YEMEKLİK BAKLAGİL HASTALIK VE ZARARLILARI

KÖK BOĞAZI YANIKLIĞI HASTALIĞI( Phytophthora capsici)

• Toprak kaynaklı bir etmendir. Toprakta yeterince su bulunması halinde, topraktaki mevcut suda aktif olarak yüzer ve bitkinin kök boğazına kadar ulaşır. Burada enfeksiyon oluşturur. Hastalığın genellikle yağışlı mevsimlerde ve sulama suyu veya yağmur sularının biriktirdiği iyi drene edilmemiş yerlerde daha çok görülmesinin nedeni budur.

• Hastalık bitkinin değişik dönemlerinde ve organlarında görülebilir.

• Fideliklerde bitkiler erken dönemde hastalandığında çökerten belirtileri meydana gelir.

• Hastalığın tipik belirtileri ve asıl zararı fidelerin tarlaya dikilip gelişmeye başladığı dönemde görülür.

• Bitkiler incelendiğinde kök boğazını kuşak gibi saran ve başlangıçta koyu yeşil, ileri dönemlerde ise kahverengimsi siyaha dönüşen bir renk değişiminin olduğu görülür.

• Enfeksiyonun zamanla kök bölgesine de ulaşması durumunda kök kabuğu kahverengi bir renk alarak çürür. Bu şekilde enfeksiyona uğramış bitkiler solmaya başlar.

• Normal sulama ve bakım işlemi yapılsa da bitkiler kendini toparlayamaz.

• Enfeksiyonun erken dönemde ve yoğun olarak görüldüğü bitkilerden ürün almak mümkün değildir.

• Daha ileri dönemlerde hastalanan bitkilerden oluşan meyvelerin Pazar değeri çok düşük olur.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

Biber başta olmak üzere domates, hıyar, kavun, karpuz, kabak, marul, soya fasulyesi, bezelye ve havuç gibi kültür bitkileri bu hastalığın konukçularıdır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Fide yetiştiriciliği yapılırken genel bir kontrol prensibi olarak tohumlar hastalıksız, sağlıklı bitkilerden sağlanmalıdır.

• Fidelikler hastalıksız, temiz yerlerde kurulmalıdır. Fideler aşırı sulanmamalı, sık sık havalandırılmalıdır.

• Dikim yapılacak tarlaların tesviyesi iyi olmalıdır.

• Ağır bünyeli topraklar ve su tutan tarlalara dikim yapılmamalıdır.

• Tarlada aşırı ve dengesiz sulama yapılmamalıdır.

• Dikim karık usulü yapılmalıdır. Fideler karık sırtına dikilmelidir. Mümkün olduğunca her karık ayrı ayrı sulanmalıdır.

• Bitkilere dengesiz gübreleme yapmamalı, özellikle aşırı azotlu gübre verilmemelidir.

• Hastalıklı bitkiler sökülüp imha edilmeli, hasat sonrasında da ayni işlem tekrarlanmalıdır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

FASULYE ADİ YAPRAK YANIKLIĞI ( Xanthomonas axonopodis pv. Phaseoli)

Hastalık Belirtileri:

• Hastalığın bulaşması bulaşık tohumlarla ya da toprakta kalan hastalıklı bitki artıklarıyla olur. Yağışlardan sonra havaların birden ısınması hastalığın şiddetini artırır.

• İlk belirtiler çenek yapraklarda görülür. Gerçek yapraklarda belirtiler başlangıçta küçük, ıslak, düzensiz lekeler şeklindedir. Zamanla bu lekeler büyür, birbiriyle birleşir, koyu kahverengi bir renk alır ve kurur. Bu lekelerin çevresinde bazen parlak sarı renkte dar bir bant oluşur. Kapsül lekeleri yağlı görünümlü, içe çöküktür. Zamanla kapsüldeki lekenin gelişmenin gerilemesi nedeniyle buruşmalar görülebilir. Nemli havalarda kapsül lekeleri üzerinde sarı renkli bakteriyel akıntı görülür ve sonradan bu lekeler kurur ve kızıl renk alırlar.

• Beyaz tohumlu fasulye çeşitlerinde tohum enfeksiyonu sonucunda tohumlar üzerinde sarı -kahverengi şekilsiz lekeler görülebilir.

