MERCİMEK KÖK BOĞAZI

ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI (Ascochyta pinodella)

Hastalık Belirtileri:

• Belirtiler bitkinin her dönemde ve her organında kök, kök boğazı, gövde, dal, yaprak, tohum ve tohum kapsüllerinde görülür.

• Fide devresinde çökertene neden olur

• Hastalık belirtileri genellikle dallanma bölgesine yakın, bitki kök boğazını çepeçevre saran koyu kahverengi ya da sarımtırak renkli alan olarak görülür. Çevre koşulları uygun olduğunda aşağıya ve yukarı doğru yayılır

• Özellikle tohum kapsülü ve yapraklarda görülen hastalıklı alanlar üzerinde toplu iğne ucu büyüklüğünde siyahımtırak renkli küf meydana gelir

• Erken dönemde yakalanmış bitkiler ve dallar ya tamamen erimekte ya da çok düşük oranda ürün vermektedir

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Mercimek, nohut, kara nohut, bezelye, yem bezelyesi, burçak, fiğ, adi fiğ, koca fiğ, mürdümük ve yonca konukçularıdır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Temiz tohumluk kullanılmalı, bunun için hastalık görülmeyen tarlalardan tohumluk alınmalı

• Sık ekimden kaçınılmalı, da 9 kg’dan fazla tohum ekilmemeli

• Aynı tarlaya üst üste mercimek ya da diğer baklagiller ekilmemeli, özellikle hububat ile en az 2 yıl ekim nöbeti uygulanmalıdır

• Mümkün olduğu kadar geç ekim yapılmalı (Sonbaharın ilk yağışlarından sonra tercihen Kasım ayının ikinci haftasında)

• Hasattan sonra derin sürüm yapılarak bitki artıkları toprağa gömülmeli

• Mercimek hasatı dane dökülmeyecek şekilde yapılmalı, münavebe bitkileri arasında kendiliğinden yetişen mercimekler yok edilmelidir

Kimyasal mücadele:

• Mercimekte kökboğazı çürüklüğü ile ilaçlı mücadele tohum ilaçlaması

şeklinde yapılır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

 MERCİMEK MİLDİYÖSÜ HASTALIĞI (Peronospora lentis)

Hastalık Belirtileri

• Belirtiler fide dönemimde çenek yaprakları üzerinde başlangıçta sarımtırak daha sonra kahverengileşen lekeler halinde görülür.

• Hastalık sıcaklık ve yağış uygun olduğu zaman bitkinin üst yapraklarına doğru yayılarak yaprak yada yeni oluşan yaprakçıkları ve sürgünleri hastalandırır

• Hastalık bitkinin birkaç dalında veya tamamında görülebilir. Bitkide bodurlaşma, cüceleşme, sürgünlerde rozetleşme, klorotik renk oluşumu gibi durumlar meydana gelir. Hastalığa yakalanmış yaprakların alt yüzeylerinde pamuksu pudra şeklinde oluşan grimtrak kirli- beyaz renkli mantar örtüsü görülür

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Mercimek, koca fiğ, yabani bezelye konukçularıdır

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Temiz tohumluk kullanılmalı, bunun için hastalık görülmeyen tarlalardan tohumluk alınmalı

• Sık ekimden kaçınılmalı, da 9 kg’dan fazla tohum ekilmemeli

• Hastalığa karşı dayanıklı çeşitler yetiştirilmeli

• Aynı tarlaya üst üste mercimek yada diğer baklagiller ekilmemeli, özellikle hububat ile en az 2 yıl ekim nöbeti uygulanmalıdır

• Mümkün olduğu kadar geç ekim yapılmalı (Sonbaharın ilk yağışlarından sonra tercihen Kasım ayının ikinci haftasında)

• Hasattan sonra derin sürüm yapılarak bitki artıkları toprağa gömülmeli

• Mantarın konukçuları olduğu için mercimek tarlalarında görülen koca fiğ ve yabani bezelye gibi baklagil bitkileri toplanarak yok edilmelidir.

Kimyasal Mücadele:

• Mercimekte kökboğazı çürüklüğü ile ilaçlı mücadele tohum ilaçlaması

şeklinde yapılır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

 MERCİMEK SOLGUNLUK HASTALIĞI (Fusarium oxysporum Schlecht. Emend. Snyder &

Hansen f.sp. lentis Vasudeva & Srinivasan)

Hastalığın belirtileri:

• Hastalık bitkinin tüm gelişme dönemlerinde görülür. Hastalığın belirtileri, bitkinin su stresi yaşadığı ılık ve kurak geçen ilkbahar aylarından sonra erken yaz sıcakları ile ortaya çıkan olumsuz iklim koşulları ve özellikle çiçeklenme döneminden itibaren kendini göstermektedir.

