NOHUT ANTRAKNOZU HASTALIĞI (Ascochyta rabiei)

Hastalık Belirtileri:

• En dikkat çekici belirti yaprak, sap ve tohum kapsüllerindeki lekelerdir.

• Sap ve dalları çepeçevre saran, düzensiz irilikte açık kahveden siyahımsı koyu kahverengine kadar değişen lekeler meydana gelir. Sap ve dallar bu lekeli yerlerden kırılır ve kısa zamanda kururlar.

• Tohum kapsülleri üzerinde iç içe dairesel lekeler meydana gelir. Bu lekelerin üzerinde toplu iğne başı büyüklüğünde siyah renkte yapılar görülür.

• Yapraklarda ise dairesel olan lekelerin çevresi sarı renk alır.

• Hastalık bol yağış alan yıl ve bölgelerde, sulama yapılan yerlerde, nispi nemi yüksek olan kapalı vadilerde salgınlara neden olabilir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Hastalık nohutta görülür.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Temiz tohum kullanılmalıdır.

• En az 2–3 yılda bir ekim nöbeti yapılmalı ve böylece hastalık etmeninin tarladan bulaşması önlenmelidir.

• Hasattan sonra, tohumluk 7–8 gün güneş altında yayılarak kurtulduktan sonra depoya alınmalıdır.

• Zamanında önlem alınmamış tarlalarda, hastalığın ilk görüldüğü ocaklardaki hastalıklı bitkiler sökülerek tarladan uzaklaştırılmalıdır.

• Ekim sırasında tohumların normal derinliğe düşmeleri sağlanmalıdır.

• Hastalığa dayanıklı çeşitler kullanılmalıdır.

Kimyasal Mücadele:

• İlaçlı mücadeleye yaprak ve dallarda 2–3 mm çapında yuvarlak veya uzunumsu kahverengi ilk lekeler görülür görülmez başlanmalı ve 7–10 gün ara ile hastalığın şiddetine ve iklim verilerine göre 2–5 uygulama yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

NOHUTTA PAS HASTALIĞI Uromyces ciceris-arietini (Grogn.)Jacz&Bey

Hastalık Belirtileri:

• Hastalık, başlangıçta yapraklar üzerinde yuvarlak veya oval, koyu kırmızımsı- kahverenginde içinde uredosporlar olan püstüller şeklinde görülür. Bu püstüller daha sonra birleşerek büyürler ve renkleri koyulaşır.

• Hastalık, yaprağın her iki yüzeyinde de belirti oluşturabilir; ancak çoğunlukla yaprağın alt yüzeyinde görülür. Enfeksiyonlar şiddetli olduğu zaman püstüller gövde ve kapsüller üzerinde de oluşabilir. Böyle durumlarda tarladaki bitkiler paslı bir görüntü gösterir.

• Yapraklarda erken dökülme ve bitkilerde kurumalar meydana gelebilir.

• Bitkilerin tohumları normalden daha küçük ve dane üzerinde de belirtiler oluşabilir. Normal koşullarda nohut pasının epidemi yapması yetiştirme sezonunun geç dönemlerinde meydana gelir. Bu yüzden verim kayıpları daha az olabilmektedir; Ancak uygun koşullarda, enfeksiyonların erken dönemde oluşması halinde önemli verim kayıpları da meydana gelebilir.

• Nohut pasının tarlada yayılması yaprak epidermisinin yırtılmasıyla birlikte olgunlaşmış püstüllerden uredosporların serbest kalıp çevreye dağılmasıyla olmaktadır. Ülkemizde nohut yetiştirilen bazı bölgelerde bulunmaktadır.

Hastalığın görüldüğü bitkiler:

Etmenin başlıca konukçuları, nohut, burçak ve mürdümük’ tür.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Varsa dayanıklı çeşit kullanılmalı,

• Hastalıklı bitki artıkları tarladan uzaklaştırılarak yakılmalı,

• En az 2-3 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır.