• Gövdede koyu yeşil, zamanla kahverengiye dönen çizgi şeklinde lekeler görülür.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

Fasulye

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Hastalık tohumla taşındığından, hastalığın görüldüğü üretim alanlarından tohum alınmamalı, hastalıktan ari sertifikalı tohum ve fideler kullanılmalıdır.

• Hastalıklı bitki artıkları tarladan uzaklaştırılmalı ve imha edilmelidir.

• Bitkilerde yaralanmaya neden olacak uygulamalardan kaçınmalıdır.

• Yağmurlama sulama sistemi kullanılmamalıdır.

 Kimyasal Mücadele:

• Hastalık görülmeden önce veya az sayıda bitkide görüldüğünde koruyucu olarak yeşil aksam ilaçlaması yapılır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

FASULYE ANTRAKNOZU HASTALIĞI (Colletotrichum lindemuthianum)

Hastalık Belirtileri:

• İlk belirtiler yeni çıkan fidelerin çeneklerinde ve gövdelerinde koyu kırmızımtırak– kahverengi, çökük lekelerdir. Bu tip fideler çoğunlukla gelişmeden ölür.

• İkincil enfeksiyonlar sonucunda oluşan belirtiler ise yapraklarda, damarlarda yer yer uzunlukları değişen ölçülerde, önceleri kırmızımtırak kahverengi, sonraları siyaha dönüşen lekeler şeklindedir.

• Şiddetli durumlarda damarların birleştikleri yerlerde genellikle üçgenimsi kurumalar meydana gelir ve bu kısımlarda yırtılmalar olur.

• Dallarda hastalığın şiddetine göre değişen uzunlamasına çökük, tek tek veya birbirleri ile birleşmiş, kahverengi siyah lekeler görülür.

• Kapsüller üzerinde 1–5 mm çapında siyah, orta kısmı açık kahverengi, çökük, yuvarlak lekeler halinde belirti gösterir.

• Hastalığın gelişmesi için en uygun sıcaklık 17–23 0C’dir.

• Hastalık için en uygun koşullar 20–25 0C ve % 95 orantılı nemdir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Fasulye

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Hastalıkla mücadelede en etkili yöntem hastalıksız tohumluk kullanmak olduğu için tohumlar hastalık görülmeyen tarlalardan temin edilmelidir.

• Hastalıklı bitkiler tarladan uzaklaştırılmalı ve imha edilmelidir.

• Tarlada iyi bir drenaj sağlanmalıdır.

• Tarladaki yabancı otlar temizlenmelidir.

• Hastalığın toprağa bulaştığı saptanan yerlerde münavebe yapılmalıdır.

• Seralarda iyi bir havalandırma yaparak orantılı nem ve sıcaklık azaltılmalıdır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

FASULYE HALE YANIKLIĞI (Pseudomonas savastanoi pv. Phaseolicola)

Hastalık Belirtileri:

• Hastalığın bulaşması bulaşık tohumlarla ya da toprakta kalan hastalıklı bitki artıklarıyla olur. Bulaşık tohumlar ve topraktaki hastalıklı bitki artıkları üzerinde kışı geçirir. Serin ve yağışlı koşullarda hastalık şiddeti daha çok artmaktadır.

• Çenek yapraklarda küçük, köşeli, yeşilimsi-gri yağ lekeleri oluşur. Gerçek yapraklardaki lekelerin merkezi kahverengi, çevresi sarımsı yeşil haleyle çevrili lekeler oluşur.

• Kapsül üzerindeki lekeler yuvarlak koyu yeşil, ıslak görünümlü lekeler veya çizgiler şeklindedir. Kapsül enfeksiyonu sonucu kapsülde buruşmalar oluşabilir. Gövde ve kapsüllerdeki lekelerde bazen krem renkli bakteriyel bir akıntı görülebilir.

• Özellikle beyaz tohumlu çeşitlerde tohum kabuğu üzerinde sarı renk almış alanlar görülebilir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

Fasulye, bazı yemeklik baklagiller

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

Hastalık tohumla taşındığından, hastalığın görüldüğü üretim alanlarından tohum alınmamalı, hastalıkta ari sertifikalı tohum ve fideler kullanılmalıdır.

• Tohumluk üretimi hastalık için uygun olmayan sıcak ve kurak bölgelerde yapılmalıdır.

• Hastalıklı bitki artıkları seralardan uzaklaştırılmalı ve imha edilmelidir.

