraklara kükürt verilerek pH düşürülebilir. Ancak yumru gözlerinde yanmalara sebep olabileceğinden toprak analizi sonucuna göre kükürt uygulaması yapılmalıdır.

• Toprak pH’sını yükselten gübre uygulamalarından kaçınılmalıdır.

• Ağır bulaşık topraklarda yumrulu bitkilerin üretiminden vazgeçerek, etmenin konukçusu olmayan buğday, arpa, çavdar gibi bitkilerle en az 3 yıllık bir ekim nöbeti uygulanmalıdır.

• Patates uyuzu ile bulaşık yumruların kullanılma zorunluluğu olduğu durumlarda, çiftlik gübresi yerine birkaç yıl kimyasal gübrelerle birlikte yeşil gübreler uygulanmalıdır.

• Yumruların ilk oluşmaya başladığı dönemde etmenin yumrulara girişini engellemek için, boğaz doldurmadan 15 gün sonra birer hafta arayla 6 sulama yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadele:

• Bu hastalığa karşı kimyasal mücadele yöntemi olarak tohum ilaçlaması uygulanır. Bakanlıkça tavsiye edilen tarım ilacı etiketinde belirtildiği şekilde ilaçlama yapılır.

 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

6.DOMATES, PATLICAN VE PATATESTE ERKEN YANIKLIK HASTALIĞI (Alternaria solani)

Hastalık belirtisi:

• Bu hastalığa bitkilerin her devresinde rastlanır. Erken devrelerde fidelerde kök çürüklüğü veya kök boğazı yanıklığı yapar. İlk belirtiler yaşlı yapraklarda görülür.

• Yaprak, sap ve meyvede gayri muntazam küçük kahverengi lekeler halinde başlar. Lekeler iç içe daireler şeklinde 1–2 cm büyürler.

• Hastalığın şiddetli olması halinde bütün yapraklar kururlar.

• Çiçek ve meyve sapları hastalığa yakalanırsalar dökülürler, meyvelerde genellikle sapın tutunduğu kısımda koyu renkli çökük, çoğu zamanda sınırlanmış lekeler oluşur.

• Hastalık için uygun gelişme koşulları 28–30 0C’dir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Hastalık domates, patlıcan, patates, lahana, karnabahar ve havuçta görülür.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Temiz tohum kullanılmalı

• Fidelikler ve seralar sık sık havalandırılmalı

• Aşırı sulamadan kaçınılmalı

• Hastalıklı bitki artıkları ve fideler tarladan uzaklaştırılmalı

Kimyasal Önlemler:

• İlaçlı mücadeleye ilk belirtiler görülür görülmez başlanmalıdır

• Bitkinin tüm yüzeyi ilaçlanmalı, ilaçlama serin ve rüzgârsız zamanlarda

7–10 gün arayla yapılmalıdır.

 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

7.PATATES SİĞİL HASTALIĞI (Synchytrium endobioticum)

Belirtileri:

Hastalık, kökler hariç tüm toprak altı kısımlarda ortaya çıkmaktadır.

• Gövdenin toprakla birleştiği yerler, yumrunun bitki ile bağlantı noktaları ve yumrular

enfeksiyon yerleridir. Bu yerlerdeki hastalıklı alanların anormal büyümesi sonucu urlar oluşur.

• Urlar morfolojik olarak karnabahara benzeyen hiperplastik doku şeklinde gelişen biçimsiz, tomurcuklanmış yapıdadır. Boyutları toplu iğne başı büyüklüğünden yumruk büyüklüğüne kadar olabilir. Tipik bir ur başlangıçta beyazdır, kabaca elips şeklinde, ancak yapı olarak genellikle katı olmayıp, yumuşak ve etli, pürüzlü, yapıdadır. Yumrudan kolaylıkla kopabilmektedir.

• Şiddetli bulaşmalarda yumrunun tamamı gal halini alabilir. Şiddetli enfeksiyonlar, yumru oluşumunu önlemek suretiyle patates üretimini tahrip etmektedir. Hastalık önemli derecede ürün kayıplarına neden olur, hasta yumrular ya tarlada veya depoda çürür.

• Nadir olarak yaprak ve çiçek enfekte olabilse de hastalanmış patates bitkilerinin yeşil aksamında hiçbir değişiklik görülmez, tıpkı sağlam bitki görünümünde olur ve zarar hasada kadar saklı kalır. Ancak bazen bitki susuz kalmış gibi canlılıkta bir azalma olabilir.

• Hastalık etmeni toprakta çok uzun yıllar canlılığını koruyabilmesi nedeniyle, bulaşık tarlada çok uzun yıllar patates üretimi yapılamamaktadır. Bu gibi alanlar ihraç amaçlı bitki üretiminde ve her türlü üretim materyali yetiştirmek amacıyla kullanılamaz.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

Kültür bitkisi konukçusu patatestir. Domates ve Solanaceae familyasına bağlı diğer bitkiler ve yabani Solanum türleri etmen tarafından hastalandırılabilirler.

Mücadele Yöntemleri :

Kimyasal mücadelesi tavsiye edilmediğinden, etmenin yayılmasını önlemek için mutlaka karantina önlemleri uygulanmalıdır.

Karantina Önlemleri

• Tarlada tek bir bitkide hastalık tespit edilmesi halinde, o tarla bulaşık olarak kabul edilir. Bulaşık olduğu belirlenen tarlalarda patates üretimi ve her türlü üretim materyali (fide, fidan gibi) ve şeker pancarı, soğan vb. gibi toprak taşıyabilecek bitkiler yetiştirilmemelidir.

• Bulaşık tarlalardan elde edilen yumrular kesinlikle tohumluk, sofralık ve hayvan yemi olarak kullanılmamalı, yakılarak, kaynatılarak (> 80°C suda) veya bulunduğu tarlada derin çukurlara gömülerek imha edilmelidir.

• Bulaşık tarlada kalan yeşil aksam ve yumru artıkları da yakılarak imha edilmelidir.

• Tarla kenarındaki Solanum türlerine ait yabancı otlar temizlenmelidir.

• Üreticilerin bulaşık tarlada kullandıkları tarla işleme, çapalama ve hasat sırasında kullandıklara her türlü araç ve gereç ile hayvanların ayaklarına ve hasat ettikleri ürünün üzerine yapışan toprakların tarla dışına çıkartılması, temiz alanların bulaşmasına neden olacağından, bunu önleyici tedbirler alınmalıdır.

• Bulaşık tarlalarda kullanılan her türlü araç ve gereç %5’lik çamaşır suyu (NaOCl) ile dezenfekte edilmelidir.

• Bulaşık tarlaların etrafındaki alanların koruma altına alınması ve bu alanlarda patates üretimi yapılacaksa, etmenin ırklarına dayanıklı olduğu resmi olarak testlenmiş olan patates çeşitleri yetiştirilmelidir.

• Bulaşık yumrularla beslenen hayvanlarda, patojen hayvan bağırsaklarında da canlılığını sürdürebildiği ve hayvan dışkısı ile de yayılabileceğinden, hastalıklı yumrular çiğ olarak hayvan yemi olarak kullanılmamalıdır.

Kültürel önlemler :

• Patates üretiminde sertifikalı tohumluk kullanılmalı

• Hastalık gübre ile de taşınabildiğinden, çiftlik gübresi güvenilir yerden temin edilmeli

• Tarlada kullanmak amacı ile hastalıkla bulaşık yerlerden tarla alet ve ekipman mutlaka çok iyi bir şekilde çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir.

Kimyasal önlemler :

Bu hastalığa karşı, etkili olmadığı için kimyasal mücadele tavsiye edilmemektedir.

 

8. SİYAH SİĞİL (=KÖKBOĞAZI NEKROZU) HASTALIĞI (Rhizoctonia solani)

Belirtileri:

• Gövde ve kök boğazı üzerinde kırmızımsı- kahverengi, çökük yaralar meydana gelir.

• Çıkış döneminde çökertene sebep olabilir, daha ileri dönemlerde solgunluk ve kurumalara neden olur.

• Yumru üzerinde siyah yada kahverenginde yüzeysel kahverengi sert siğil şeklinde gelişir.

• Siğiller düzensiz, yüzeysel, sert ve toprak kümelerine benzer ve yumru üzerinde düzensiz şekilde bulunurlar. Bazen yumrunun tamamını kaplayabilirler.