• Her yıl mercimek tarımının yapıldığı veya kök afidi, kök koşnili ve canavarotu ile bulaşık tarlalardaki bitkilerin zayıf düşmesi sonucunda hastalığın şiddeti daha da artmaktadır.

• Hastalık bitkilerde gelişme geriliğine, yapraklarda sararma ve kurumalara , iletim demetlerinde kahverengileşmeye, saçak kök ve nodozite sayısında azalmalara , bitkide genel solgunluğa , enfeksiyonun şiddetine bağlı olarak danelerin zayıf kalmasına veya bitkinin tamamen kuruması neticesinde ciddi oranda verim ve kalite kaybına neden olabilmektedir.

• Mercimek solgunluk hastalığı, mercimek tarımı yapılan tüm alanlarda görülmektedir.

Hastalığın görüldüğü bitkiler:

• Hastalığın konukçusu mercimektir.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel önlemler

• Sağlıklı tohumluk kullanılmalıdır.

• Dayanıklı ya da tolerant çeşitler tercih edilmelidir.Erken ekim yapılmalı veya erkenci mercimek çeşitleri yetiştirilmelidir.

• Mercimek tarımında süzek, organik maddece fakir topraklar tercih edilmemelidir.

• Derin sürüm yapılarak hastalıklı bitki artıkları toprağa gömülmelidir.

• Hastalıkla bulaşık alanlarda en az 4-5 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır.

Kimyasal Mücadele

• Etkili bir kimyasal mücadelesi yoktur.

 

MERCİMEKTE APİON (Apion arrogan)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Erginleri yeşilimsi mavi parlak renkte olup, ortalama 2 mm uzunluğundadır.

• Yumurtaları parlak sarı renkli ve elips şeklindedir. Çok küçük olması nedeniyle zor görülür.

• Larvaları bacaksız, parlak sarı renkte olup, baş kısmı siyahtır.

• Larvaları genellikle kıvrık olarak dururlar ve hareketleri oldukça yavaştır.

• Kışı ergin olarak toprakta, tarla kenarı ve çevresindeki yabancı otlar bulunduğu alanlarda geçirir.

• Sabahları ve günün serin saatlerinde beslenirler.

• Dişiler yumurtalarını mercimeğin büyüme noktası olan tepe tomurcuğundaki yaprak demetçikleri arasına tek tek, bazen de 2-3 adet halinde bırakır.

• Yılda 1 döl verirler.

Zarar Şekli:

• Ergin ve larvaları zararlı olmasına rağmen asıl zararı larvaları yapmaktadır. Larva zararı nedeniyle bitkinin büyüme gözü kurur bitki yan dallar vermeye başlar, kısa ve bodur kalır.

• Böyle bitkiler yeterli kapsül veremediğinden doğrudan ürün verimini etkiler.

• Kurak geçen yıllarda ve kıraç alanlarda zararı önemlidir.

• Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde mercimeklerde yaygın olarak bulunur.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• En önemli konukçusu mercimektir.

• Bakla, fiğ ve yonca da zararlı olduğu bitkiler arasındadır.

• Ayrıca mera bitkileri, çalılık ve fundalıklar da yaşam yerleridir.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Mercimek tarlaları ekime hazırlanırken derin bir şekilde sürülerek ertesi yılın ergin popülasyonu azaltılabilir.

•Ayrıca tarla içinde ve çevresinde erginlerin kışlamalarına uygun barınaklar ve bitki artıkları bırakılmamalıdır.

• Çalılık, fundalık ve meralara yakın mercimek ekimlerinde daha dikkatli olunmalıdır.

• Mercimekte ekim nöbeti uygulanmalıdır.

 Kimyasal Mücadele:

• Mücadelede asıl hedef kışlamış erginler olduğundan, erginlerin çıkışlarından hemen sonra ve yumurtlama başlamadan ilaçlama yapılmalıdır.