• İkincil enfeksiyonları artıran yağmurlama sulama sistemi kullanılmamalıdır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

FASULYE KÖK ÇÜRÜKLÜĞÜ HASTALIĞI (Fusarium spp.,Rhizoctonia solani, Macrophomina phaseoli , Colletotrichum lindemuthianum)

Kök ve kök boğazı lekeleri

Hastalık Belirtileri:

• Tohumun çimlenme döneminden bitkinin ileri dönemlerine kadar kendini gösterebilir.

• Bitki toprak yüzüne çıkmadan ölebilir, bu durumda tarlada boş alanlar görülür. Fide veya bitkinin ileri dönemlerinde meydana gelen hastalıkta, bitkide genel bir bodurluk, yapraklarda dökülme, sonunda da kurumalar ortaya çıkar.

• Hasta bitkinin kök sistemi ya hiç oluşmaz veya toprak yüzeyine yakın ikinci bir kök gelişmesi oluşur.

• Sapın içi boşalır ve rengi kiremit kırmızısı veya kahverengi bir renk alır.

• Üst üste ekim yapılan yerlerde ve tohumun etmenlerle bulaşık olduğu ayrıca taban suyu yüksek ve sık ekim yapılan yerlerde hastalığın salgın yapması söz konusudur.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Hastalığı tüm sebzelerde görmek mümkündür.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Tohumluk hastalık görülmeyen tarlalardan sağlanmalıdır.

• Hastalık görülen alanlarda en az 2 yıl baklagil dışındaki bitkiler yetiştirilmelidir.

• Dengesiz gübrelemeden, özellikle fazla azotlu gübre vermekten kaçınılmalıdır.

• Taban suyu yüksek olan yerlerde ekim yapılmamalı veya toprak drene edilmelidir.

• Sık ekim ve aşırı sulamadan kaçınılmalıdır.

• Sulama suyu hastalıkla bulaşık olan alanlardan geçirilmemelidir.

• Çapalama sırasında bitkinin yaralanmamasına dikkat edilmelidir.

• Hastalıklı bitkiler sökülerek yok edilmelidir.

Kimyasal Mücadele:

• Ekimden önce koruyucu olarak tohum ilaçlaması önerilebilir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

FASULYE PASI HASTALIĞI (Uromyces appendiculatus)

Hastalık Belirtileri:

• Yapraklardaki kahverengi küf ve bunun etrafında oluşan açık sarı renkli halka en tipik belirtisidir.

• Bitkinin vejetasyon dönemi sonuna doğru lekelerin renkleri siyahımsı– koyu kahverengi bir renk alır.

• Genellikle yapraklarda görülmekle birlikte, bitkinin diğer kısımlarında da zararlı olabilmektedir.

• Hastalığın gelişmesi için en uygun sıcaklık 20 0C’dir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Fasulye, börülce, lima fasulyesi ve bazı fasulye türlerinde görülür.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler:

• Hasat sonrası hastalıklı bitki artıkları yakılmalı veya derin çukurlara gömülmelidir.

• Hastalığın şiddetli görüldüğü yerlerde münavebe yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadele:

• Çevrede fasulye bitkilerinin yapraklarında pas belirtilerinin görülmesiyle ilaçlamaya başlanır.

• Birer hafta aralıklarla pasın şiddetine göre 3–5 uygulama yapılabilir.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

BEZELYEDE MİLDİYÖ HASTALIĞI (Peronospora viciae)

Hastalık Belirtileri:

• İlk belirtileri bitkilerin alt yapraklarında görülür. Daha sonra yukarılara doğru ilerler. Sistemik enfekte olan sürgünlerdeki yapraklar, sağlıklı yapraklara göre daha açık ve gümüşi renkte görüntü oluşturur ve yaprakların alt yüzeyinde pembemsi-grimsi görülür. Bitkilerde bodurlaşma ve ölüm meydana gelebilir.

• Lokal enfeksiyonlarda ise, belirtiler yaprağın üst yüzeyinde, küçük, sarımsı ve damarlarla sınırlanmış lekeler şeklinde ortaya çıkar. Bu lekelerin alt yüzeyinde ise gri spor kitlesi oluşur. İleri aşamalarda yapraktaki lekeler kahverengileşerek kurur. Şiddetli enfeksiyonlarda bitkiler solgun, sarımsı-yeşil renkte, bodur ve bükülmüş gibi bir görüntü verirler.