• Yumru üzerindeki siğilerin büyüklüğü toplu iğne başı büyüklüğünden yarım bezelye büyüklüğüne kadar oluşabilir. Yumru yıkandığında toprak uzaklaştığı yumru üzerinden uzaklaştığı halde siğiller kalır.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Patates

Mücadele Yöntemleri :

Kültürel Önlemler :

• Temiz ve sertifikalı tohum kullanılmalı

• Dikim öncesi belirti gösteren yumrular ayrılır

• Islak toprağa dikim yapmaktan kaçınılmalıdır

• Tohumluk iyi filizlendirilmelidir

 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

9. PATATES MİLDİYÖSÜ (GEÇ YANIKLIK) HASTALIĞI (Phytophthora infestans)

Hastalık Belirtisi:

• İlk belirtiler yaprakta küçük, soluk yeşil veya sarımsı lekeler halinde görülür.

• Hastalığın ilerlemesiyle lekelerin olduğu kısımlar kahverengileşir ve doku ölür. Uygun koşullarda tüm bitkiye yayılır.

• Tarlada başlangıçta ocaklar halinde birkaç bitkide görülür, orantılı nemin %80 ve sıcaklığın 19–220C’de tüm tarlaya ve etraftaki tarlalara yayılır.

• Yumrularda yüzeysel kuru çürüklük şeklinde, düzensiz eflatun ile siyah renk arasında sert lekeler belirir. Hastalık yumru etine doğru ilerler.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Hastalık patates ve domateste görülür.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Temiz ve Sertifikalı tohum kullanılmalıdır.

• Hastalıklı bitki artıkları ve yumrular tarladan uzaklaştırılmalı

• Patates tarımı çiğ tutmayan güneye bakan yerlerde yapılmalıdır

Kimyasal Mücadele:

• Hastalığın her yıl görüldüğü yerlerde ve büyük zarar yaptığı üretim alanlarında hastalık belirtileri görülmeden, günlük ortalama sıcaklığın 16 0C veya en düşük sıcaklığın 10 0C’yi bulmasıyla ilaçlamaya başlanmalıdır.

• Hastalığın her yıl görülmediği alanlarda ise çevrede yada tarlada ilk belirtiler görülür görülmez ilaçlamaya başlanmalıdır

 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

10. PATATES KURU ÇÜRÜKLÜK HASTALIĞI (Fusarium spp.)

Hastalık Belirtisi:

• Yumruda, koyu renkli çökük yüzeysel lekeler şeklinde başlar. Yumru etinde açık kahverengiden, siyaha kadar değişen renklerde nekrotik alanlar şeklinde görülür. Çürüklük ilerledikçe yumru içinde boşluklar oluşur. Yumru yüzeyi buruşur ve fungusun gelişme organları ipliksi şekildedir.

• Yumru içinde oluşan boşluklarda ve enfekteli alanlar üzerinde sarı, beyaz, mor veya pembe renkli fungal yapı gözle görülebilir Enfekteli yumrularda kuru çürüklüklere neden olur.

• Nemli ortamda yumuşak çürüklük bakterileri tarafından meydana getirilen sekonder enfeksiyonlarda gelişebilir. Uzun depolanma süresi sonunda hastalık ilerledikçe yumruda tamamen çürüme, buruşma ve mumyalaşma görülür.

• Enfeksiyon için optimum sıcaklıklar 10-20 0C arasındadır, Fusarium spp.’nin çoğu bu sıcaklıklarda yüksek nem ile birlikte hızla gelişirler.

• Hastalık depolarda görülür. Hasat esnasında yumru yaralanmadıkça genellikle hastalık görülmez. Hasatta oluşan yaralar ya da ezilmeler yumru yüzeyindeki toprakta bulunan fungusun yumruya girmesini sağlar.

• Kuru çürüklük çoğunlukla bir depo hastalığıdır, diğer etmenlerin ve yumuşak çürüklük bakterilerinin enfeksiyonu için de uygun ortam sağlar.

• Depolanma süresi ve koşullarına (sıcaklık, nem, havalandırma, v.s.) bağlı olarak çürüme gittikçe ilerler ve sağlam yumrulara da bulaşarak, hastalıklı yumruların sayıları artar. Ülkemizde depolama koşullarının iyi olmadığı yerlerde görülebilir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Başlıca konukçusu patatestir.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler

• Yaralı yumrular depoya konulmamalı ve tohumluk olarak dikilmemelidir.

• Yumrular yaralanmalara karşı daha duyarlı olduğu için, 7 ºC’nin altındaki sıcaklıklarda hasat yapmaktan kaçınılmalıdır.

• Hasatta yaralanmadan dolayı meydana gelebilecek bulaşmayı önlemek ve hasat sonrası kabuğun pişkinleşip yaraların iyileşmesi için iki hafta 13-18 ºC’de havadar bir yerde yumrular bekletilmelidir.

• Depolarda havalandırma ve hava sirkülasyonu iyi yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadele

Hastalıkla kimyasal mücadele yumru ilaçlaması şeklinde yapılır.

 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

11. PATATES BÖCEĞİ (Leptinotarsa decemlineata)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Ergin 10-12 mm boyunda, sarı kırmızımsı renkli, sırtı kuvvetli bombelidir. Sertleşmiş olan üst kanatların üzerinde 5 bir tarafta, 5 diğer tarafta olmak üzere 10 tane uzunlamasına siyah renkli bant vardır.

• Olgun larva kambur duruşlu, başı koyu kahverengi olup, vücudu portakal sarısı rengindedir.

• Patates böceği kışı toprakta ergin olarak geçirir.

• İlkbaharda kışlama yerini terk ettikleri sahalarda patates bitkisi yoksa, besin aramak üzere başka yerlere uçarlar. Patates böceğinin yayılması bu sırada olmaktadır.

• Yumurtalarını gruplar halinde veya bazen tek tek yaprakların alt yüzlerine bırakırlar. Yumurta koyu sarı renkli ve oval şeklinde olup, 1-2 mm uzunluğundadır.

• Patates böceği Marmara Bölgesi koşullarında 3-4, Orta Anadolu Bölgesi koşullarında 1..5 döl vermektedir.

Zarar Şekli:

• Patates böceği’nin ergin ve larvaları patates ve patlıcan yapraklarını genellikle dıştan başlayarak içe doğru yemekte, yada yaprakta bir delik açarak bu deliği genişletmek suretiyle beslenmektedir.

• Larva ve erginler patates ve patlıcanın çiçekleri ile de beslenmekte, patlıcan meyvesini kemirerek yemektedirler.

• Patates böceği’nin beslenerek yaptığı zararın yanı sıra virüs ve bakteri etmenlerinin yayılmasında da rol oynadığı bilinmektedir.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Patates böceğinin Ülkemizdeki ana konukçuları patates ve patlıcandır. Domates ve yabani Patlıcangillerde konukçuları arasındadır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Sonbaharda patates hasadının tamamıyla yapılmasına özen gösterilmeli ve tarlada yumru bırakılmamalıdır.

• İlkbaharda bir önceki yıl dikili olan alanlar dolaşılmalı ve kalan patates bitkileri, üzerindeki böcekler ile birlikte yok edilmelidir.

• Küçük alanlarda larva ve erginleri toplayarak yok etmek, yumurtalarını ezmek oldukça etkilidir.

Kimyasal Mücadele:

• Yeşil aksam ve tohumluk ilaçlaması şeklinde mücadelesi yapılır.

• Yeşil aksam ilaçlaması: Patates böceği’nin kimyasal mücadelesinde bir eşik bulunmamakla birlikte; patates bitkisi böcek yoğunluğuna, bitkinin dönemine ve gelişimine bağlı olarak %20-40 oranında meydana gelecek ürün kaybını tolere edebilmektedir.

• Kimyasal mücadeleye karar vermede, bu husus özellikle dikkate alınmalıdır. Bu durum dikkate alınarak birinci döle karşı ilaçlama yapılacaksa, bitkilerde ilk olgun larvalar (dördüncü dönem) görüldüğünde yapılmalıdır.

• İkinci döle karşı ilaçlama yapılması durumunda ise yumurta açılımının tamamlanması beklenmelidir.