• Tarlada ergin için 10-15 dekar alanda 16, 50 dekardan büyük alanda 20 çember atılarak, m2’de ortalama 3-5 ergin veya daha fazla olduğunda; larva için ise 10-50 dekar alanda 75, 50 dekardan büyük alanda 100 bitki kontrol edilerek, bitki başına ortalama 3 ve daha fazla larvalı çiçek tomurcuğu olduğunda veya tepe tomurcuklarında %10’un üzerinde bulaşma olduğunda ilaçlama yapılır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

BAKLAGİL TOHUM BÖCEKLERİ

Bezelye tohumböceği (Bruchus pisoru)

Bakla tohumböceği (Bruchus rufimanus)

Mercimek tohumböceği (Bruchus lentis)

Ortadoğu mercimek tohumböceği (Bruchus ervi)

Akdeniz mercimek tohumböceği (Bruchus signaticornis)

Fasulye tohumböceği (Acanthoscelides obtectus)

Börülce tohumböceği (Callosobruchus maculatu)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Baklagil tohum böcekleri yıl içinde “tek döl veren türler”(Bezelye tohum böceği, Bakla tohum böceği, Mercimek tohum böceği, Ortadoğu mercimek tohum böceği, Akdeniz mercimek tohum böceği) ve “çok döl veren türler” (Fasulye tohum böceği, Börülce tohum böceği) olarak iki gruba ayrılır.

• Ortalama vücut uzunlukları 3-5 mm civarında, vücutları yassı, oval, basık, silindirik yapıda olup, genel renkleri açık kahverengi, grimsi ve siyah renklidirler.

• Vücutlarının üzeri tüy ve kıllarla kaplıdır.

• Tek döl veren tohum böceklerinin erginleri konukçularının çiçeklenme devresinde görülür ve doğada çiftleşerek yumurtalarını tohumları belirginleşmiş yeşil kapsüllere bırakırlar.

• Tohumun olgunlaşmasıyla birlikte tohumu terk ederek, tarlada en yakın ağaç kabukları arasında, ambarda ise kuytu yerlerde veya çuval kıvrımlarında kışlar.

• Yılda bir döl verirler. Çok döl veren tohum böceklerinin erginleri yumurtalarını tarlada olgun kapsüllere, ambarda ise tohumlara bırakırlar.

• Bölgelere göre değişmekle beraber yılda ortalama 3-6 döl verirler.

Zarar Şekli:

• Baklagil tohum böceklerinin larvaları, konukçuları olan baklagil taneleri içinde beslenmeleri süresince, oyuklar meydana getirerek tanenin besin değerini düşürdükleri gibi dışkı ve vücut artıkları ile de kirletirler.

• Çok döl veren türlerin devamlı üremeleri sonucu, delinmiş ve içinin büyük kısmı yenilerek besin değerlerini tamamen yitirmiş olan taneler, hayvan yemi ve gübre olarak dahi kullanılmazlar.

• Baklagil tohumböcekleri, larvaları beslenmeleri sonucunda tanelerde kalite, çimlenme gücü ve ağırlık kayıplarına neden olurlar.

• Bu şekilde zarar görmüş, iç ve dış piyasada önemli yeri olan baklagillerin, pazar değeri de düşer.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Bezelye tohumböceği: Bezelye

• Bakla tohumböceği: Bakla ve fiğ

• Mercimek tohumböceği: Mercimek ve fiğ

• Börülce tohumböceği: Börülce, nohut, bezelye

• Fasulye tohumböceği: Fasulye, börülce, nohut, mürdümük

Börülce tohumböceği ergini ve zararı

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Ağır zarar görülen bölgelerde geç ekim yapılması önerilir. Hasat ve harmanın geciktirilmeden yapılarak ürünün, temizliği önceden yapılmış ambara çuvallar içinde alınmasına özen gösterilmelidir.

• Hasat sonrası tarlada kalan artıklar pullukla derine gömülmeli veya yakılmalıdır.Temiz tohumluk kullanılmalıdır.

• Tarladaki gerekli önlemleri alınmış ürün çuvallar içinde, temizliği yapılmış, ilaçlanmış, pencerelerine kafes telleri takılmış ambara yerleştirilir. Ayrıca ambara bulaşık ürün, çuval veya malzeme konulmamalıdır.

Kimyasal Mücadele:

• Tarlada ve ambarda olmak üzere iki ayrı mücadele dönemi bulunmaktadır.

Tarla ilaçlaması:

Yılda tek döl veren baklagil tohum böceklerine karşı mücadelede, bitkiler çiçeklenme başlangıcında iken ve 10 gün sonra 2 ilaçlama yapılır.