• Hastalık belirtileri bitkinin meyve kapsüllerinde de görülmektedir. Kapsüllerin yüzeyinde belirgin geniş sarımsı lekeler ve içinde beyaz pamuğumsu misel gelişimi meydana gelmektedir.

• Hastalık özellikle serin ve yağışlı yıllarda, nispi nemin artmasıyla önemli verim kayıplarına neden olur.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Bezelye, bakla ve bu bitkilerin yabani formlarıdır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler

• Hastalıkla bulaşık olmayan tohum kullanılmalıdır.

• Sık ekimden kaçınılmalı

• Yağmurlama ve aşırı sulamadan kaçınılmalıdır.

• Etmenin konukçusu olmayan bitkilerle münavebe uygulanmalıdır.

• Bulunması halinde dayanıklı çeşitler kullanılmalıdır.

• Etmene konukçuluk yapan yabancı otların mücadelesi yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadele:

Ekimden önce koruyucu olarak tohum ilaçlaması yapılmalıdır. Yeşil aksam ilaçlamasında ise, hastalığın her yıl görüldüğü üretim alanlarında, günlük ortalama sıcaklığın 15 °C ve nisbi nemin % 80’nin üzerine çıkması durumunda ilaçlamaya başlanmalıdır. Hastalığın her yıl görülmediği alanlarda ise ilaçlamaya, çevrede ilk hastalık belirtilerinin görülmesi ile başlanmalıdır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

BEZELYEDE ANTRAKNOZ HASTALIĞI (Mycosphaerella pinodes )

Hastalık Belirtileri:

• Hastalık belirtileri bezelyenin toprak üstü tüm organlarında oluşur.  Aynı zamanda çıkış öncesinde tohum çürüklüğü ve çıkış sonrasında ise fide kök boğazı çürüklüğüne de neden olabilmektedir.

• Hastalığın belirtileri, yapraklarda başlangıçta ıslak görünümlü lekeler halindedir. Daha sonra bu alanlar siyahımsı morumsu şekilsiz küçük lekelere dönüşür. Çevre koşulları hastalığın gelişmesi için uygun olduğunda bu lekeler genişleyerek birleşip yanıklık görüntüsü meydana getirir

ve bu yapraklar bitkide asılı kalırlar. Belirtiler daha çok bitkinin alt kısımlarında yaygın olarak görülür. Bitkinin sap kısmındaki belirtiler yapraklarda olduğu gibi ıslak görünümlü lekeler şeklinde başlar. Daha sonra kiremit kırmızımsı siyah renge döner. Belirtilerin ilerleyişi bitkinin boyuna doğrudur. Bu belirtiler hastalığın ileri aşamalarında genişlik olarak da artar ve sapı çepe çevre sarar. Bitkinin sapı bu noktadan kırılır.

• Etmenin kapsüllerdeki belirtisi ise yine benzer renkte çökük, yuvarlak veya oval lekeler şeklinde, genellikle 0.5-1 cm çapında bir görünüm alır. Daha sonra bu belirtiler hastalığın şiddetine bağlı olarak genişleyip kapsüllerin büyük bir kısmını kaplayabilir. Şiddetli enfeksiyonlarda bitkinin üst kısımlarında da (yaprak, dal ve kapsüller) hastalık belirtileri görülebilir. Hastalık, bezelye tarımı yapılan alanlarda, özellikle ilkbaharda yağışın bol ve nemli geçtiği yıllarda % 15-20 ürün kaybına neden olmaktadır. Bu ürün kayıpları bazen % 50’yi bulabilmektedir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Bezelye, fasulye, bakla ve bu bitkilerin yabani formlarıdır.

Mücadele Yöntemleri:

Kültürel Önlemler

• Hastalıkla bulaşık olmayan tohum kullanılmalıdır.

• Tohumluk üretimi için nemin düşük ve daha az yağış alan bölgeler seçilmelidir.

• Daha önceki yıllarda hastalıkla bulaşık olduğu belirlenen tarlalarda ekim yapılmamalı ve münavebe uygulanmalıdır.

• Bitkide, aşırı sulamadan ve nem ile yaprak ıslaklığına neden olan sulama şekillerinden kaçınılmalıdır.