• Tohumluk ilaçlaması: Dikim öncesi yumrular ilacın etiketinde önerildiği şekilde ilaçlanır.

 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

12. PATATES GÜVESİ (Phthorimaea operculella)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Kanatları çok dar, vücut ince uzun olup 5-6 mm kadardır. Antenler vücuttan daha uzundur. Ön kanatlar grimsi kahverengi, üzeri koyu kahverengi irili ufaklı noktalıdır.

• Olgun larva 8-10 mm uzunluğundadır. Baş, koyu kahverengidir.

• Larvanın rengi patates yumrularıyla beslenenlerde vücut pembemsi beyaz, yapraklarıyla beslenenlerde yeşil, patlıcan yapraklarını yiyenlerde ise daha koyudur.

• Zararlı kışı ambar veya tarlada kalmış patatesler üzerinde larva ve pupa halinde geçirir. İlkbaharda ortalama sıcaklığın 15ºC’ye ulaşması ile (mart sonu- nisan başı) erginler çıkar ve yumurta bırakmaya başlar.

• Kelebekler gece aktiftir. Zararlı yılda 3-8 döl verir.

Zarar Şekli:

• Larvalar yumru içine girerek düzgün olmayan galeriler açar.

• Sert yüzeyli olan bu galerilerin içi beyaz renkte pisliklerle doludur.

• Galerilerin ağzında ise yumru üzerinde biriken siyah renkteki pislikler ile zararlının varlığı kolayca anlaşılır.

• Zarar görmüş yumrular bakteri ve funguslarla daha çabuk bulaşarak çürürler ve yemeklik olarak kullanılamayacak duruma gelebilir.

• Patates yumrusunda gözlerin zarar görmesi sonucunda, patateslerin tohumluk özellikleri de azalır veya kaybolur.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Patlıcangiller familyası bitkilerinin hemen hepsinde bulunur. En önemli konukçusu patatestir. Patatesin tarla ve ambar zararlısıdır. Patlıcan, tütün, domates ve biberde de görülmektedir.

Mücadele Yöntemleri

Kültürel Önlemler

• Patateste boğaz doldurma ve bakım işlemlerinin iyi yapılması gerekir.

• Hasat edilen patatesler tarla kenarında yığın yapılmadan depoya taşınmalı.

• Patates depolarındaki pencerelere kelebeklerin geçmeyeceği sıklıkta kafes tellerinin takılmasına, depoya bulaşık çuval ve malzemenin konulmamasına, boş depo temizliğine ve ilaçlamasına özen gösterilmesi gerekir.

• Zararlı 10ºC’nin altında gelişmediğinden, patatesler bu sıcaklığın altında emniyetle depolanabilir.

Kimyasal Mücadele:

• Patatesin yeşil aksamında Patates güvesi zararına rastlanmadığından, tarla döneminde ilaçlama tavsiye edilmemektedir.

• Soğutma sistemli veya sıcaklığı 10ºC’nin altında olan depolarda zararlı bulunsa bile gelişememektedir.

• Bu şekildeki depolamanın yapılmadığı ve zararlının yoğun olduğu yerlerde depolamadan önce yumru ilaçlaması gerekebilir. Yumrular depoya alınmadan önce ayrıca boş depo ilaçlaması yapılmalıdır.

 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

13. SEBZELERDE TELKURDU (Agriotes spp.)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Türlere göre değişmekle birlikte, erginlerin renkleri genellikle grimsi veya kahverengimsi siyahtır.

• Erginler sırtüstü çevrildiklerinde sıçrayıp ters dönerler ve bu sırada “çıt” diye ses çıkarırlar.

• Larva uzun silindir şeklinde, sert vücutlu ve parlak görünümde, kahverenginde veya kiremit rengindedir.

• Olgun larva 2-3 cm boyundadır.

• Kışı larva veya ergin halde toprak içinde geçirirler. İlkbaharda havaların ısınmasıyla birlikte larvalar toprak yüzeyine yaklaşarak beslenirler.

Zarar Şekli:

• Esas zararı larvalar yapar.

• Larvalar bitki köklerini kemirerek, kalın kök ve yumruların içine girerek zararlı olurlar.

• Ayrıca yaralanma yerlerinden patojen bakteri ve funguslar bitkiye girerek çürümeler meydana getirebilirler.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Çok sayıda bitkide zararlıdır. En çok zarar yaptığı bitkiler arasında patates, soğan,

bütün sebzeler, yer fıstığı, pamuk, mısır, buğday, arpa, yulaf, şeker pancarı ve tütün sayılabilir.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Yaz sonu veya sonbahar başında yapılacak toprak işlemesi sayesinde larvaların sıcak ve kurak şartlarda bırakılarak ölmesi sağlanabilir.

• Ekim nöbetinde, Tel kurdu bulunan tarlalarda zarardan aşırı etkilenen konukçular ekilmemelidir.

Kimyasal Mücadele:

• Ortalama olarak m2’de 6 ve daha fazla sayıda larva mevcutsa ilaçlama yapılmalıdır.

 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

14.SEBZELERDE BOZKURT (Agrotis spp.)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Bozkurt erginlerinin kanat açıklığı 35-40 mm kadar olup, baş, göğüs ve karın üzerindeki tüyleri grimsi kahverengidir.

• Tanımlarında en belirgin özellik ön kanatlarda bulunan böbrek şeklinde lekelerin oluşudur.

• Larvalar yumurtadan yeni çıktığında krem rengindedir. Olgun larva koyu- gri renkte ve 45-50 mm boyundadır.

• Yumurtaları sarımsı krem renginde, üstten basık küre şeklinde Üzerlerinde uzunlamasına ışınsal çıkıntılar bulunur.

• Yumurtalar açılmaya yakın siyahımsı kahverengi olur.

• Bozkurtlar kışı olgun larva halinde toprakta geçirir. İlkbaharda havaların ısınması ile birlikte faaliyete geçerler.

• Larvalar gündüzleri toprak içinde veya bitki diplerinde, kıvrık vaziyette durur, geceleri ise toprak sathına çıkarak beslenirler.

• Bu zararlıya “tırpan kurdu veya kesici kurt” da denilmektedir.

• Bozkurtlar yılda 2- 4 döl verir.

Zarar Şekli:

• Bozkurt larvaları başlangıçta bitkilerin taze yaprak ve sürgünlerini yemek suretiyle, ileriki dönemlerde yalnız geceleri beslenirler ve toprak sathına yakın yerden, kök boğazından kesmek veya kemirmek suretiyle bitkinin kırılıp kurumasına neden olurlar.

• Ayrıca çimlenmekte olan tohumları ve yumrulu bitkilerin toprak içindeki yumrularını da yiyerek ürün kaybı meydana getirirler.

•Ülkemizde hemen her yerde bulunmaktadırlar.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Bozkurtlar çok sayıda bitkide zararlı olup, bütün sebzelerde zarar yapmakta fakat özellikle domates, biber, patlıcan fidelerinde ve patateslerde daha çok görülür.

• Ayrıca pamuk, tütün, mısır, ayçiçeği, pancar, hububat, yem bitkileri, meyve fidanları ve pek çok yabancı otta zarar yapmaktadırlar.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Yazlık sebzelerin sökümünden sonra sonbaharda tarlalarda yapılan toprak işlemeleri çok miktarda larva ölümüne neden olur.

Kimyasal mücadele:

• Sebzelerin ekim ve fide dikim zamanlarında bitkilerin dipleri kontrol edilerek zararlının larvası aranır, m2’de 2-3 larva görüldüğünde ilaçlama yapılır. Dikimden sonra da kontrol edilen bitkilerde %1-3 oranında larva veya kesik bitki saptandığında ilaçlama yapılır. Kimyasal mücadelesi zehirli yem, tohum, bandırma yöntemi ve yeşil aksam ilaçlaması şeklinde yapılır.

• Zehirli Yem Hazırlanışı: Tavsiyede yer alan ilaçlardan herhangi biri önce 10 kg kepek ile kuru kuruya karıştırılır, sonra kepeği sünger şeklinde nemlendirecek miktardaki suda ½ kg şeker eritilerek, kepek+ilaç karışımı bu şekerli su ile yavaş yavaş nemlendirilir. Nemlendirme derecesi kepeğin sünger haline gelmesiyle ayarlanır. Bu şekilde hazırlanan zehirli yem akşam üzeri dekara 5-8 kg hesabı ile bitki diplerine serpilir İlaçlama sulamadan sonra yapılırsa daha etkili olur.