• Çok döl veren türlerden Fasulye tohum böceği ile bulaşık olduğu bilinen sahalarda fasulye çeşidi, gelişme durumu ve ekim zamanı göz önünde tutulmak kaydı ile alt kapsüller kuru oluma girer girmez önerilen ilaçlardan birisiyle 10-14 gün ara ile 2-3 ilaçlama yapılarak tarla dönemindeki zararlının bulaşması azaltılır. Alt kapsüllerin kurumasından hasat ve harmana kadar geçen süre iyice hesaplanmalı ve ilaçlama aralıklarının ona göre ayarlanmasına dikkat edilmelidir.

Boş ambar ilaçlaması: İlaçlama her zaman yapılabilir. Ancak ambar boş iken ve ürün konulmadan 15-20 gün önce yapılması gereklidir.

• Koruyucu ilaçlama: Bu ilaçlama çok döl veren türlerin zararını önlemek amacıyla ve ürün ambara konulurken uygulanır. Burada uygulanacak teknik, ilaçla ürünün homojen karışımını sağlayacak yeterlikte olmalıdır. Bunun için küçük miktarlardaki hububat için ilaçlama bidonları amaca uygun olarak kullanılır. Bidon içine ilaçlanacak hububat ve yeterli ilaç konulduktan sonra bidon 4 - 5 dakika süreyle çevrilir. Bundan sonra ürün alınarak ambara konulur. İlaçlanacak ürün miktarı fazla ise birer tonluk partiler halinde ilaçlanır. Bu miktar hububat, uygun bir örtü üzerine dökülür. Yeterli miktardaki ilaç, yığın üzerine homojen bir şekilde dağıtılır. Daha sonra yığın kürekle 5 - 6 kez aktarılarak karışım

sağlanır ve ürün ambara alınır.

 Ürün fümigasyonu: Hasattan önce bulaşma saptanmış baklagil tohumlarının hasattan hemen sonra çok döl veren tohum böceklerine karşı fümige edilmesi en uygundur. Şayet bu yapılmamış ise üründe zarar veya zararlı görüldüğünde hemen fümigasyon yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

MERCİMEKLERDE TEBEŞİRLEŞME ETMENLERİ

Dut Kımılı (Dolycoris baccarum)

Baklagil Pentatomidi

(Piezodorus lituratus)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Mercimeklerde tebeşirleşme zararı Dut kımılı ve Baklagil pentatomidi tarafından meydana getirilmektedir.

• Dut kımılı erginleri vücut yassıca ve geniştir. Vücudunun üst yüzeyinde hakim renk açık vişne rengi olup, kirli sarımsı veya esmerimsi renktedir. Ortalama vücut uzunluğu 1 cm civarındadır.

• Baklagil pentatomidi genel rengi açık veya koyu yeşil renklidir. Vücudun üzeri küçük, derince noktalarla kaplıdır.

• Her iki türde, kış dönemini dağların yüksek yerlerinde başta kirpi otu, kirpi geven, geven, zırotu gibi çok yıllık bitki örtüsü ve taşların altında, toprak çatlakları içinde ergin dönemde geçirir. İlkbaharda havaların ısınması ile birlikte kışlakları terk ederek ovalara iner, bir süre beslendikten sonra mercimeğin çiçeklenme döneminde yumurta bırakmaya başlar. Yumurtalar kümeler halinde yaprak, sap, çiçek ve meyve üzerine bırakılır.

Zarar Şekli:

• Nimf ve yeni nesil erginlerin mercimek tanelerinde yaptığı emgi sonucunda tanelerde krater ağzı gibi oluşumlar, büzülmeler gibi tane kabuğunda deformasyonlar meydana gelmektedir.

• Ayrıca emgi sonucu emgi yerinde tanenin kimyasal yapısı bozulmakta ve bu bozulma

sonucunda “tebeşirleşme” adı verilen beyaz unsu bir yapı oluşarak tanenin kalitesi düşmekte ve çimlenme yüzdesi azalmaktadır.

• Tanede meydana gelen bu zararlanma mercimeğin iç ve dış piyasada pazar değerinin düşmesine neden olmaktadır.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Çok sayıda bitkide zararlı olup, sebzelerden domates, biber, mercimek ve nohutta zarar yapar.

• Baklagil pentatomidi mercimeğin dışında yonca, üçgül gibi yem bitkilerinin yanı sıra baklagil familyasından yabancı otlarda beslenmektedir.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Kültür bitkisi alanlarında tarla ekime hazırlanmadan önce sonbaharda ilk yağmurlar yağıp yabancı

otlar çimlendikten yabancı otlara karşı mekanik mücadele uygulanmalıdır.