• Hastalıklı bitki artıkları tarladan uzaklaştırılarak imha edilmelidir.

• Etmene konukçuluk yapan yabancı otların mücadelesi yapılmalıdır.

Kimyasal Mücadele

Yeşil aksam ilaçlamasında, hastalığın her yıl görüldüğü üretim alanlarında, günlük ortalama sıcaklığın 15-20 °C ve nisbi nemin % 80 ve üzerine çıktığı yağışlı dönemlerde koruyucu olarak ilaçlamaya başlanmalıdır. Hastalığın her yıl görülmediği alanlarda ise ilaçlamaya, çiçeklenme döneminde bitkinin yaşlı alt yaprakları üzerinde ilk belirtilerin görülmesiyle başlanır ve çevre koşulları ile hastalığın durumuna bağlı olarak ilaçlama tekrarlanılır.

Kimyasal Mücadelede Kullanılacak İlaçlar ve Dozları: İl/ilçe Müdürlükleri ve reçete yazma yetkisi bulunan kişilerce belirlenmelidir.

 

FASULYE ADİ MOZAİK VİRÜSÜ Bean common mosaic necrosis potyvirus (BCMNV)

Hastalık Belirtileri:

• Hastalık belirtileri virüslerin ırkına, fasulye çeşidine, ortam koşullarına (özellikle sıcaklık derecesine) ve bitkinin enfekte olduğu döneme göre değişmektedir.

• Yapraklarda parlak yeşil-sarı ve koyu yeşil mozaik lekeleridir.

• Damarlar koyu yeşil renkte iken damar arası bölgeler parlak yeşilimsi sarı hale gelir.

• Yapraktaki renk değişimi genellikle buruşukluk, kabarıklık, şekil bozukluğu ve yaprakların aşağıya doğru kıvrılma belirtileri ile beraber görülür

• Sistemik nekroz bitkinin herhangi bir döneminde, genç yaprakçıklarda hafif solgunluk ile başlamakta, iletim demetlerinin kahverengileşmesi ve kararması bunu izlemekte ve sonuçta bitki ölmektedir.

• Bitkinin gövdesi ve baklası enine kesildiğinde iletim demetlerinin kahverengileşerek karardığı görülme

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler: Fasulye, acı bakla ve bazı yabani fasulye türleridir.

Mücadele Yöntemleri:

• Hastalıkla en etkili mücadele yöntemi dayanıklı çeşit kullanılmasıdır.

• Virüsten ari temiz tohum kullanılmalıdır.

• Tarlada şüpheli görülen bitkiler, çevresindeki bitkilerle birlikte sökülüp yok edilmelidir.

• Vektör mücadelesi Teknik Talimata uygun olarak yapılmalıdır.

 

FASULYE SARI MOZAİK VİRÜSÜ Bean yellow mosaic potyvirus (BYMV)

Hastalık Belirtileri:

• Hastalık belirtileri virüsün ırkına, fasulye çeşidine, ortam koşullarına ve bitkinin enfekte olduğu döneme göre değişmektedir.

• Bitkilerin yapraklarında parlak sarı mozaik renkte lekeler ve beneklenme şeklindeki belirtiler tipiktir.

• Yaşlı yapraklarda karakteristik belirtiler daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır.

• Ayrıca yapraklar sertleşir, aşağı doğru kıvrılarak fincan görünümünü alabilir ve kırışıklık ortaya çıkabilir

• Erken enfeksiyonlarda bitki iyi gelişemez, boyu kısa kalır ve sağlıklı bitkilere göre daha geç dönemde çiçeklenir ve meyve tutar.

• Sarılıcı ve yarı sarılıcı tipteki fasulyelerde şiddetli enfeksiyonlarda sürgün uçlarındaki nekrozlardan geriye doğru ölüm meydana gelebilir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

• Virüsün fasulye dışında, bezelye, soya, bakla, acı bakla gibi baklagiller, yonca, ak üçgül, kırmızı üçgül, fiğ gibi yem bitkileri ve menekşe, glayöl gibi bazı süs bitkileridir.

Mücadele Yöntemleri:

• Hastalıkla mücadelede en etkili yöntem dayanıklı çeşit kullanımıdır. Sarılıcı ve yarı sarılıcı fasulyeler virüse daha hassastır. Bu nedenle, virüsün sorun olduğu yerlerde çalı tipi fasulye tercih edilmelidir.