• Tohum İlaçlaması: Uygulama 1 kg tohum için gerekli ilacın, hafifçe nemlendirilmiş tohumla kuru kuruya karıştırılması ya da 1 kg tohumu ıslatacak miktarda su içinde eritilerek tohumun bu ilaçlı su ile ıslatılması şeklinde yapılabilir.

• Bandırma Yöntemi: Genişçe bir kap içine su ve ilaç konulduktan sonra yeteri kadar kil veya killi toprak ilave edilir ve karışım bulamaç haline getirilir. Fidelerin kökleri kök boğazının üst seviyesine kadar bandırılır. Sonra çıkarılarak gölgelik bir yerde 10 dakika bekletilir ve dikim yapılır.

• Yeşil Aksam İlaçlaması: Hazırlanan ilaçlı su ile bitki ve kök boğazı çevresindeki toprak yüzeyi ilaçlanır.

 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

15. MANAS (KADI LOKMASI) Polyphylla turkmenoglui Petr., P.fullo L.

Tanımı ve Yaşayışı:

• Erginlerde vücut dışbükey ve sağlamdır.

• Erginler, genellikle Haziran-Temmuz aylarında pupadan çıkarlar.

• Dişiler yumurtalarını toprağın 1-20 cm derinliğine bir yuva içerisine bırakırlar.

• Larvalarda vücut tombul görünümlü, beyazımsı renktedir ve daima “C” harfi şeklinde kıvrıktır. Baş esmer renklidir.

• Larvanın bacakları kısa ve iyi gelişmemiş olup, fazla harekete uygun değildir.

• Larva bütün dönemlerini toprakta geçirir.

• İki yılda bir döl verirler.

Zarar Şekli:

• Esas zararı larvalar yapar.

• Yumurtalardan çıkan larvalar etraflarında bulunan bitkilerin kökleri ve yumruları ile beslenirler.

• Larvalar bitki köklerini kemirerek, kalın kök ve yumruların içine girerek zararlı olurlar.

• Kumsal ve humuslu topraklarda zararı daha fazladır.

• Uygun toprak sıcaklığı ve nem koşullarında Mart-Ekim ayları arasında larva zararı söz konusudur.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Polifag bir zararlıdır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Bu zararlı ile mücadelede başarı sağlamak için kültürel önlemlere ağırlık verilmesi gerekir.

• Bir yıl önceden tarlada zararlı veya zararı görülmüşse dikimden önce, tarlada derin toprak işlemesi yaparak topraktaki yumurtaların güneşe maruz kalıp ölmesi sağlanır, bu sırada görülen canlı larvalar toplanıp öldürülür.

• Ayrıca sürüm sırasında çıkan larvalar kuşlar tarafından yenmektedir.

• Yabancı ot temizliğine önem verilmelidir.

• En az 2 yıl süre ile zararlıya hassas olmayan mısır veya tırfıl ekilerek münavebe yapılması uygun olur.

Kimyasal Mücadele:

• Bu zararlıya karşı kimyasal mücadele bulunmamaktadır.

 

16. SEBZELERDE YAPRAKBİTLERİ

Pamuk yaprakbiti (Aphis gossypii),Bakla yaprakbiti (Aphis fabae),

Şeftali yaprakbiti (Myzus persicae),

Patates yaprakbiti (Macrosiphum euphorbiae)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Vücutları oval biçimde ve yumuşak olup, 1.5-3.0 mm boyunda yeşil, sarı, siyah renklerdedir.

• Ergin ve nimfleri bitkilerin taze sürgün, yaprak ve yaprak altlarında toplu halde bulunur.

• Yaşayışlarına göre tek ve iki konukçulu türler olarak iki gruba ayrılırlar.

• Bölgelere ve türlere göre yılda 10-16 döl verirler.

Zarar Şekli:

• Esas zararı larvaları yapar.

• Yumurtadan çıkan larvalar etraflarında bulunan bitkilerin kökleri ve yumurtaları ile beslenirler.

• Larvalar bitki köklerini kemirerek, kalın kök ve yumruların içine girerek zararlı olurlar.

• Kumsal ve humuslu topraklarda zararı daha fazladır.

• Uygun toprak sıcaklığı ve nem koşullarında Mart-Ekim ayları arasında larva zararı söz konusudur.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Polifag bir zararlıdır.

Kültürel Önlemler:

• Bu zararlı ile mücadelede başarı sağlamak için kültürel önlemlere ağırlık verilmesi gerekir.

Kimyasal Mücadele:

• Ülkemizde patateste mücadele eşiğine ulaşmadığı için yaprakbitlerine karşı kimyasal mücadele yapılmamaktadır.

• Ancak tohumluk patates üretimi yapılan yerlerde virüs hastalıklarının yaygınlaşmasını önlemek için kimyasal mücadele gerekebilir.

• İlaçlama zamanını belirlemek amacıyla (Nisan-Haziran aylarında) bitki çıkışından itibaren tarlaya köşegenleri doğrultusunda bitkilerin taze yaprak ve sürgünlerinden rasgele 50 yaprakta sayım yapılır.

• Yapılan sayımlarda, yaprak başına 6 ve daha fazla birey saptandığında ilaçlama yapılır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

17. SEBZELERDE YAPRAKPİRELERİ Empoasca decipiens Paoli, Asymmetrasca decedens (Paoli)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Ergin sarımsı yeşil veya kahverengi olup, yaklaşık 2-3 mm uzunluğundadır.

• Ön kanatlar açık renkte, arka kanatlar şeffaftır. Kanatları vücut boylarını geçer.

• Genel olarak yaprak alt yüzünde bulunurlar. Yaprak pirelerinin yan yan ve ileri giderek hareket edişleri karakteristik özellikleridir. Ergin kanatlı olduğundan uçar, bitkiden bitkiye ve topraktan bitkiye geçebilir.

• Nimfler erginlere benzer. Daha ufak ve kanatsızdır. Önceleri soluk renkli, daha sonra yeşilimsi bir renk alır.

• Yılda 3-5 döl verirler.

Zarar Şekli:

• Bitki özsuyunu emer, emgi neticesinde yapraklarda beyazımsı- sarımsı, daha ileri devrede kahverengi lekeler meydana gelir.

• Bitki zayıflar ve büyüme yavaşlar, yaprak kenarları dıştan içe doğru kıvrılır.

Zararlı Olduğu Bitkiler

• Patates, biber, domates, fasülye, börülce, bakla, kabak, hıyar, kavun, karpuz, pazı ve turp.

Mücadele Yöntemleri:

Kimyasal Mücadele:

• Ülkemizde patateste mücadele eşiğine ulaşmadığı için yaprak pirelerine karşı kimyasal mücadele yapılmamaktadır.

• Ancak tohumluk patates üretimi yapılan yerlerde virüs hastalıklarının yaygınlaşmasını önlemek için kimyasal mücadele gerekebilir.

• İlaçlama zamanını belirlemek amacıyla bitki çıkışından itibaren tarlaya köşegenleri doğrultusunda bitkilerin taze yaprak ve sürgünlerinden rastgele 50 yaprakta sayım yapılır.

• Yapılan sayımlarda, yaprak başına 10 ve daha fazla birey saptandığında ilaçlama yapılır.

 

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

18.PATATES ÇIZGI VIRÜSÜ (PATATES Y VIRÜSÜ) (Potato Y potyvirus, PVY)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Yaprak biti bu virüs hastalığının vektörüdür. PVY yaprak biti vektörleriyle bütün dünyaya yayılmıştır. Virüs, yaprak bitlerinin yanı sıra yaprakların birbiri ile teması ve yaralanmayla da mekanik olarak taşınabilmektedir.

• Bulaşık tohumluk patatesler virüsün esas bulaşma kaynağıdır

• PVY ve PVX ile beraber enfeksiyon yaptıklarında yaprakta kıvırcıklaşma ve damar nekrozu daha şiddetlidir.