Kimyasal Mücadele :

İlaçlama, yeşil aksam ilaçlaması şeklinde yapılır. Çevrede bitki yapraklarında pas püstülleri görülür görülmez ilaçlamaya başlanmalı ve hastalığın şiddeti, iklim koşulları ve ilacın etkinlik süresi dikkate alınarak ilaçlamaya devam edilmelidir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

MANTOLU BÖCEK (Amicta oberthuri)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Erginleri açık deve tüyü rengindedir.

• Yumurtalar sarı renkli, yassı ve hafif elips şeklindedir.

• Larvaların başı siyah ve parlak, gövde açık kahverengindedir.

• Mantolu böcek, kışı larva halinde korunaklı alanlarda geçirir.

• Nisan başından itibaren larvalar toprak yüzeyine çıkarak nohut ve mercimeğe geçer.

• Bitkilerin taze sürgün ve yapraklarıyla beslenir ve sürgünleri keser.

•Bu kesilen parçaların bir kısmını vücuduna yapıştırarak manto oluşturmaktadır.

• Mantoların renkleri beslendiği ortama bağlı olarak grimsi koyu kahverengi, saman rengi ve yeşilimsi olabilmektedir.

Zarar Şekli:

• Larvaları, bitkileri hem yiyerek, hem de keserek kısa zamanda zarar vermektedir.

• Ayrıca bitkilerin sürgünlerini keserek bir kısmını mantolarına bağlamakta, diğer kısmı yerde birikmektedir.

• Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yayılış göstermektedir.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Güney Doğu Anadolu Bölgesindeki mercimek, nohut, buğday, arpa, kavun, karpuzda yaygındır.

• Bazı orman ve meyve ağaçları ile bahçe bitkileri de zararlı olduğu bitkiler arasındadır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Çok sayıda bitkide zararlı olduğundan tarlada ve tarla çevresinde yabancı ot temizliğine dikkat edilmelidir.

Kimyasal Mücadele:

• Kimyasal Mücadele önerilmemektedir.

 

SEBZELERDE YAPRAK PİRELERİ Empoasca decipiens Paoli, Asymmetrasca decedens (Paoli)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Ergin sarımsı yeşil veya kahverengi olup, yaklaşık 2-3 mm uzunluğundadır.

• Ön kanatlar açık renkte, arka kanatlar şeffaftır. Kanatları vücut boylarını geçer.

• Genel olarak yaprak alt yüzünde bulunurlar. Yaprak pirelerinin yan yan ve ileri giderek hareket edişleri karakteristik özellikleridir. Ergin kanatlı olduğundan uçar, bitkiden bitkiye ve topraktan bitkiye geçebilir.

• Nimfler erginlere benzer. Daha ufak ve kanatsızdır. Önceleri soluk renkli, daha sonra yeşilimsi bir renk alır.

• Yılda 3-5 döl verirler.

Mücadele Yöntemleri :

Kimyasal Mücadele:

• Ülkemizde patateste mücadele eşiğine ulaşmadığı için yaprak pirelerine karşı Kimyasal Mücadele yapılmamaktadır.

• Ancak tohumluk patates üretimi yapılan yerlerde virüs hastalıklarının yaygınlaşmasını önlemek için Kimyasal Mücadele gerekebilir.

• İlaçlama zamanını belirlemek amacıyla bitki çıkışından itibaren tarlaya köşegenleri doğrultusunda bitkilerin taze yaprak ve sürgünlerinden rastgele 50 yaprakta sayım yapılır.

• Yapılan sayımlarda, yaprak başına 10 ve daha fazla birey saptandığında ilaçlama yapılır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

TOPRAK PİRELERİ (Phyllotreta spp., Epithrix hirtipennis)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Erginler türlere göre farklılık göstermekle birlikte metalik yeşil, parlak siyah veya kahverengindedir.

• Erginlerin arka bacakları çok gelişmiş olup pire gibi sıçramaları tipik özellikleridir.

• Toprak pirelerinin erginleri yaprakta, larvaları kökte beslenir.

• Toprak pireleri kışı tarlada kalan ürün artıklarında, tarla içindeki ya da etrafındaki bitki kalıntılarında ergin olarak geçirir.

• İlkbaharda, erginler kışladıkları yerlerden çıkarak fideliklere veya doğrudan tarlaya geçerler.