• Mürdümük (Lathyrus spp.), taş yoncası (Melilotus spp.), üçgül (Trifolium spp.) ve glayöl virüsün kış konukçularıdır. Bu nedenle fasulye üretimi, bu konukçuların bulunduğu alanlardan uzakta yapılmalıdır.

• Tarla çevresinde bulunan yabancı otlarla mücadele yapılmalıdır.

• Tarla çevresinde mısır gibi uzun boylu bitkiler yetiştirilerek rüzgâr geçişi ve bitkilerin birbirine teması önlenmelidir.

• Tarlada hastalık şüphesi görülen bitkiler, hemen çevresinde bulunan bitkilerle birlikte sökülüp tarladan uzaklaştırılmalıdır.

• Vektör mücadelesi, “Sebzelerde Yaprakbitleri Zirai Mücadele Teknik Talimatı” na uygun olarak yapılmalıdır .

 

SEBZELERDE TÜTÜN MOZAİK VİRÜSÜ (Tobacco mosaic tobamovirus (TMV))

Hastalık Belirtileri:

• Tütün mozaik virüsü kök, gövde ve yapraklarında belirti vermektedir.

• Ayrıca tohumun dış yüzeyinde, tohum kabuğunda da bulunabilmektedir.

• TMV hastalıklı bitki artıklarında, sigara ve tütünde, yabancı otlarda, bulaşık topraklarda, uzun süre hastalık yapma yeteneğini sürdürebilmektedir.

• Yapraklar üzerindeki açık yeşil, sarı ve koyu yeşil mozaik şeklinde renk değişikliği yapmaktadır.

• Yaprak üzerindeki koyu yeşil bölgeler açık yeşil bölgelere göre daha hızlı gelişmekte ve bu bölgeler daha kalın ve kabarık bir görünüm almaktadır. Bunun sonucunda ise yapraklarda kıvrılma ve deformasyonlar medyana gelmektedir.

• Bazen bulaşmalarda yaprak üzerinde nekrotik lekeler oluşmaktadır.

• Bu lekeler ileriki dönemlerde yaprağın kurumasına neden olmaktadır.

• Erken dönemde enfekte olan bitkilerde gelişme geriliği ve bodurlaşma gözlenmektedir.

• Tepe yapraklarda küçülme ve deformasyon oluşmaktadır.

• Hastalık %8 -%50 oranında ürün kaybına sebep olmaktadır.

• TMV ülkemizde tüm sebze alanlarında yaygın olarak rastlanan bir hastalık etmenidir.

Hastalığın Görüldüğü Bitkiler:

Tütün, domates, biber, patlıcan, fasulye, soya, sarımsak, börülce, kereviz, patates, bazı süs bitkileri ve yabancı otlardır.

Mücadele Yöntemleri

Hastalığın Kimyasal Mücadelesi yoktur.

Kültürel Önlemler

• Başlangıç enfeksiyonlarını önlemek açısından hastalıktan ari temiz tohum veya dayanıklı çeşitler kullanılmalıdır.

• Bu virüsün konukçusu olan bitkiler yan yana yetiştirilmemelidir.

• Fidelikte şüpheli görülen bitkiler, hemen çevresinde bulunan bitkilerle birlikte sökülüp yakılmalıdır.

• Tarlaya şaşırtılacak fideler dikkatle incelenip hasta olanlar dikimden önce sökülüp yakılmalıdır.

• Bütün kültürel işlemlerden önce eller sabun ve suyla yıkanıp, kağıt havlu ile kurulanmalıdır ve çalışma süresince sigara ve tütün içilmemelidir.

• Bakım işlemleri sırasında kullanılan aletler sık sık %5’lik sodyum hipoklorit çözeltisine batırılarak dezenfekte edilmelidir. Bitkileri bağlamak için tekrar kullanılacak herek, ip, tel vb. malzemeler bol sabun veya deterjan ile yıkan-malıdır.

• Azotlu gübreler hastalığa karşı duyarlılığı arttırdığından, dengeli ve ihtiyaca uygun gübreleme yapılmalıdır.

• Hasat sonunda üretim alanı tüm bitki artıklarından temizlenmeli ve bu artıklar yakılmalıdır.

• Virüsün konukçusu olmayan türlerle en az 2 yıllık ekim nöbeti uygulanmalıdır.


Paylaş