Hastalığın Belirtileri:

• Hastalık, düzensiz mozaik ve koyu lekeler şeklinde görülür. Hastalığın ileri safhalarında tepe yapraklarında kıvırcıklaşma oluşur. Yaprak kırçıllı olur, dokunulduğunda kolaylıkla sapa bağlı yerden kopar. Alt yapraklar ise, nekrotikleşip gövdeye yapışır. Büyümede gerileme olduğu gibi, yumru bağlama da azalmaktadır.

• İlk belirtiler, hasta yumrudan meydana gelen bitkide mozaik ve kıvırcıklaşma şeklinde kendini gösterir. Daha sonra yaprak alt damarları boyunca meydana gelen kahverengileşme yerini siyah çizgi görünümüne bırakır. Bazı çeşitlerde ise, yapraklarda nekrotik lekeler ve benekler oluşturur. Bitkilerde bodurlaşma meydana gelir.

• Yıl içindeki geç enfeksiyonlar yapraklarda belirti oluşturmaz. Ancak virüs yumrulara yerleşir. Bulaşık yumrulardan kaynaklanan enfeksiyonlarda, bitkilerde mozaik, beneklenme ve nekroz oluşur. Konukçuları : Tütün, domates, biber ve patates

Mücadele Yöntemleri:

• Virüsten ari sertifikalı tohumluk kullanılmalıdır.

• Temas yolu ile bulaşmanın önüne geçilmesi için sık dikimden kaçınılmalıdır.

• Patates yumrularının kesilmeden dikilmesi gerekir. Eğer kesme mecburiyeti varsa yumruyu keserken her defasında bıçakların %3’lük sodyum hipoklorit trisodyum fosfat, klorin dioksit ve kalsiyum hidroksit gibi kimyasallar ile dezenfekte edilmelidir.

• Virüs konukçusu olan yabancı otlar üretim alanı ve çevresinden temizlenmelidir.

• Patates tarla kontrollerinde 4–5 yapraklı dönemden itibaren incelemeler yapılarak, virüs hastalık belirtisi gösteren veya bulaşık olduğu tahmin edilen bitkiler sökülerek tarladan uzaklaştırılmalıdır.

• Hastalığa dayanıklı veya tolerant çeşitler tercih edilmelidir.

• Özellikle tohumluk patates, vektörlerin bulunmadığı bölgelerde üretilmelidir. Vektör mücadelesi, “Sebzelerde Yaprakbitleri Zirai Mücadele Teknik Talimatı” na uygun olarak yapılmalıdır.

 

19. PATATES YAPRAK KIVRILMA VIRÜSÜ (Potato leafroll luteovirus, PLRV)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Bu hastalığa Patates yaprak kıvrılma virüsü (PLRV) yol açmaktadır.

• Etmen tohumluk yumrularla ya da hastalıklı bitkilerde beslenen yaprak bitleri tarafından sağlıklı bitkilere bulaştırılır.

• Hastalığın bulunması ve patates alanlarında salgın yapması yaprak bitlerinin populasyonuna bağlıdır.

• Bu virüs mekanik olarak taşınmaz. Hastalık Türkiye’de patates yetiştirilen her yerde görülmektedir.

Hastalığın Belirtileri:

• İlk belirtiler bitkinin genç tepe yapraklarında görülür .Genç yapraklar sararır, yukarı doğru ve külah şeklinde içe kıvrılır.

• Alt yapraklar ise daha sonra kıvrılır, sararır ve pembeleşir. Böyle yapraklarda renk değişir.

• İleri dönemlerde alt yapraklar ölür, üst yapraklar ise kloroz (sararma) durumu devam eder.

• Hastalıklı bitkiler genellikle cüce kalır ve yukarıya doğru kalkarlar.

• Daha ileri enfeksiyonlarda ise, hastalıklı bitki sağlam bitkilerden daha küçüktür. Yaşlı yapraklar kıvrılır, alt yapraklar dik ve deri gibi kalınlaşmış ve sertleşmiştir,. Böyle yapraklar ele alındığında bir hışırtı ile kırılır. Bazı çeşitlerde yapraklarda nekrozlar görülebilir.

• Bazı çeşitlerin yumrularında ağ nekrozlarına ve yumrunun gövde ile birleştiği yerde kahverengileşmeye yol açar. Bu da kaliteyi ciddi olarak düşürür. Ağ nekrozu hasatta hafif olarak görülmekle birlikte, depolama süresince daha da belirginleşir.

• Hastalıklı yumrudan meydana gelen bitkiler çok az yumru bağlar. Özellikle ikinci enfeksiyonlarda yumru üretimi %90’a varan oranda azalır.

Konukçuları : Patates

Mücadele Yöntemleri:

• Virüsten ari sertifikalı tohumluk materyal kullanılmalıdır.

• Hastalığa dayanıklı veya tolerant çeşitler tercih edilmelidir.

• Patates yumrularının kesilmeden dikilmesi gerekir. Eğer kesme mecburiyeti varsa yumruyu keserken her defasında bıçakların %3’lük sodyum hipoklorit trisodyum fosfat, klorin dioksit ve kalsiyum hidroksit gibi kimyasallar ile dezenfekte edilmelidir.

• Virüs konukçusu olan yabancı otlar üretim alanı ve çevresinden temizlenmelidir.

• Patates tarla kontrollerinde 4-5 yapraklı dönemden itibaren incelemeler yapılarak virüs hastalık belirtisi gösteren veya bulaşık olduğu tahmin edilen bitkiler sökülerek tarladan uzaklaştırılmalıdır.

• Özellikle tohumluk patates üretimi vektörlerin bulunmadığı bölgelerde yapılmalıdır. Vektör mücadelesi, “Sebzelerde Yaprakbitleri Zirai Mücadele Teknik Talimatı” na uygun olarak yapılmalıdır

 

20. PATATES X VIRÜSÜ (Potato X potexvirus, PVX)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Bu hastalığa Patates X Virüsü (PVX) yol açmaktadır.

• Etmenin patateslerde sebep olduğu hastalık “Patates latent”, Patates beneklenme” ve “Patates latent mozaik” hastalığı olarak bilinmektedir.

• Patates X Virüsü mekanik olarak kolaylıkla taşındığından dolayı, yaprakların birbiri ile teması, alet ekipman, dikim makinaları, Patates böceği ve çekirgeler gibi ısırıcı ağız yapısına sahip böcekler ile de kolaylıkla taşınmaktadır.

Hastalığın Belirtileri:

• Patates X Virüsü, bazı hassas patates çeşitlerinde yapraklarda klorotik lekelenmelere,

renk değişimine ve yapraklarda küçülmeye neden olur (Şekil 6).

• Bu virüsün PVY ya da PVA ile birlikte enfeksiyon yapması durumunda şiddetli “Rugoz mozaik” hastalığına yol açmakla birlikte verim kaybı da artmaktadır.

Konukçuları : Patates, domates ve tütün

Mücadele Yöntemleri:

• Virüsten ari tohumluk materyal kullanılmalıdır.

• Hastalığa dayanıklı veya tolerant çeşitler kullanılmalıdır.

• Patates yumrularının kesilmeden ekilmesi gerekir. Eğer kesme mecburiyeti varsa yumruyu keserken her defasında bıçakların %3’lük sodyum hipoklorit trisodyum fosfat, klorin dioksit ve kalsiyum hidroksit gibi kimyasallar ile dezenfekte edilmesi gerekir.

• Patates tarlalarının içindeki ve etrafındaki virüsün konukçusu olan yabancı otlar temizlenmelidir.

• Tarla kontrollerinde 4-5 yapraklı dönemden itibaren incelemeler yapılarak virüs hastalık belirtisi gösteren veya bulaşık olduğu tahmin edilen bitkiler sökülerek tarladan uzaklaştırılmalıdır.

• Isırıcı ve çiğneyici ağız yapısına sahip böceklerle, özellikle Patates böceği (Leptinotarsa decemlineata Say) ile mücadele, ilgili Zirai Mücadele Teknik Talimatlarına uygun olarak yapılmalıdır.

 

21. PATATES A VIRÜSÜ (Potato A potyvrus, PVA)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Bu hastalığa Patates A Virüsü (PVA) yol açmaktadır.

• Etmenin patateslerde sebep olduğu hastalık “Hafif Mozaik” olarak bilinmektedir.

• Patates A Virüsü de yaprak bitleri ile taşınmaktadır. Virüs mekanik olarak ta taşınmaktadır.