• Özellikle fideliklerdeki nemli toprak, zararlının üremesi için uygun ortam oluşturur.

• E. hirtipennis yılda 3-5 döl, Phyllotreta spp. ise 1-2 döl verirler.

Zarar Şekli:

• Esas zararı erginler yapar.

• Erginler yapraklarda 1-2 mm çapında delikler açar. Bu deliklerin kenarlarındaki doku kurur ve beyaz bir renk alır.

• Tüm yaprak bu delik veya lekeciklerle kaplanabilir.

• Bitkilerin ilk gelişme dönemlerinde, özellikle fidelerde daha önemli zararlara yol açarlar.

• Yaprakları yenen sebzelerde, yaprak kalitesini olumsuz yönde etkilerler.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Zararlı başta lahanagiller familyası olmak üzere, yabancı ot ve kültür bitkisinde beslenir. Konukçuları lahana, turp, karnabahar, şalgam, havuç, ıspanak, marul, patlıcan, fasulye, mercimek keten, kanola, kenevir ve pancardır. E. hirtipennis özellikle patlıcangiller familyasına bağlı bitkileri tercih eder.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Bu zararlıya karşı toprak işleme ve yabancı ot temizliği  bir kültürel tedbir olarak öğütlenebilir.

• Gübreleme sulama gibi işlemler uygulanarak bitkilerin ilk dönemlerinde hızlı ve sağlıklı gelişmeleri sağlanarak zararı azaltılabilir.

• Fideler tarlaya şaşırtıldıktan sonra, fidelikte kalan bitkiler hemen yok edilmelidir.

Kimyasal Mücadele:

• Fide döneminde başlamak üzere ilk belirtileri görüldüğünde ilaçlama yapılmalıdır. Bir ilaçlama yeterlidir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

NOHUT YAPRAKSİNEĞİ

(Liriomyza cicerina)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Erginlerin hakim rengi siyahtır.

• Tarlada dikkatlice bakıldığında nohut yaprakçık ve dalcıkları üzerinde kolayca görülürler.

• Yumurtalar mat beyaz renkte olup, yaprak dokusu içine bırakıldıkları ve küçük olduklarından gözle görülmez.

• Larva kirli sarı, parlak görünümlü ve silindiriktir.

• Kışı toprağın 3-6 cm derinliğinde pupa döneminde geçirir.

• Pupa fıçı şeklinde, bal-sarısı veya kızıl-kahverenkli, boyları 2 mm kadar olup, kök boğazı civarından alınacak toprak örneğinde gözle görülebilir.

• İlkbaharda çıkan erginler yaprakçıkların iki epidermis arasına yumurtalarını bırakırlar.

• Yılda 2-3 döl verebilir.

Zarar Şekli:

• Asıl zarar larvalar tarafından yapılır.

• Yumurtadan çıkan larva yaprak dokusu içinde beslenir.

• Bu dönemde larvanın dışkıları belirgin bir şekilde görülür.

• Bahar ayları yağışlı geçen ve kuvvetli topraklarda bitki yeni yapraklar ve büyüme yapabildiğinden zararı önemli değildir.

• İlkbaharı kurak geçen ve zayıf topraklarda bitki yeni yapraklar ve büyüme yapamadığından zararı önemlidir.

• Ülkemizdeki tüm nohut ekiliş alanlarında görülür.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Kültür bitkilerinden nohut ve bazı yabani bitkilerde konukçuları arasındadır.

Mücadele yöntemleri:

Kültürel önlemler:

• Bir önceki yıl Nohut sineği zararı görülen tarlalarda hasat sonunda derin sürüm uygulanmalıdır.

Kimyasal mücadele:

• Nohutların çıkışından 15-20 gün sonra yapılan kontrollerde bulaşmanın %50’ye ulaşması durumunda ilaçlama yapılmalıdır.

• Bir bitkide iki veya üç galerili yaprak bulunması halinde o bitki bulaşık kabul edilir.

• Özellikle ilaçlama bitkilerin normal gelişemediği, taban suyu az, toprağı kıraç ve ilkbaharı kurak geçen yıl ve yerlerde kimyasal mücadele gerekmektedir. Bir uygulama yeterlidir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.


Paylaş