• Özellikle kışlak alanlarına yakın yerlerde erkenci çeşitlerin yetiştirilmesine özen gösterilmelidir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

SEBZELERDE DANABURNU (Gryllotalpa gryllotalpa)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Danaburnu erginleri 6-7 cm boyunda, açık veya koyu kahverengi ve oldukça iri böceklerdir. Baş ileri uzamıştır.

• Danaburnu yaşamının çoğunu toprak altında geçirir.

• Genellikle yaşama yeri olarak, galeri açmaya uygun olan kültüre alınmış; nemli, bol humuslu, killi kumlu toprakları seçerler.

• Geceleri ve çok bulutlu günlerde faaliyet gösterirler.

Zarar Şekli:

• Ergin ve nimfleri toprak içinde galeri açarak ilerlerken rastladıkları tohum, kök, yumru gibi her tür bitkisel materyali kemirerek zarar verirler.

• Özellikle yeni dikilmiş veya yeni çimlenmiş sebze fidelerinin köklerini keserek kurumalarına neden olur ve yumrulu sebzelerin de yumrularını kemirirler.

• Ülkemizin her tarafında yaygındır.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Çok sayıda bitkide zarar yapmaktadır. En çok sebzeler, çeltik, buğday, mısır, ayçiçeği, tütün, pamuk, süs bitkileri, meyve ve orman fidanlarında zarar yapar.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Toprağın zamanında ve iyi şekilde işlenmesiyle de zararlının toprak altında bulunan yaşam ortamları bozularak açığa çıkan yumurta, nimfve erginlerinin sıcak ve doğal düşmanlar tarafından imhası sağlanmış olmaktadır.

• Zararlının, gübreli ve sıcak toprakları sevmesinden hareketle, bahçelerin uygun yerlerine yaz sonuna doğru yanmamış çiftlik gübresi kümeleri bırakılarak ilkbaharda burada toplanan nimf ve erginlerin öldürülmesi popülasyonu azaltma bakımından oldukça yararlıdır.

Kimyasal Mücadele:

• Bulundukları yerde mutlaka zarar yapmaları nedeniyle yoğunluklarına bakılmaksızın mücadeleye geçilmelidir.

• Bir yerde bulunup bulunmadıkları; yenik bitki, açtıkları galeri, nemli toprakların 1 cm altındaki yüzeysel kazı izlerinin incelenmesi ile anlaşılabilir.

• Ülkemizin değişik bölgelerinde erken ilkbahardan ekim ayı sonuna kadar mücadele yapılabilir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

MERCİMEK HORTUMLU BÖCEĞİ (Sitona crinitus)

Tanımı ve Yaşayışı:

• Erginler 3-5 mm boyunda, kahverengi gri renklidir.

• Yumurta oval biçimde, önceleri kirli beyaz renkte olup daha sonra tamamen siyah renge dönüşür.

• Larva bacaksız olup, 4-5 mm boyunda, hafif kıvrık krem rengindedir.

• Kışı toprakta ergin dönemde geçirir. İlkbahar aylarında sıcaklığın yükselmesiyle birlikte topraktan çıkan erginler yumurtalarını yaprak, sap ve daha çok bitkinin kök boğazına yakın kısmına tek tek bırakırlar.

• Yumurtadan çıkan larva toprakta yaşar.

• Yılda 1 döl verir.

Zarar Şekli:

• Erginler bitkilerin ilk gelişme dönemlerinde, bitki 3-4 yapraklı dönemde iken zarar yaparlar. Zararlı çoğunlukla yaprakçıkların kenarlarını dıştan içe doğru yarım ay şeklinde yiyerek zarar yapar.

• Larvalar bitkinin kök ve nodozitelerinde beslenme yolu ile zararlı olur.

• Ülkemizin tüm bölgelerinde yaygındır.

Zararlı Olduğu Bitkiler:

• Genel olarak baklagil bitkilerinde zarar yapar. En çok zararlı olduğu bitkiler mercimek, bezelye, yonca, fiğ, fasulye ve korungadır.

Mücadele yöntemleri:

Kültürel önlemler:

• Mercimek bitkilerinin ilk dönemlerinde hızlı gelişmesini sağlamak amacıyla iyi bir toprak işlemesi yapılmalı ve tohumlar fazla derine ekilmemelidir.

• Ekim nöbeti uygulanmalı ve ara yıllarda uygun bir gübreleme yapılmalıdır.

Kimyasal mücadele:

• Kurak geçen dönemlerde ve zararlı yoğunluğunun fazla olduğu durumlarda bitkiler 5-10 cm boyunda iken 1 ilaçlama yapılabilir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.


Paylaş