Hastalığın Belirtileri:

• Üründe %40’lara varan verim kaybına yol açar. Genel belirtileri, yapraklarda oluşturduğu mozaik ve beneklenmelerdir.

• Bu virüs, bazı çeşitlerde yapraklarda renk açılmaları ve bazılarında ise normalden daha koyu renk oluşumuna neden olabilmektedir

• Bulaşık bitkilerin yaprak kenarları dalgalı görünür; yapraklar parlak ve hafifçe kıvrık olur. Gövdeleri ise dışa doğru eğilir. Yumrularda ise genelde belirti görülmez.

Konukçuları : Patates

Mücadele Yöntemleri:

• Tohumluk sertifikasyon programlarının uygulandığı, virüs hastalıklarından ari tohumluk kullanılmalıdır.

• Vektör ve temas yoluyla bulaşmayı engellemek için, üretim için vektörlerden uzak yerler tercih edilmeli ve vektörlerle doğrudan mücadele edilmelidir.

• Patates yumruları kesilmeden dikilmelidir. Eğer kesilmesi gerekiyorsayumruyu keserken bıçaklar Hipoklorit ile dezenfekte edilmelidir

• Patates tarlalarının içindeki ve etrafındaki virüs konukçusu olabilecek yabancı otlar temizlenmelidir.

• Dayanıklı ya da tolerant çeşitler tercih edilmelidir.

• Tarla kontrollerinde 4-5 yapraklı dönemden itibaren incelemeler yapılarak, virüs belirtisi gösteren veya bulaşık olduğundan şüphe edilen bitkiler sökülerek tarladan uzaklaştırılmalıdır.

 

22. PATATES İĞ YUMRU VİROİDİ (Potato spindle tuber pospiviroid (PSTVd)

Hastalık Belirtisi:

• Hastalık etmeni (PSTVd) polen ve bulaşık yumrularla tohumla taşınır. Bitkiler arasındaki

fiziksel temas, bulaşık budama veya kesim aletlerinin kullanımı sonucunda, kolaylıkla taşınmakta ve yayılmaktadır.

Domateste meydana gelen belirtiler:

• Olgun domates bitkileri PSTVd’nin şiddetli ırkı ile enfekte olduğunda; yaprakçıklarda morumsu renklenme ve sararma (Şekil 1),

• Boğum aralarında kısalma, yaprakların aşağıya doğru kıvrılması, kalınlaşma, yapraklarda

şekil bozukluğu (Şekil 2,3,4), yaprak orta damarlarında ve gövdede nekrozlaşma, gevrekleşme meydana gelmektedir.

• Sürgün gelişiminde zayıflama, çiçeklerde dökülme, meyvelerde koyu yeşil renkte gelişim ve bitkide cüceleşme şeklinde belirtiler ortaya çıkmaktadır.

Patateste meydana gelen belirtiler:

• Küçük yapraklar kırışmış görünümde olup, yapraklarda aşağıya doğru kıvrılma (epinasti) ve boğum aralarında kısalma oluşmaktadır.

• Patates yapraklarında cılızlaşma, dikleşme ve sıklıkla normalden koyu yeşil görünüm meydana gelmektedir

• Enfekteli patates yumrularında genellikle boyuna yani iğ ve/veya halter şeklinde uzama

ve şekil bozukluğu oluşmaktadır

• Yumru üzerinde çatlaklar ve normalden daha derin gözler de meydana gelmektedir.

Daha şiddetli zarar gören yumrularda ise; şişlik ve kabarıklık şeklinde belirtiler de gözlenebilmektedir.

Enfeksiyonun ilerleyen dönemlerinde patates bitkisinin boyunda kısalma ve bitki gelişiminde anormallik meydana gelmektedir.

• Hastalıktan kaynaklanan kayıplar çeşide, viroidin ırkına, çevre ve iklim koşullarına bağlı olarak değişmektedir. Özellikle kurak koşullarda hastalık daha da şiddetlenmektedir.

• Etmen ülkemizde karantinaya tabi olup toleransı sıfırdır. Patates tarımının yapıldığı bazı alanlarda varlığı bildirilmiştir

Hastalığın görüldüğü bitkiler

• Patates ve domatestir. Ayrıca avokado, pepino, patlıcan, altın çilek de konukçuları arasındadır.

Mücadelesi

Kültürel Önlemler

• Etmenden ari, sertifikalı üretim materyali kullanılmalıdır.

• Patates ve domates bitkilerinin yetiştirildiği alanların çevresinde özellikle Solanaceae familyasına ait süs bitkilerinin olmamasına dikkat edilmelidir.

• Viroid ile enfekteli olduğu bilinen patates bitkileri, yumruları, domates bitkileri ve yabancı otlar da dahil olmak üzere konukçusu olan diğer tüm bitkiler sökülüp yakılarak imha edilmelidir.

• Bakım işlemlerinde kullanılan alet ve ekipman, %2’lik sodyum hipokloritle mutlaka dezenfekte edilmelidir.

• Tohumluk üretim alanlarında çalışan ve her türlü bakım işlemlerini yapan kişiler, çalışma esnasında mutlaka tek kullanımlık eldiven, tulum ve galoş kullanmalı ve bunlar sık sık değiştirilmelidir.

• Tarlada ve serada yapılacak olan her türlü bakım işlemlerinden önce ve sonra çalışan kişiler, ellerini deterjanlı su ile yıkamalıdır.

• Üretim alanlarına hayvan girişi yasaklanmalıdır.

Kimyasal Mücadele

• Etmene karşı etkili bir kimyasal mücadele yöntemi bulunmamaktadır.

 

23. PATATES

KİST NEMATODLARI (PATATES ALTIN NEMATODU; Globodera rostochiensis Wollenweber ve PATATES BEYAZ KİST NEMATODU; G. pallida Stone)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Kistlerin ortalama boyu 0.68 mm eni ise 0.54 mm’dir. Erkekleri ince uzun iplik şeklindedir. Kist, içi yumurta dolu olan ölü dişi vücududur.

• Dayanıklı dönem olan kistler toprakta konukçu bitkilerinin bulunmaması halinde; canlı yumurtaları yıllarca (10-30 yıl kadar) toprakta muhafaza ederler.

• Ergin dişiler kökler üzerinde boyun kısımları kök içine gömülü vaziyette vücut kısımları ise kökün dışında olarak beslenmelerine devam ederler. Dişiler başlangıçta armut şeklinde ve beyazımsı renktedir. Daha sonraları yuvarlaklaşır. Renkleri Patates sarı kist nematodunda altın sarısı, Patates beyaz kist nematodunda ise krem rengini alır.

• Patates Kist nematodları yılda bir döl verir. Ancak populasyonları bir döl süresince 100 katı kadar artabilir. Toprakta patates yetiştirilmemesi halinde populasyonu her sene % 30-33 oranında azalır.

• Bitkiler 8 haftalık iken, çiçeklenme başlangıcı döneminde dişiler kökler üzerinde görülür, daha sonra kist haline dönüşerek toprağa dökülürler.

Zarar Şekli:

• Konukçu bitkilerin kökünde nematodların beslenmesi sonucu; kökün iletim demetlerinde oluşan dev hücreler bitkinin su ve besin alım düzenini bozar.

• Köklerde çatallanma, şişkinlik, kütleşme olur. Enfeksiyonun başlangıcında bitkilerin toprak üstü aksamında ocaklar halinde zayıflama, gelişme geriliği, solgunluk görülür. Başlangıçtaki zararı dikkat çekici olmayan kist nematodları patates üretimi devam ettiği takdirde üründe önemli azalmalara neden olmaktadır.

• Topraktaki kist popülasyonu 20 yumurta/ g toprak olduğunda yaklaşık 2t/ha ürün kaybına neden olduğu hesaplanmıştır.

• Patates kist nematoduyla bulaşık olan alanlarda sürekli patates ekimi yapılması sonucu nematod popülasyonunu çok yüksek seviyelere ulaşmakta ve %80’e kadar varan ürün kaybı oluşabilmektedir.

• Kistler, bulaşık toprakların insanlar, akarsular, kuşlar, rüzgar, tohumluk patatesler, diğer bitki kökleri ile toprak işleme aletleri veya paketleme materyalleri ile taşınması sonucunda bir yerden diğer bir yere yayılırlar.

• Bulaşık alanların belirlenmesi amacıyla yeşil aksam döneminde ve hasat sonrası dönemde kontroller yapılabilir.

• Yeşil aksam dönemi kontrollerde bitkiler 8 haftalıkken çiçeklenme başlangıcı döneminde köklerde kistlerin varlığı aranır.

• Hasat sonrası dönemde, olgunlaşan kistler toprağa dökülmüş olduğundan bu dönemde sadece toprak örnekleri alınarak sürveyler yapılabilir. Bu örneklerde; kistler ve bu kistlerden elde edilen yumurta ve larva sayımları yapılarak yoğunluklar belirlenebilir.

Kültürel Önlemler:

• Bulaşık alanlarda patates, domates ve patlıcan üretimi en az 8 yıl süre ile yapılmamalıdır.

• Patates bitkisinin geç ekimi ve erken hasadı popülasyonu kısmen düşürmektedir.

• Tohumluk olarak kullanılacak patateslerin bu nematodla bulaşık olmayan yerlerde yetiştirilmesi şartı aranmaktadır.

• Patates kist nematodlarına karşı mücadelede dayanıklı patates çeşitleri kullanılmalıdır.

• Nematoda hassas tuzak bitkiler kullanılarak nematodun populasyonu düşürülebilir (Örneğin bazı dış ülkelerde hassas patatesler ekilerek hasadı beklemeden erken dönemde sökülmek suretiyle nematod populasyonu düşürülebilmektedir).

Yasal Önlemler:

• Patates Kist nematodları iç ve dış karantinaya tabi olan nematodlardır. Temiz bölgelere nematodun taşınmasını engelleyici yasal önlemler uygulanmaktadır.

• Patates tohumluk üretimi yapılacak alanlardan toprak örnekleri alınarak ilgili laboratuarlarda Patates kist nematodları yönünden analiz yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadele:

• Ülkemizde ruhsatlı bir ilaç bulunmamaktadır.

 

24. KÖK-UR NEMATODLARI (Meloidogyne spp.)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Dişileri armut şeklinde, erkekleri iplik şeklinde olan, gözle çok zor görülebilen canlılardır.

• Bitkilerin kökünde meydana getirdikleri irili ufaklı urlarla kolayca tanınır. Patates yumrusu üzerinde siğiller oluşturur.

• Bazen yumrularda hiçbir belirti görülmediği halde, bulaşıklık saptanabilmektedir. Sağlıklı görünen yumrular 4ºC’de 2-3 ay bekletildikten sonra, kabuk kısmında yine belirtisiz olmakla beraber, kesit alındığında Kök-ur nematodu dişilerinin doku içinde kahverengi bir hat halinde dizildiği görülmüştür. Beyazımsı renkte şişkin armut şeklindeki dişiler, bu urların içinde endoparazit olarak yaşar. Erkekleri iplik şeklindedir.

• Sıcaklık ve nem uygun olduğunda 3-6 haftada bir yeni döl oluşturur.

• Kışı urlu bitki kökü artıklarında veya toprakta yumurta veya larva halinde geçirir.

• Hafif yapılı toprakları sever. Toprak sıcaklığı 10oC’nin altına düşerse gelişemez.

• Bitki paraziti nematodların bitkilerde meydana getirdikleri belirtiler diğer zararlı organizmalardan ileri gelen belirtilere benzediği için mikroskop altında nematodu görmeden kesin kanıya gidilmemelidir. Nematodların küçük mikroskobik canlılar olması ve bitki paraziti nematod türlerinin birbirlerine çok benzemesinden dolayı kesin teşhis yapıldıktan sonra karar verilmesi önemlidir.

Zarar Şekli:

• Patates bitkisinin üzerinde meydana getirdiği urlar nedeniyle yumrular pazar değerini kaybeder.

• Kökteki urlanmalar nedeniyle, bitkinin topraktan su ve besin alımı kısıtlanır. Üst aksamda gelişme geriliği ve sararma Yapraklarda sararma ve meyve silkmeleri olur. Gelişme yavaşlar ve durur. Bitki kuruyabilir.

• Bulaşık bitkilerde besin elementi eksikliğine benzer belirtiler görülür.

• Fungus, bakteri gibi diğer hastalık etmenlerine giriş kapısı oluşturur.

Mücadelesi:

Kültürel Önlemler:

• Temiz toprağa, temiz fide dikilmelidir.

• Bulaşık alanlardaki bitkiler uzaklaştırılmalı ve imha edilmelidir.

• Ekim-dikim öncesi seranın boş kaldığı yaz aylarında 6-8 haftalık bir solarizasyon uygulanmalıdır.

• Sulama suyu temiz olmalıdır.

• Varsa dayanıklı çeşit kullanılmalıdır.

• Bulaşmanın fazla olduğu alanlarda, solarizasyonun yanı sıra nematositle boş saha ilaçlaması da yapılmalıdır.

• Konukçusu olmayan bitkilerle tarlada 3-4 yıllık münavebe uygulanmalıdır.

Yasal Önlemler:

• Kök-ur nematodları iç ve dış karantinaya tabi olan nematodlardır.

• Bağ ve fidanlık tesis edilecek alanlardan toprak örnekleri alınarak ilgili laboratuarlarda Kök-ur nematodları yönünden analiz yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadele:

• Patateste Kök-ur nematodlarına karşı Ülkemizde ruhsatlı bir ilaç bulunmamaktadır.

 

25. PATATES ÇÜRÜKLÜK NEMATODU (Ditylenchus destructor Thorne)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Ortalama 1 mm (Dişisi 0,7 mm, erkeği 0,96 mm) boyunda ve ipliksi formdadır.

• Nematodun bütün dönemleri genellikle konukçusu içinde bazen de etrafındaki toprakta bulunabilir.

• Aynı cinse bağlı olan Soğan-sak nematodu (D.dipsaci (Kühn)) patates yumrusunda  benzeri zararlar meydana getirmektedir. Bu iki nematod türü morfolojik olarak birbirine çok benzer, fakat biyolojik olarak birbirinden farklı özellikler gösterirler.

• Endoparazit (iç parazit) olan ve konukçularının başlıca toprak altı kısımlarında bulunan Patates Çürüklük nematodu bitkideki canlı dokularda veya saprofit olarak funguslarla beslenebilir. •Nematod yumağı oluşturmaz. Kuruluğa toleransı azdır. Dayanıklı dönemi yoktur.

• Çoğunlukla depolanan tohumluklarda ve toprakta kalan bulaşık yumrularda kışlar.

• Bitki paraziti nematodların bitkilerde meydana getirdikleri belirtiler diğer zararlı organizmalardan ileri gelen belirtilere benzediği için mikroskop altında nematodu görmeden kesin kanıya gidilmemelidir. Nematodların küçük mikroskobik canlılar olması ve bitki paraziti nematod türlerinin birbirlerine çok benzemesinden dolayı (özellikle Patates çürüklük nematodu ile Soğan-sak nematodu aynı grupta yer almaktadır ve bu gruba ait nematodların teşhisi oldukça zordur) kesin teşhis yapıldıktan sonra karar verilmesi önemlidir.

Zarar Şekli:

• Patates Çürüklük nematodu patates yumrularına göz ve benzeri açıklıklardan girer.

• Başlangıçta hemen kabuğun altında, yalnız kabuk kalktığında belli olan küçük, parlak, beyaz ve unumsu beslenme cepleri denilen lekeler görülür.

• Burada bir veya birkaç nematod bulunur.

• Bu lekeler nematodun üremesi ve sağlam dokuyu bulaştırması ile büyür, birbiri ile birleşir. Kabuk altında kuru, granüler dokudan oluşan bal peteği görünüşünde, çok sayıda nematodun bulunduğu açık kahverengi lezyonlar ve bütün yumruyu saran koyu kahverengi nekrotik lekeler meydana gelir.

• Zaman ilerledikçe bulaşık dokuların rengi koyulaşır, bulaşık yumrular sağlam olanları da bulaştırır. İleri derecede bulaşık yumrular çürüme nedeniyle tohumluk vasfını kaybeder, yemeklik olarak dahi değerlendirilemez. Bulaşık yumruların tarlaya dikilmesi halinde ise, toprak üstü aksamında çalılaşma, bodurluk ve kuruma görülür. Yeni oluşan yumrular da, bu nematodla bulaşık olacağından kışın  depolama süresince çürümeye devam ederler.

Mücadelesi:

Kültürel Önlemler:

• Hasat edilmeyen bulaşık yumrular toplanıp imha edilmelidir.

• Tohumluk patates yumruları bulaşık olmayan ürünlerden alınmalı veya elle seçilmelidir. Temiz yumruların dikim öncesi elle seçimi, pratikte en önemli mücadele yöntemidir. Patates çürüklük nematodu esasen tohumluk yumrularla yayıldığından, temiz tohum kullanımı çok önemlidir.

• Erken hasat edilen ürünlerden alınan yumruların tohumluk olarak kullanılması 1-2 yıl için iyi sonuç vermektedir. Bulaşık alanlarda geç dikim ve erken hasat bulaşıklık oranını düşürebilir.

• Serin ve kuru şartlarda depolama ile, yumru içinde nematodun üremesi ve diğer yumrulara yayılarak bulaşması önlenir.

• Konukçusu olmayan (Fasulye, mısır gibi) bitkilerle 3-4 yıllık münavebe popülasyonun azalmasında etkilidir.

• Tarla nanesi, tarla eşek marulu gibi yabancıotlar bu nematodun konukçuları olduğundan ot mücadelesine önem verilmelidir.

Yasal Önlemler:

• Patates Çürüklük nematodu iç ve dış karantinaya dahil bir nematod olduğundan, bulaşık üretim materyalinin temiz bölgelere taşınmasını önleyici karantina yönetmeliğine titizlikle uyulmalıdır.

• Patates çürüklük nematodu zararını tarlada vejetasyon süresi içinde yaptığı gibi depolama süresi içinde ambarlarda da zararına devam etmektedir. Bu nedenle herhangi bir bulaşıklığı belirlemek için yapılacak sürvey, tarla ve depolarda olmak üzere iki bölümde yürütülmelidir. Ayrıca pazar koşulları da göz önünde tutulmalıdır.

• Hasat zamanı tarla kontrollerinde yazlık hasattan sonra aynı yere kışlık dikim yapılan yerler varsa, böyle tarlalar özellikle incelenmelidir.

• Sürvey süresi içerisinde yapılan incelemelerde Patates çürüklük nematodu saptanan tarlalarda bulunabilecek yabancıotlar da laboratuarda incelenmelidir.

Kimyasal Mücadele:

• Kimyasal mücadele önerilmemektedir

 

26. SOĞAN SAK NEMATODU [Ditylenchus dipsaci (Kühn)]

Tanımı ve Yaşayışı:

• Soğan-sak nematodu [Ditylenchus dipsaci (Kühn)]’nun dişi ve erkeği iplik formunda olup, 1-1.3 mm uzunluğundadır.

• Soğan-sak nematodu sak, sürgün, yaprak ve soğanlı bitkilerin iç parazit (endoparazit) nematodudur. Konukçu bitki içinde dölden döle geçerler. Ender hallerde köklerde bulundukları saptanmıştır. Bu nedenle herhangi bir bulaşıklık durumunda, bulaşık materyalde nematodun tüm dönemlerine rastlamak mümkündür.

• Konukçu bitkilerde yaşam koşulları uygun olmayan duruma geldiğinde (bitki çürüdüğünde), bitkiyi terk ederek toprağa geçerler. Mantar miselleri üzerinde de yaşayan Soğan-sak nematodu daha çok konukçularının canlı hücrelerinde bulunur. Ağır topraklardaki nematod populasyonu hafif topraklara nazaran daha fazladır.

• Soğan-sak nematodu bitki dokusu içinde ve özellikle killi topraklarda, 4. dönem larva halinde uzun yıllar canlı olarak kalabilir.

• Normal koşullarda erkek ve dişiler 45-73 gün yaşarlar.

• Soğan-sak nematodunda bir dişi 200-500 arasında değişen sayıda yumurta bırakır.

• Bitki paraziti nematodların bitkilerde meydana getirdikleri belirtiler diğer zararlı organizmalardan ileri gelen belirtilere benzediği için mikroskop altında nematodu görmeden kesin kanıya gidilmemelidir. Nematodların küçük mikroskobik canlılar olması ve bitki paraziti nematod türlerinin birbirlerine çok benzemesinden dolayı (özellikle Patates çürüklük nematodu ile Soğan-sak nematodu aynı grupta yer almaktadır ve bu gruba ait nematodların teşhisi oldukça zordur) kesin teşhis yapıldıktan sonra karar verilmesi önemlidir.

Zarar Şekli:

• Soğan-sak nematodu zararına özellikle ılıman bölgelerde çok rastlanır. Serin, rutubetli koşullar bu nematodun zararı için çok uygundur

• Nematodun özellikle 4. dönem larvası, fideler henüz toprak altında iken, genç büyüme dokularında zarar oluşturur. Ağır nematod bulaşıklığı, dayanıklı ve hassas fidelerin olgunlaşmadan hemen ölümüne neden olur. Bulaşık saklar, ekseri şişkin, bodur ve kıvrılmıştır. Yapraklarda merdivenvari şekil bozukluğu görülür. Yonca ve tırfılda boğum araları kısalır ve şişkinleşir. Ağır bulaşık bitkiler sonunda ölür ve üçüncü yılda tarladaki bitki örtüsünde boşluklar görülür. Soğan yaprakları şişmiş, eğrilmiş, bükülmüş bir görünüm arzeder. Birçok bitki ölür ve bulaşık soğanlar (yumrular) hasattan sonra çürürler. Nergis yaprakları kıvrılmış, bükülmüş ve üzerinde siğil tabir edilen karakteristik açık renkli şişkinliklere sahiptir. Çok bulaşık soğanlar enine kesitte kahverengi halkalar taşır. Ülkemizde soğan ve soğanlı süs bitkilerinde % 5-100 oranında zarar meydana getirebilmektedir.

• Soğan-sak nematodu patates yumrularında zarara neden olarak, Patates çürüklük nematodu (D. destructor)’nun zararına benzer belirtiler meydana getirir. Ancak bu nematodun yumruda oluşturduğu lezyonlar çürüklük nematodu lezyonlarından daha derin olup, bazen tüm yumruyu kaplayabilir. Genellikle yumru üzerinde çatlak görülmez.

• Soğan-sak nematodu patates bitkinin toprak üstü aksamında zararlıdır. Yumruda herhangi bir belirti oluşturmaksızın bitkide tipik bodurluk, kalınlaşma ve çarpıklılıklar meydana getirebilir. Yapraklarda lekeler oluşturur. Patatesteki zararı Phoma solonicola adlı fungusun bulunmasıyla artış gösterir.

Mücadelesi:

Kültürel Önlemler:

• Temiz toprağa temiz tohumluk kullanılmalıdır.

• Nematodun temiz yerlere yayılmasını önlemek için, temiz sulama suları kullanılmalı, sel ve yağmur sullarının önüne geçme çareleri araştırılmalı, soğan ve soğanlı bitki köklerinin topraklarından arındırılması akarsularda yapılmamalıdır.

• Yapılacak münavebede Soğan-sak nematoduna hassas olmayan bitkiler (havuç, ıspanak, marul) yetiştirilmelidir. Toprak tipine göre münavebe 2-4 yıl arasında uygulanmalıdır. Münavebe süresince yabancı otlar ile de mücadele edilmelidir.

• Bulaşık yerlerde kullanılan toprak işleme aletlerinin temizlenmeden kullanılmaması gerekir.

• Dayanıklı çeşitler (varsa) kullanılmalıdır.

Yasal Önlemler:

• Soğan-sak nematodu iç ve dış karantina listesinde bulunan çok önemli bir nematoddur. Mücadelesinde başarılı olmak için, bulaşık materyallerin temiz yerlere taşınmamasına özen gösterilmelidir. Yapılacak sürveylerde depo ve vejetasyon süresince konukçu bitkilerin incelenmesine önem verilmeli ve bu incelemede örneklere yabancı otların da dahil edilmesine dikkat edilmelidir.

Kimyasal Mücadele:

• Patateste Soğan-sak nematoduna karşı Ülkemizde ruhsatlı bir ilaç bulunmamaktadır.


Paylaş